🔫 Recep Tayyip Erdoğan Zalim Geceler
recep tayyip erdoğan, istanbul Erdoğan: Türkiye kartallar gibi yalnız uçmak zorunda olsa da leş kargalarının güdümüne girmeyecek 18:38 29.05.2022 (güncellendi: 23:04 29.05.2022 )
Odatv'nin haberine göre, programda imam Mustafa Demirkan, Erdoğan'ın da dinlediği anlarda Mustafa Kemal Atatürk için “zalim ve kafir” ifadelerini kullandı. Demirkan, “Bu ve bu gibi mabedler mabet olarak devam edilmesi için inşa edilmiş, hediye edilmiş. Öyle bir zaman geldi ki, bir asır gibi bir zaman içinde bu mabed-i
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “her fırsatta tek millet, tek bayrak dediklerini ve vatanı kimsenin bölemeyeceğini” vurguladı: “Bu ülkeyi bölmeye hiçbirinin gücü yetmeyecek. Bizi bölemeyecekler, onun için işte bizim işaretimiz bu, tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet, olay bu. “Demokrasiye eyvallah, hak ve
BaskıYılı: 2013. Dili: Türkçe. Yayınevi: Tanyeri Kitap. Kitap Adı Tayyip Erdoğan'ı Okuma Sanatı. Yazar Fatma Sibel Yüksek. Yayınevi Tanyeri Kitap. İlk Baskı Yılı 2013. Dil Türkçe. Barkod 9786054740123.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçmişte siyasi yasaklı yolduğunu hatırlatan Tanrıkulu, “CHP, onun için anayasayı değiştirdi, siyasi yasağını kaldırdı ve Siirt’ten milletvekili seçildi. O zaman mağdurdu şimdi zalim oldu. Şimdi kendisi aldığı güçle kendi muhaliflerini siyasi yasaklı hale getiriyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Erdoğan: Zalim Esed'in hükümdarlığına son vermek için Suriye'ye girdik. 29 Kasım 2016. Kaynak, Getty Images. Fotoğraf altı yazısı,
Buralarda teröristlerin kökünü kazıyana kadar devam edeceğiz. Türkiye yeni kalkınma hamlesi başlatırken kurnazlığına sergileme kolaycılığına kaçmayın. Egemenlik haklarına yönelik tacizlere karşı tarihi haysiyet mücadelesi yürütürken mandacı zihniyeti hortlatacak atraksiyonlara yönelmeyin. Bu konuların Tayyip
CumhurbaşkanıRecep Tayyip Erdoğan, trafik kazasında hayatını kaybeden İstanbul Tillolular Derneği Başkanı Mehmet Nimet Kaya'nın cenaze törenine Haber Havuzu 28 Temmuz 2022 - 14:56
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Sarayı'nda düzenlenen, " Afrika'da Sağlık" başlıklı Uluslararası Kongre Gala Yemeği'nde yaptığı konuşmada, İslami Tıp Dernekleri Federasyonu ile Hayat Vakfı'nın, Sağlık Bakanlığı ve İstanbul Medeniyet Üniversitesi'nin katkılarıyla düzenlediği Afrika'da Sağlık Kongresi'nin başarılı geçmesini temenni etti.
0R0wY4n. AAOluşturulma Tarihi Mayıs 20, 2020 1440Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "23. Dönem Adli Yargı Hakim ve Cumhuriyet Savcıları Kura Töreni"ne video konferansla katıldı. "Hakim-Savcı anayasa kanunlar ve mevzuata göre görevini icra eder. Ama asıl murakıpları kendi vicdanlarıdır." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizlerden vicdanınızı ve imzanızı asla hiçbir gücün emrine vermemenizi istiyorum." ifadelerini kullandı. Erdoğan, "İnşallah Meclis'in yeni yasama döneminde yeni reform yargı paketleriyle milletimizin huzurunda olacağız." Recep Tayyip Erdoğan, "23. Dönem Adli Yargı Hakim ve Cumhuriyet Savcıları Kura Töreni"ne video konferansla yerleri belli olacak 1379 hakim ve cumhuriyet savcısına meslek hayatlarında başarılar dileyen Erdoğan, "Görev yapacağınız mahkeme salonları ve adliye binalarında yazan 'Adalet mülkün temelidir.' sözü daima sizlerin rehberi olmalıdır. İnsanlığın varoluş mücadelesinin en temel unsurunun adalet olduğuna, dünyanın adalet üzere ayakta kaldığına inanmayan hiç kimsenin bu mesleği hakkıyla yapması mümkün değildir." diye ve savcının anayasa, kanunlar ve diğer mevzuata göre görevini icra ettiğini belirten Erdoğan, "Unutmayınız, hakim ve savcının asıl murakıbı kendi vicdanıdır. Kendi iç dünyasında hakka, hakikate, ahlaka ve bütün bunlarla kuşatılmış adalet anlayışına sahip olmayan için kağıt üzerindeki yazıların anlamı yoktur. Vasat bir kanunla iyi hakim ve savcılar adaleti tesis edebilir ama vicdanı olmayan hakim ve savcıların elinde en mükemmel kanunlar bile birer zulüm aracına dönüşebilir." değerlendirmesinde adaletle zulüm arasındaki ince çizgiye dair kadim inançların temel kaynaklarının yanında pek çok filozofun, pek çok devlet adamının ikazları, görüşleri bulunduğuna işaret ederek, göreve başlayacak hakim ve savcılara şöyle seslendi"İnsanların adalete güvenmediği bir toplumda ne huzur ve emniyet iklimi korunabilir ne de devlet düzeni sağlanabilir. Türkiye, geçmişte çeşitli dönemlerde maalesef bu sıkıntıları yaşamıştır. Kimi zaman darbe ve vesayet güçlerinin, kimi zaman FETÖ gibi terör örgütlerinin etkisi altına giren adalet sistemimiz, milletimizin gözünde epeyce örselenmiştir. Milletimizin hafızasında ve kalbinde rahmetli Menderes'in ve arkadaşlarının idamı da 12 Eylül yargılanmaları da FETÖ ihanet çetesinin kumpasları da acı izler bırakmıştır. Bunun için sizlerden vicdanınızı ve imzanızı Allah korkusu ve uygulamakla yükümlü olduğunuz kanunlar dışında asla hiçbir kimsenin, hiçbir gücün emrine vermememizi istiyorum. Böyle ilkeli davrandığınızda hayatın sizin için daha zor olacağınızdan şüpheniz olmasın ama gece başınızı yastığa koyduğunuzda içinizde hissedeceğiniz huzurun ve mutluluğun bedeli bu sıkıntıların hiçbiriyle mukayese bırakacağınız en büyük miras, tüm ömrünü adalete adamış, onurlu, saygın, tertemiz bir isim olacaktır. İçinizde çok para kazanmak isteyen varsa yanlış mesleği seçtiğini bilmelidir. Gidip iş adamı, girişimci, profesyonel üst düzey yönetici olmalıydı. İçinizde şan, şöhret peşinde olan varsa, o da yanlış mesleği seçtiğini bilmelidir. Gidip sanatçı, sporcu, siyasetçi, herhangi bir alanın fenomeni olmalıydı. Hakim ve cumhuriyet savcısı olarak size düşen görev, şahsınıza emanet edilen adalet kulesini, sessiz sedasız bir şekilde, tıpkı merhum şehit Mehmet Selim Kiraz savcımız gibi gerektiğinde hayatınız pahasına korumanızdır. Görevinizi hakkıyla yerine getirdiğinizde sadece iyi bir hakim, iyi bir savcı olarak anılacaksınız. Buna karşılık Hazreti Mevlana'nın tarifiyle, üzerinize düşenleri yapmadığınızda zalim sıfatıyla yaftalanacaksınız. Her birinizin bu mesleği seçerken üstleneceğiniz ağır yükün bilincinde olduğunu biliyorum.""YENİ REFORM PAKETLERİYLE MİLLETİMİZİN HUZURUNDA OLACAĞIZ"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yaptığı hatırlatmaların sebebinin fiilen mesleğe başlama aşamasında olan hakim ve savcılara itimadını, beklentisini ifade etmek olduğunu kıyısında gezen kuzuların sorumluluğunu üzerinde hisseden yöneticilere, bunun hakkıyla yapılıp yapılmadığını gözetecek adalet sistemine sahip olunduğu sürece geleceğe hep güvenle bakılabileceğini dile getiren Erdoğan, "Her ne kadar yüz yüze olamasak da tüm hakim ve cumhuriyet savcısı arkadaşlarımın yüreğinin de aynı hislerle kaplı olduğuna inanıyorum. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı olarak anayasaya, kanunlara ve en önemlisi vicdanınıza göre attığınız her adımda, verdiğiniz her kararda yanınızda olacağımdan şüpheniz bulunmasın. Rabbim sizleri de bizleri de utandırmasın." diye hakim ve savcılara güvenmenin yanında kamuoyuna açıklanan Yargı Reformu Stratejisi çerçevesinde ülkedeki mevzuat ve uygulama standartlarını yükseltmenin de gayreti içerisinde olunduğunu iki reform paketinin Meclis'te kabul edilerek yürürlüğe girdiğini anımsatan Erdoğan, "İnşallah Meclis'in yeni yasama döneminde, yeni reform paketleriyle milletimizin huzurunda olacağız." ülkenin ve milletimin bekası için mücadele ederken şehit düşen güvenlik görevlilerine, adalet teşkilatı mensuplarına ve tüm kamu personeline Allah'tan rahmet dileyerek, gece gündüz vazife başında olan adalet teşkilatı mensuplarına gayretleri ve fedakarlıkları için teşekkür ve savcı adaylarına kurayla belli olacak görev yerlerinde başarı temennisinde bulunan Erdoğan, Ramazan Bayramı'nı da tebrik ederek, İslam aleminin birlik ve beraberliğine vesile olmasını diledi."DÖNEM BİRİNCİSİNİN ÖDÜLÜ OLMASI LAZIM" Erdoğan, konuşmasının ardından hakim ve savcı adaylarının kurasını kadın ve iki genç adayın katılımıyla birlikte butona basılmasını isteyen Erdoğan, dönem birincisiyle tanışmak tebrik eden Erdoğan, dönem birincisinin kuraya katılmadan istediği yere gidip gitmeyeceğini Bakanı Abdülhamit Gül'ün, onun da kuraya tabi olduğunu söylemesi üzerine Erdoğan, "Olmaz, yanlış bu. Onun bir ödülü olması lazım. Eğer benim bir takdir yetkim varsa, ben derim ki dönem birincisinin bir ödülü olması lazım." Gül'ün de bu konu üzerinde çalışılacağını söylemesi üzerine Erdoğan, "Bu saatten sonra olmaz. Hemen bu işin hallolması lazım." ifadelerini sırasında Sümeyye Erdoğan isimli bir adayın ataması sırasında Erdoğan, "Bizim akraba. Sümeyye Hanım nereli onu öğrenelim." sırasında bazı adayların da nereli olduğunu soran Erdoğan, yeni hakim ve savcılara görev yapacakları yerlerde başarılar diledi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi'nde Hakim ve Cumhuriyet Savcıları Kura Töreni'nde konuştu. Erdoğan'ın açıklamaları Sözlerimin hemen başında bu sabah kaybettiğimiz Hasan Celal Güzel ağabeyimize Allah'tan rahmet, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyorum. Devlet, siyaset hayatımıza her zaman hizmetlerini saygıyla hatırlayacağımız Hasan ağabeyimiz çalışmalarını heyecanla sürdürüyordu. FETÖ'nün en çok hedef aldığı kurumların başında adalet teşkilatımız geliyordu. Zira onun için her şey orada başlıyor, orada bitiyordu. İçindeki FETÖ'cüleri en hızlı ve kararlı şekilde temizleyen kurum yine adalet teşkilatımız oldu. Bu temizliğin yol açtığı boşluğun doldurulması konusunda atılan adımları en başından beri takdirle takip ettim, ediyorum. Fakat ben bittiğine henüz inanmıyorum. Daha çok çalışacağız. Kim bilir, nerelerde daha neler çıkacak. Adeta metastaz yapmış, bunların temizlenmesi gerekiyor. Hakim ve savcı olarak atanacak kişilerin önce ciddi deneyim sahibi olmasına özel önem verilir. Avukatlıktan hakim savcılığa geçiş uygulamasını yaygınlaştırarak sürdürmemiz gerektiğine inandık ve bu adımı attık. Bu konuda zaten kat etmemiz gereken daha çok mesafe var. Çalışmaları ideal hakim ve savcı sayısına ulaşana kadar devam etmeliyiz. Adalet devletin de toplumun da, beşeri münasebetlerin de taşıyıcı sütunudur. Kanunların hazırlanmasından, mahkemelerdeki uygulamalara kadar her aşamada çok ciddi titizlik göstermek gerekiyor. Devletler ve milletler adalet üzerinde yükselir veya adeletsizlik batağında boğulur giderler. Adalet daima bizim önceliğimiz olmuştur. Ülkemizde adalet hizmetlerinin hukuka uygun şekilde yürütülebilmesi konusundaki hassasiyetimiz bugüne mahsus değildir. 2002'de milletimize Türkiye'yi eğitim, sağlık, adalet, emniyet üzerinde yükselteceğimizin sözünü vermiştik. Önce vesayet güçlerinin, ardından FETÖ'nün tüm tuzaklarına rağmen her iki alanda da önemli mesafe katettik. ALTYAPI GÜÇLENDİRMESİ Adalet teşkilatımızın altyapısını güçlendirme konusundaki en önemli çalışmalardan biri de inşa ettiğimiz 235 adalet sarayıdır. Fiziki şartlardaki gelişmeyi şu örnek çok iyi ifade edecektir. 2002'de 600 bin metrekare bile değilken şimdi bu rakam 3 milyon 800 bin metrekarenin üzerine çıktı. Projeler bittiğinde 6 milyon metrekareye kadar ulaşmış olacak adliyelerimizin büyüklüğü. İnsan hakları reformları sayesinde hem vatandaşlarımıza karşı gönlümüz ferahtır hem de uluslararası alanda hiçbir ciddi sıkıntıyla karşılaşmıyoruz. Ceza infaz kurumlarımızı da yeniledik, modernize ettik. Vatandaşlarımızın adalet hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması da bir başka önemli hizmet olmuştur. Ülkemizde adalet hizmetlerinin lafzı ve ruhu ile hakettiği yere gelmesi için her türlü çabayı gösteriyoruz. Türkiye, Fırat'ın kıyısında kaybolan kuzunun sorumluluğunu üzerine taşıyan yöneticilere, bunun hesabını soracak hakim ve savcılara sahip olduğu müddetçe millet olarak kimse sırtımızı yere getiremez. Cumhurbaşkanı olarak adalete uygun davrandığınız, milletimize hizmet yolunda çalıştığınız sürece daima yanınızda olduğumu bilmenizi isterim. Çevremizdeki komşularımızın başı dara düştüğünde birilerinin yaptığı gibi sınırlarımızı kapatıp kendi keyfimize bakmadık. Suriye'den milyon, 500 bin Irak'tan, bunların hepsi bizim misafirimiz oldu. Bu riskin altına girmekte bir an bile tereddüt etmedik. Hiç kimseyi zalim rejimin veya terör örgütlerinin eline bırakmadık. Eğitim, sağlık başta olmak üzere tüm ihtiyaçlarını karşıladık. Ülkemizdeki sığınmacılara sağladığımız bu imkanlar her türlü takdirin üzerindedir. Bize verilen sözler ise maalesef tutulmamıştır. Serbest dolaşım söylendi, yapılmadı. 3 milyar avro + 3 milyar avro destek söylendi, kasamıza giren 850 milyon avrodur. Bu da Kızılayımıza, AFAD'ımıza gelen dolaylı destektir. Adeta yokuşa sürüyor. Vereceksen ver. Bizi oyalama. Bu milletin bir şahsiyeti var, izzeti var, onuru var. Bunlar böyle alışmışlar ve kapılarında süründüreceklerini sanıyorlar. Biz asaletimizden asla taviz vermeden çalışmalarımızı yaptık. İkinci dilimi konuşuyorlar ama biz daha birincisini tamamen alabilmiş değiliz ki. Pazartesi günü Varna'da bir araya geleceğiz. Bütün çekilen resimleri ortalarına, video çekimleri önlerine koyacağım, buyur diyeceğim. Verecekseniz verin, vermeyecekseniz dürüst olun, "veremeyeceğiz" deyin. İlla proje diye ısrar edilmesini biz iyi niyetle bağdaştıramıyoruz. Paranın üzerine yatacaklarsa kendileri bilir. Varna'da bunları tekrar önlerine koyacağız. Afrin'de olayı gördünüz, Fırat Kalkanı Harekatı'nda gördünüz, buralarda bize verdikleri sözü tutmadılar. Obama ile defaatle konuştum, Fırat Kalkanı Harekatı'nda. Ne yazık ki bizim kendilerinden talep ettiğimiz silahları vermedikleri gibi oyaladılar. Biz kendimiz harekatı yaptık. 2 bin kilometre karelik alan kontrolümüzde. 140 bin bölge insanı oraya döndü. Güvenliği de biz sağlıyoruz. Hastaneleri, camiler, okulları ile gerekli desteği veriyoruz. Afrin'de de baktık ki bunlar dinlemiyor. Artık biz sürekli Hatay'a, Kilis'e yapılan roket atışları neticesinde biz buraya da gireceğiz dedik ve Afrin'e de girdik. Hep diyordum ya "bir gece ansızın gelebiliriz" diye. Geldik ve işi bu noktaya getirdik. O tünellerdeki silah ve mühimmat depolarını gördünüz, koalisyon güçlerinin silahlarına varıncaya kadar orada duruyor. Bunu kime karşı kullanacaklardı, NATO'da beraber olduğunuz Türkiye'ye karşı. Kendi göbeğimizi kestik. "VİRGÜLÜ KOYDUK, İNŞALLAH ŞİMDİ NOKTAYI KOYACAĞIZ" 3622 terörist etksiz hale getirilmiş vaziyette. Dün sabah 0830'da son operasyon yapıldı ve Afrin'e selalar okunmaya başladı, şu anda da iş bitti mi derseniz bitmedi, bütün ÖSO, bizim askerimizle birlikte oradaki bomba vs. terörist olabilir, bunların araması devam ediyor. Emin bir belde oluncaya, olduğuna inandığımız ana kadar... Oranın halkı oraya huzur içinde girmiş olacaklar. Şu anda girmeye başladılar. Virgülü koyduk, inşallah şimdi noktayı koyacağız. Bununla kalmayacak, uzantısı var. Zira bizim derdimiz teröristlere karşı temizlik harekatını gerçekleştirmek. "HALLEDEMİYORSANIZ BİR GECE ANSIZIN SİNCAR'A GİRERİZ" Terörle mücadelemizde konsept değişikliğine gitmiş olduk. Sınırlarımız içinde de teröristleri boş bırakamazdık. Onları da tamamen imha etmeyi sürdürüyoruz. Suriye'deki operasyonun başarısı terör koridorunun önünü kesmeye yönelikti. Ulusal ve uluslararası hukuk gözetilerek bu adımlar atıldı. Dün Afrin şehir merkezini kontrol altına alarak harekatın en önemli aşaması geride kaldı. Ardından Münbiç, Resulayn, Kamışlı şeklinde koridoru ortadan kaldırana kadar süreç devam edecek. Kuzey Irak'taki terör kamplarını da kontrolümüz altına alarak, zira merkezi yönetime söyledik, Sincar, halledecekseniz siz halledin, halledemiyorsanız bir gece ansızın Sincar'a gireriz, oradaki PKK'lıları da temizleriz. Eğer dostsak, kardeşsek bize gerekli kolaylığı sağlayacaksanız. "İŞ ÇOK UZARSA YENİ BİR ZEYTİN DALI DA ORADA OLUR" Bu iş çok daha uzarsa yeni bir Zeytin Dalı da orada olur. Afrin'deki operasyonumuz şu günlerde hedefine ulaşmıştır fakat önemli olan, şimdi ben bir Musul'un son fotoğraflarını izliyorum, Rakka'nın video kayıtlarını izliyorum, Irak'ın güney bölgelerine kadar video kayıtlarını izliyorum, bir de Afrin'de kayıtları izliyorum. Neredeyse binalarda hiç tahribat yok gibi. Ama oralarda ne kadar yatırım yapılacak da oralar ayağa kalkacak. Biz yıkmaya, yakmaya değil, ihya etmeye geliyoruz. Farkımız bu.
Kuzey Kıbrıs’ta gençlerle buluşan Erdoğan, “Kıbrıs denilince sizin aklınıza ilk ne geliyor? Fetihler mi, hellim mi?” sorusuna, “Hellim peyniri gelmiyor dersek ayıp olur. Bir de bizim aklımıza 74 geliyor. Çünkü 1974 o savaşta bizim artık çocukluğumuzun en hareketli çağlarıydı” cevabını verdi. Erdoğan ayrıca, gün boyunca Bir gece ansızın gelebilirim’ şarkısını çaldıklarını söyledi. Abone Ol Kurban Bayramı'nın birinci gününü de kapsayan iki günlük ziyaret kapsamında Kuzey Kıbrıs’a gelen AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs Barış Harekatı’nın 47. yıl dönümü etkinliklerine katıldı. Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve eşi Sibel Tarar, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve heyette bulunan bakanların da yer aldığı “KKTC’li Gençler Buluşması”nda gençlerle Büyükhan’da bir araya geldi. İHA’nın aktardığına göre burada bir gencin “Kıbrıs denilince sizin aklınıza ilk ne geliyor? Fetihler mi, hellim mi? ” sorusuna cevap veren Erdoğan, “Hellim peyniri gelmiyor dersek ayıp olur. Kıbrıs’ın ekonomide en güçlü kalemlerinden birisi hellim peyniri. Bir de bizim aklımıza 74 geliyor. Çünkü 1974 o savaşta bizim artık çocukluğumuzun en hareketli çağlarıydı” ifadelerini kullandı. MİLLİYETÇİ VE HAMASİ MESAJLAR VERDİ “Buradaki zafere giden o yolda, o zamanlar Dr. Fazıl Küçük, Rauf Denktaş, Başbakan merhum Ecevit, Başbakan Yardımcısı merhum Erbakan, bunlarla birlikte milletimizin verdiği mücadele unutulur gibi değildi” diyen Erdoğan, “Verilen bu mücadele neticesinde de hamdolsun Kıbrıs bu zalim Yunanlıların elinden kurtarılmış oldu. Bu mücadele ile birlikte adeta dünyada bize karşı bir haçlı zihniyetini yeniden ortaya koymak isteyenlere Türkler olarak büyük bir ders vermiş olduk. O günden aklımda kalan en önemli başlık nedir derseniz, onu da söyleyeyim, Beşparmak Dağları. Şimdi de inşallah yapacağımız külliyeyi de Beşparmak Dağlarına sırtımızı dayayarak yapmayı planladık” ifadelerini kullandı. “BİR GECE ANSIZIN GELEBİLİRİM” Bir gencin, “Milli Mücadele döneminde Rumlar radyolarında bizlere Bekledim de gelmedin’ şarkısını çalarak hem Kıbrıs Türk halkının moralini bozmak hem de ana vatan Türkiye’nin yardıma gelmeyeceğini ima ediyordu. Bizler de kendi radyolarımızdan Bir gece ansızın gelebilirim' çalarak Rumlara Türkiye’nin bir gece ansızın ensesinde olacağı korkusunu yaşattık” şeklinde konuşması üzerine ise Erdoğan, “Bugün devamlı onu çaldık” diye cevap verdi. Neden BirGün? Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok. Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz. Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için Bugün BirGün’e Abone Ol. BirGün; seninle güçlü, seninle özgür! BirGün’e Destek Ol Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi'nde Hakim ve Cumhuriyet Savcıları Kura Töreni'nde konuştu. Erdoğan'ın açıklamaları Sözlerimin hemen başında bu sabah kaybettiğimiz Hasan Celal Güzel ağabeyimize Allah'tan rahmet, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyorum. Devlet, siyaset hayatımıza her zaman hizmetlerini saygıyla hatırlayacağımız Hasan ağabeyimiz çalışmalarını heyecanla sürdürüyordu. FETÖ'nün en çok hedef aldığı kurumların başında adalet teşkilatımız geliyordu. Zira onun için her şey orada başlıyor, orada bitiyordu. İçindeki FETÖ'cüleri en hızlı ve kararlı şekilde temizleyen kurum yine adalet teşkilatımız oldu. Bu temizliğin yol açtığı boşluğun doldurulması konusunda atılan adımları en başından beri takdirle takip ettim, ediyorum. Fakat ben bittiğine henüz inanmıyorum. Daha çok çalışacağız. Kim bilir, nerelerde daha neler çıkacak. Adeta metastaz yapmış, bunların temizlenmesi gerekiyor. Hakim ve savcı olarak atanacak kişilerin önce ciddi deneyim sahibi olmasına özel önem verilir. Avukatlıktan hakim savcılığa geçiş uygulamasını yaygınlaştırarak sürdürmemiz gerektiğine inandık ve bu adımı attık. Bu konuda zaten kat etmemiz gereken daha çok mesafe var. Çalışmaları ideal hakim ve savcı sayısına ulaşana kadar devam etmeliyiz. Adalet devletin de toplumun da, beşeri münasebetlerin de taşıyıcı sütunudur. Kanunların hazırlanmasından, mahkemelerdeki uygulamalara kadar her aşamada çok ciddi titizlik göstermek gerekiyor. Devletler ve milletler adalet üzerinde yükselir veya adeletsizlik batağında boğulur giderler. Adalet daima bizim önceliğimiz olmuştur. Ülkemizde adalet hizmetlerinin hukuka uygun şekilde yürütülebilmesi konusundaki hassasiyetimiz bugüne mahsus değildir. 2002'de milletimize Türkiye'yi eğitim, sağlık, adalet, emniyet üzerinde yükselteceğimizin sözünü vermiştik. Önce vesayet güçlerinin, ardından FETÖ'nün tüm tuzaklarına rağmen her iki alanda da önemli mesafe katettik. ALTYAPI GÜÇLENDİRMESİ Adalet teşkilatımızın altyapısını güçlendirme konusundaki en önemli çalışmalardan biri de inşa ettiğimiz 235 adalet sarayıdır. Fiziki şartlardaki gelişmeyi şu örnek çok iyi ifade edecektir. 2002'de 600 bin metrekare bile değilken şimdi bu rakam 3 milyon 800 bin metrekarenin üzerine çıktı. Projeler bittiğinde 6 milyon metrekareye kadar ulaşmış olacak adliyelerimizin büyüklüğü. İnsan hakları reformları sayesinde hem vatandaşlarımıza karşı gönlümüz ferahtır hem de uluslararası alanda hiçbir ciddi sıkıntıyla karşılaşmıyoruz. Ceza infaz kurumlarımızı da yeniledik, modernize ettik. Vatandaşlarımızın adalet hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması da bir başka önemli hizmet olmuştur. Ülkemizde adalet hizmetlerinin lafzı ve ruhu ile hakettiği yere gelmesi için her türlü çabayı gösteriyoruz. Türkiye, Fırat'ın kıyısında kaybolan kuzunun sorumluluğunu üzerine taşıyan yöneticilere, bunun hesabını soracak hakim ve savcılara sahip olduğu müddetçe millet olarak kimse sırtımızı yere getiremez. Cumhurbaşkanı olarak adalete uygun davrandığınız, milletimize hizmet yolunda çalıştığınız sürece daima yanınızda olduğumu bilmenizi isterim. Çevremizdeki komşularımızın başı dara düştüğünde birilerinin yaptığı gibi sınırlarımızı kapatıp kendi keyfimize bakmadık. Suriye'den milyon, 500 bin Irak'tan, bunların hepsi bizim misafirimiz oldu. Bu riskin altına girmekte bir an bile tereddüt etmedik. Hiç kimseyi zalim rejimin veya terör örgütlerinin eline bırakmadık. Eğitim, sağlık başta olmak üzere tüm ihtiyaçlarını karşıladık. Ülkemizdeki sığınmacılara sağladığımız bu imkanlar her türlü takdirin üzerindedir. Bize verilen sözler ise maalesef tutulmamıştır. Serbest dolaşım söylendi, yapılmadı. 3 milyar avro + 3 milyar avro destek söylendi, kasamıza giren 850 milyon avrodur. Bu da Kızılayımıza, AFAD'ımıza gelen dolaylı destektir. Adeta yokuşa sürüyor. Vereceksen ver. Bizi oyalama. Bu milletin bir şahsiyeti var, izzeti var, onuru var. Bunlar böyle alışmışlar ve kapılarında süründüreceklerini sanıyorlar. Biz asaletimizden asla taviz vermeden çalışmalarımızı yaptık. İkinci dilimi konuşuyorlar ama biz daha birincisini tamamen alabilmiş değiliz ki. Pazartesi günü Varna'da bir araya geleceğiz. Bütün çekilen resimleri ortalarına, video çekimleri önlerine koyacağım, buyur diyeceğim. Verecekseniz verin, vermeyecekseniz dürüst olun, "veremeyeceğiz" deyin. İlla proje diye ısrar edilmesini biz iyi niyetle bağdaştıramıyoruz. Paranın üzerine yatacaklarsa kendileri bilir. Varna'da bunları tekrar önlerine koyacağız. Afrin'de olayı gördünüz, Fırat Kalkanı Harekatı'nda gördünüz, buralarda bize verdikleri sözü tutmadılar. Obama ile defaatle konuştum, Fırat Kalkanı Harekatı'nda. Ne yazık ki bizim kendilerinden talep ettiğimiz silahları vermedikleri gibi oyaladılar. Biz kendimiz harekatı yaptık. 2 bin kilometre karelik alan kontrolümüzde. 140 bin bölge insanı oraya döndü. Güvenliği de biz sağlıyoruz. Hastaneleri, camiler, okulları ile gerekli desteği veriyoruz. Afrin'de de baktık ki bunlar dinlemiyor. Artık biz sürekli Hatay'a, Kilis'e yapılan roket atışları neticesinde biz buraya da gireceğiz dedik ve Afrin'e de girdik. Hep diyordum ya "bir gece ansızın gelebiliriz" diye. Geldik ve işi bu noktaya getirdik. O tünellerdeki silah ve mühimmat depolarını gördünüz, koalisyon güçlerinin silahlarına varıncaya kadar orada duruyor. Bunu kime karşı kullanacaklardı, NATO'da beraber olduğunuz Türkiye'ye karşı. Kendi göbeğimizi kestik."VİRGÜLÜ KOYDUK, İNŞALLAH ŞİMDİ NOKTAYI KOYACAĞIZ" 3622 terörist etksiz hale getirilmiş vaziyette. Dün sabah 0830'da son operasyon yapıldı ve Afrin'e selalar okunmaya başladı, şu anda da iş bitti mi derseniz bitmedi, bütün ÖSO, bizim askerimizle birlikte oradaki bomba vs. terörist olabilir, bunların araması devam ediyor. Emin bir belde oluncaya, olduğuna inandığımız ana kadar... Oranın halkı oraya huzur içinde girmiş olacaklar. Şu anda girmeye başladılar. Virgülü koyduk, inşallah şimdi noktayı koyacağız. Bununla kalmayacak, uzantısı var. Zira bizim derdimiz teröristlere karşı temizlik harekatını gerçekleştirmek. "HALLEDEMİYORSANIZ BİR GECE ANSIZIN SİNCAR'A GİRERİZ" Terörle mücadelemizde konsept değişikliğine gitmiş olduk. Sınırlarımız içinde de teröristleri boş bırakamazdık. Onları da tamamen imha etmeyi sürdürüyoruz. Suriye'deki operasyonun başarısı terör koridorunun önünü kesmeye yönelikti. Ulusal ve uluslararası hukuk gözetilerek bu adımlar atıldı. Dün Afrin şehir merkezini kontrol altına alarak harekatın en önemli aşaması geride kaldı. Ardından Münbiç, Resulayn, Kamışlı şeklinde koridoru ortadan kaldırana kadar süreç devam edecek. Kuzey Irak'taki terör kamplarını da kontrolümüz altına alarak, zira merkezi yönetime söyledik, Sincar, halledecekseniz siz halledin, halledemiyorsanız bir gece ansızın Sincar'a gireriz, oradaki PKK'lıları da temizleriz. Eğer dostsak, kardeşsek bize gerekli kolaylığı sağlayacaksanız. "İŞ ÇOK UZARSA YENİ BİR ZEYTİN DALI DA ORADA OLUR"Bu iş çok daha uzarsa yeni bir Zeytin Dalı da orada olur. Afrin'deki operasyonumuz şu günlerde hedefine ulaşmıştır fakat önemli olan, şimdi ben bir Musul'un son fotoğraflarını izliyorum, Rakka'nın video kayıtlarını izliyorum, Irak'ın güney bölgelerine kadar video kayıtlarını izliyorum, bir de Afrin'de kayıtları izliyorum. Neredeyse binalarda hiç tahribat yok gibi. Ama oralarda ne kadar yatırım yapılacak da oralar ayağa kalkacak. Biz yıkmaya, yakmaya değil, ihya etmeye geliyoruz. Farkımız bu. Youtube'dan takip etmek için tıklayınız
recep tayyip erdoğan zalim geceler