🏏 8 Sınıf Inkılap Cepheler Kısa Ders Notları
Eğer 8. Sınıf İnkılap Tarihi dersi kapsamındaki diğer tüm ünitelere ait konu anlatımı ve özet ders notları PDF dokümanlarına da ulaşmak istiyorsanız ilgili bölüme göz atmalısınız. 8. SINIF LGS YENİ NESİL SORULAR TEST PDF Deneme Sınavı Çalışma Kağıdı Konu Anlatımı Kategoriler: İnkılap Tarihi Konu Anlatımı Bu dokümanlara da göz attınız mı?
8 Sınıf İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Mustafa Kemal'in Görev Aldığı Cepheleri ve Askeri Başarılarını Açıklamaları Olarak Gösteren Bir Zaman Şeridi Hazırlama Performans Görevi; 8. Sınıf İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük I. Dünya Savaşı'nın Sebeplerini Gösteren Bir Avrupa Haritası Hazırlama Performans Görevi; 8.
OSMANLIDEVLETİ’NİN SAVAŞTIĞI CEPHELER. Osmanlı Devleti’nin savaştığı cepheleri üç kategoride ele alabiliriz. a. Taarruz Cephesi Kafkas Kanal. b. Savunma Cephesi Irak Hicaz ve Yemen Suriye ve Filistin Çanakkale. c. Müttefiklerine yardım ettiği cepheler Makedonya Galiçya Romanya . Kafkasya Cephesi
MustafaKemal, 1. Dünya Savaşı’nda sırasıyla Çanakkale, Kafkas ve Suriye cephelerinde görev yapmıştır. ★ Mustafa Kemal, İngilizlere karşı başarıyla savaştıysa da daha sonra geri çekilmiştir. Ardından Mondros Mütarekesi imzalanmış ve Mustafa Kemal bu cepheden İstanbul’a çağrılmıştır.
Sinifİnkılap Tarihi Kronolojik Kısa Ders Notları 2013-2014 Kronolojik Notlar I.Dünya Savaşı (Nedeni: Sömürge arayışları, Milliyetçilik akımları)
8 sınıf inkılap tarihi dersinin toplam 7 ünitesinde yer alan 150 konu başlığının ders notlarını hazırladık. Tüm konularıyla 8. sınıf inkılap tarihi dersi konu anlatımı bu yazımızda. 8. Sınıf İnkılap Tarihi Dersi Konu Anlatımı başlıklı bu yazımızda 8.
2022LGS 8.Sınıf İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Video Ders Notları Konu Anlatımı 2022 LGS 8.Sınıf İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Video Ders Notları Konu Anlatım. Kategoriler; Yayınevleri; İletişim; Üye ol; Üye Girişi; 49 TL Üzeri Kargo Bedava! Menü
SavunmaCepheleri: Çanakkale, Irak, Suriye ve Filistin, Hicaz, Yemen cepheleridir. Yardım cepheleri: Galiçya ve Makedonya cepheleridir. 1- Çanakkale Cephesi: İtilaf Devletleri açtı. Açılma amacı; Rusya’ya yardım götürmek, Boğazları
ÜniteDers Notları. İnkılap Tarihi Dersi 1. Ünite Ders Notları. 12. Sınıf İnkılap Tarihi Dersi ile alakalı hazırladığımız ders notlarının ilki olan İnkılap Tarihi Dersi 1. Ünite Ders Notları sayfamızda 20. yy Başlarında Osmanlı devleti ve dünya ders notları nı ekliyoruz. 20.
qePE. YURDUMUZUN IŞGALINE TEPKILER 20. YÜZYILIN BAŞLARINDA AVRUPA 18. yüzyılın ortalarında Ingiltere'de başlayan sanayi inkılabı ile 1789'da gerçekleşen Fransız Ihtilali, Avrupa'yı ve dünyayı yoğun bir şekilde etkiledi. Sanayi Inkılabı ile üretim alanında büyük atılımlar gerçekleştiren devletler ucuz ham madde ve Pazar ihtiyaçlarını karşılayabilmek için sömürge yarışına girdiler. Sanayi devrimine öncülük eden Ingiltere büyük bir sömürge imparatorluğuna dönüştü. Siyasi birliklerini geç tamamlayan Italya ve Almanya'nın da sömürge yarışına girmeleri Avrupa'da siyasi ve ekonomik dengeleri bozdu. Sömürge rekabetini hızlandırdı. Fransız Ihtilali ise gündeme getirdiği milliyetçilik akımı, eşitlik, adalet, özgürlük, laiklik, liberalizm gibi kavramlarla çok uluslu devletler ve monarşi ile yönetilen devletleri doğrudan etkiledi. Sanayi Inkılabı ve Fransız Ihtilali, Birinci Dünya Savaşı'nın zeminini oluşturan gelişmelerdir!!! 20. YÜZYILIN BAŞLARINDA OSMANLI DEVLETI Osmanlı Devleti, petrol başta olmak üzere ham madde açısından zengin, milyonlarla ifade edilen nüfusu ile iyi Pazar özelliklerine sahip bir devlet olarak sömürgeci devletler arasındaki rekabetin merkezlerinden biriydi. Toprakları 19. yüzyılın son çeyreğinden itibaren hızla sömürgeleştirilen Osmanlı Devleti, çok uluslu özelliği ile Fransız Ihtilali'nin gündeme getirdiği milliyetçilik akımından olumsuz etkilenmiş, egemenlik alanı hızla küçülmüştü. Yaygınlaşan kapitülasyonlar da devletin ucuz ham madde ve açık Pazar konumuna düşmasinde önemli rol oynamıştı. Devletin çöküşünü önlemek amacıyla gerçekleştirilen demokratikleşme çabaları da toprak kaybını önleyememişti. 1911'de Italya ile yapılan Trablusgarp Savaşı'nın yenilgiyle sonuçlanması Osmanlı Devleti'nin Kuzey Afrika'daki varlığını sona erdirmiş, bu savaşın hemen ardından girilen Balkan savaşları da büyük toprak kayıplarıyla sonuçlanmıştı. Ege Denizi'ndeki adaların büyük bir bölümü de elden çıkmıştı. BIRINCI DÜNYA SAVAŞI 1914 -1918 Temel nededi sömürgeci devletler arasındaki siyasi ve ekonomik rekabet olan Birinci Dünya Savaşı, Itilaf Devletleri ve Ittifak Devletlerini aralıksız 4 yılı aşan bir süre devam eden çarpışmalarda karşı karşıya getirdi. I. Dünya Savaşı öncesi dünyada çıkar çatışmaları ve sanayileşme ile beraber bir yarış ve sömürge yarışı başlamıştı. Buda zamanla ülkeler arasında gerginliğe yol açtı. Ve dünyada büyük bir savaş kaçınılmaz olmuştu. Ülkeler iki ana gruba ayrılmıştı. Bunlar Itilaf Anlaşma Devletleri Ingiltere, Fransa ve Rusya Sonradan; Italya, ABD, Japonya, Romanya, YunanistanIttifak Bağlaşma Devletleri Almanya, Avusturya- Macaristan Imp. Ve Italya Sonradan; Osmanlı ve Bulgaristan** Italya Savaş başlamadan önce Ittifak grubunda Itilaf grubuna geçmiştir. I. Dünya Savaşının Nedenleri 1- Sanayileşmeye bağlı sömürge yarışı 2- Sömürgeciliğe bağlı Ham madde ve Pazar yarışı3- Çıkar çatışmaları Mesela Almanya Fransa arasında Alses Loren Bölgesi sorunu 4- Bloklaşma Gruplaşma5- Milliyetçilik, özgürlük gibi düşünce akımlarının etkisi Savaşın Başlatan olay Savaşın başlaması an meselesi idi. Savaşın başlamasına Saray Bosna gezisine çıkan Avusturya “ Macaristan Imparatorluğu Veliaht'ının bir Sırplı tarafından öldürülmesi üzerine I. Dünya Savaşı başladı. * Savaş yukarıda saydığımız nedenlerle başlaması bekleniyordu. Veliahttın öldürülmesi sadece savaşın bahanesidir. Bu nedenle buna görünen sebep denir. Savaşın Gelişimi Sırplılara, Avusturya “ Macaristan imparatorluğu savaş ilan etti. Sırplıları destekleyen Ingiltere ve Fransa'da Savaşa girdi. Daha sonra Almanya'da savaşa girmesi ile dünya savaşı başladı. Ilk başlarda Ittifak Grubu başarılı iken ABD'nin savaşa girmesi ile Itilaf Grubu savaşı kazandı. OSMANLI DEVLETININ SAVAŞ GIRMESI Savaş başladığında Osmanlı tarafsızlığını ilan etti. Itilaf Devletleri Osmanlının tarafsız kalmasını istiyordu. Almanya ise Osmanlıyı yanında savaşa istiyordu. Yönetimi elinde bulunduran Ittihat ve Terakki Cemiyetini yönetenler Almanya yanında savaşa girilirse başarılı olacağına inanıyorlardı Başta Enver Paşa. Almanlarla gizli bir antlaşma yapıldı. Iki Alman gemisi Ingilizlerden kaçarak Osmanlıya sığındı. Ingiltere gemileri isteyince gemilerin satın alındığı söylendi. Goblen ve Breslav adlı iki Alman gemisine Yavuz ve Midilli adı verilerek Türk bayrağı çekildi. Bu gemiler Karadeniz'de Rus limanlarını bombaladılar. Rusya'nın Osmanlıya savaş ilan etmesi ile Osmanlı I. Dünya Savaşına girmiş oldu. ** Osmanlını savaşa girme amacı; kaybettiği toprakları geri almak ve eski gücüne kavuşmaktı. ** Almanya'nın Osmanlıyı Yanında Istemesinin Sebepleri 1- Cephelerini genişletmek 2- Ingiliz ve Fransızların Sömürge yollarını kesmek 3- Osmanlıdaki Halifelik gücünden yararlanarak Türkleri ve Müslümanları yanında savaşa katmak. Osmanlının Savaştığı Cepheler Osmanlının savaştığı cepheleri üçe ayırabiliriz. Bunlar 1- Saldırı Taarruz Cepheleri Kafkasya ve Kanal Cepheleri 2- Savunma Cepheleri Çanakkale, Irak, Suriye ve Filistin, Hicaz, Yemen cepheleridir. 3- Yardım cepheleri Galiçya ve Makedonya cepheleridir. 1- Çanakkale cephesi Itilaf Devletleri açtı. Açılma amacı; Rusya'ya yardım götürmek, Boğazları ve Istanbul'u alarak Osmanlıyı savaş dışı bırakmaktı. 18 Mart 1915'te Çanakkale Boğazı önünde savaşlar başladı. Itilaf donanmaları boğazları geçemeyince Gelibolu Yarımadasına asker çıkardı. Anzaklar Yeni Zelanda ve Avustralya askerleri M. Kemal burada başarılı savaşlar çıkardı. M. Kemal burada Size ben taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve başka komutanlar gelebilir. diyordu. Yapılan savaşlar sonunda Itilaf askerleri çekilmek zorunda kaldı. ** Savaşın kazanılması I. Dünya Savaşının uzamansa sebep oldu.** M. Kemal'e başarılarından dolayı Anafartalar Kahramanı unvanı aldı.** Tek başarı sağlanan cephedir. 2- Kafkasya Cephesi Rusların egemenliğindeki Türklerle birleşmek için açıldı. Yalnız Enver Paşanın yanlış politikası yüzünden Sarıkamış'ta binlerce asker açlıktan, hastalıktan ve soğuktan savaşmadan öldü. Ruslar Muş, Bingöl, Van, Erzurum, Erzincan çevresini ele geçirdi. Çanakkale Cephesinden buraya gelen M. Kemal Muş, Bitlis gibi yerleri geri aldı. Bu sırada Rusya içinde Bolşevik Devrimi olunca Rusya Bresit Litovsk Antlaşmasını imzalayarak I. dünya savaşından çekildi 3 Mart 1918. 3 - Kanal Cephesi Almanların isteği ile Osmanlı Devleti Ingilizlerin sömürge yolunu kesmek için açtı. Burada yapılan savaşları Itilaf devletleri kazandı. Osmanlı geri çekildi. 4- Irak Cephesi Ingilizler Kanal Cephesinden sonra Rusya'ya Kafkasya üzerinden yardım etmek ve Irak petrollerini ele geçirmek için bu cepheyi açtı. Ilk başta Osmanlı başarılı sonuçlar alsa da daha sonra geri çekilmek zorunda kaldı. 5-Suriye-Filistin Cephesi Kanal cephesinde Ingilizlere yenilen birliklerimiz Filistin'e sonrada Suriye'ye kadar geri çekildiler. Yıldırım orduları burada başarılı savunma savaşları yaptılar Zamanla kuzeye doğru çekilen Türk birlikleri Halep önlerinde Ingilizleri durdurdular 6-Hicaz ve Yemen Cephesi Ingilizler Arap Yarımadasını işgal etmek için Yemen'e asker Hicaz Emiri Şerif Hüseyin'e çok miktarda para yardımı ordusu Ingiliz ve Araplara karşı mücadele ettiyse de başarılı olamadı. Ingilizler Yemen'i alarak Hicaz'a tamamen hakim oldular. Galiçya, Romanya ve Makedonya Cephesi Osmanlı Devleti bu cephelerde Ortaklarına Bulgaristan,Avusturya-Macaristanyardım etmek amacıyla savaştı. Savaşın Sona Ermesi1917 yılında Rusya'nın savaştan çekilmesi üzerine Ittifak Devletleri Itilaf Devletlerine karşı üstünlük kurmuşlardı. Ancak bu durum uzun sürmedi. Amerika Birleşik Devletleri Itilaf Devletlerinin yanında savaşa girdi. Amerikan birlikleri o zamana kadar hiç savaşa katılmamıştı. Almanya güçlü, dinamik olan Amerikan orduları karşısında tutunamadı. Ingiliz, Fransız ve ABD birliklerinden oluşan güçlü müttefik kuvvetleri Batı Cephesinde Almanya'yı çökerttiler. Diğer cephelerde de başarısızlıklar artmaya başlamıştı. Böylece savaşın sonunda Ittifak Devletleri savaşı kaybettiklerini belirterek yenilerekyenen devletlerle ateşkes anlaşmasını imzaladılar. Almanya ile Versay Avusturya ileSen Jermen, Bulgaristan laNöyi, Macaristan'laTirayanon Osmanlı Devleti ile de Sevr Barış Anlaşması imzalandı. Tehcir Kanunu Birinci Dünya Savaşında Ermenilerin Anadolu'dan Suriye ve Irak'ın kuzeyine göç ettirilmesini sağlayan göç kanunudur. Yalnız günümüzde Ermeniler bu dönemde 1,5 milyon Ermeni'yi öldürdünüz diyerek haksız soykırım iddialarında bulunuyor. Bizim arşivlerimizi incelemek için herkese açtık gelin sizde arşivlerinizi açın soykırım iddiaları olmadığını tartışalım diyoruz yaklaşmıyorlar. Iddiaların amacı Türkiye'nin dünya kamuoyunda itibarını sarsmak ve daha bazı topraklarımızda hak iddia etmeleridir. Savaşının Sonuçları Bazı Imparatorluklar yıkılarak yerine yeni devletler kuruldu.Polonya, Çekoslovakya, Yugoslavya, Macaristan, Türkiye Yeni rejimler ortaya çıktı.Cumhuriyet, Komünizm, Faşizm, Nazizm. Devletlerarasındaki dengeler bozuldu. Milyonlarca insan öldü. Birçok şehirler yakılıp yıkıldı. Sürekli barış sağlamak ve anlaşmazlıkları çözmek için Cemiyet-i Akvam Milletler Cemiyetikuruldu. Sorunların çözümü sağlanamadığı için II. Dünya Savaşının çıkmasına neden oldu. Sömürgecilik, mandacılık haline dönüştü. Mondros Ateşkes Antlaşması 30 Ekim 1918 Osmanlının savaş sonunda imzaladığı ateşkes antlaşmasıdır. Bu antlaşma ile Osmanlının Ordusu dağıtıldı, silahlarına el konuldu, ulaşım ve haberleşme araçlarına el konuldu. Istanbul kontrol altına alındı. Fakat en önemli iki maddesi vardı. Bunlar 7. Madde Itilaf Devletlerinin güvenliklerini tehdit edecek bir durum ortaya çıkarsa; Itilaf devletleri herhangi bir stratejik noktayı işgal edebilecek. Amacı Osmanlının her yerini işgale açık hale getirerek Osmanlıyı parçalamak. 24. Madde Şark-ı Vilayet Sivas, Erzurum, Van, Bitlis, Diyarbakır, Harput illerinde bir sorun çıkarsa buralar işgal edilebilecek. Amacı Burada bir Ermeni devleti kurmak. *** Mondros Ateşkes Antlaşması olmasına rağmen şartları çok ağırdır. *** Osmanlı ile barış antlaşması olarak Sevr Antlaşması imzalanacak 10 Ağustos 1920 ancak TBMM antlaşmayı kabul etmediği için yürürlüğe girmedi. *** Mondros'tan sonra Anadolu'nun işgali üzerine Türk Halkı M. Kemal önderliğinde Kurtuluş Savaşını başlatmıştır. Wilson Prensipleri Ilkeleri ABD'nin I. Dünya Savaşına girerken yayınladığı ilkelerdir. 14 maddeden oluşur. Wilson Ilkelerine göre yenen devletler yenilen devletlerden toprak almayacak, dünya barışını sağlamak için cemiyet kurulacak gibi maddeleri vardı. 12. maddesi Osmanlı ile ilgili olup kısaca şöyledir Osmanlının toprak bütünlüğü korunacak ve Osmanlıda bir bölgede hangi ulus çoğunlukta ise onun devleti kurulabilecek, Türklerin çoğunlukta olduğu yerler Türklerde kalacaktı. ** Yunanistan bu maddeye dayanarak Izmir çevresinde Rum çok diyerek buraları isteyecektir. Osmanlının Paylaşımı Italya'ya Güneybatı Akdeniz Antalya, Isparta dolayları Fransa'ya Urfa, Maraş, Antep, Suriye ve Lübnan, Boğazlar Ingiltere'ye Irak, Filistin ve Boğazlar bırakılmıştır. Yunanlılar Izmir, Aydın çevresi Batı Ege Izmir'in Işgali 15 Mayıs 1919 Yunanlılar Paris Barış Konferansına dayanarak Ingiliz ve Fransızların desteği ile 15 Mayıs 1919'da Izmir'e asker çıkararak işgale başladı. ** Böylece Anadolu'da işgale başlayan ilk devlet Yunanlılar oldu. - Halk işgalden önce işgalin engellenmesi için gösteriler yaptı. Padişahtan yardım istedi. Ancak hiçbir yardım gelmedi. Ve işgallere karşı direnilmemesi istendi. - Yunanlılar Izmir'deki Rumların coşkulu karşılaması ile Izmir'e girdi. Gazeteci Hasan Tahsin Yunanlılara ilk kurşunu sıkan kişi oldu. - Yunanlılar silah bırakmış askerlerimizi kışlada kurşuna dizerek Izmir ve çevresini işgale başladılar. Işgallere Karşı Izlenen Politikalar Osmanlı Hükümeti işgallere karşı koymanın imkansız olduğunu, en doğru politikanın Ingiltere'nin mandaterliğinde Osmanlı Devleti'nin varlığını sürdürmesini bırakılacak topraklar üzerinde sağlamak olduğunu savunuyordu. Osmanlı Hükümeti'nin bu tutumu işgalleri kolaylaştırırken Türk halkının tepkisine ve mücadele azminin artmasına yol açtı. Azınlıkların da Itilaf Devletlerinden aldıkları güçle ayrılıkçı eylemlerini çoğaltmaları Türk halkının tepkisini daha da arttırdı. Türk halkı işgallere tepki olarak önce bölgesel nitelikli yararlı cemiyetleri kurdu. Ardından Kuyaimilliye adlı direniş örgütleri ile mücadele başatıldı. Işgaller karşısında sessiz kalan, Ingiliz mandasını savunan padişah ve çevresine tepki gösteren Mustafa Kemal, Anadolu'yu geçmeden Istanbul'da kaldığı süre içerisinde işgallere karşı neler yapılması gerektiği konusunda yakın silah arkadaşlarıyla görüşmeler yaptı. Hükümeti işgaller karşısındaki kayıtsızlığı nedeni ile eleştirdi. Ordunun dağıtılmamasını, silah ve cephanelerin düşmana teslim edilmemesini, milli birliği sağlamaya yönelik çalışmalar yapılmasını savundu. Farklı çevrelerce savunulan Ingiltere ve ABD mandasını ulusal onurla çelişen, kabul edilemez bir politika olarak değerlendiren Mustafa Kemal, Anadolu'da yararlı cemiyetlerce başlatılan ancak bölgesel kurtuluşu hedefleyen çabaları da eksik bulup eleştirdi. Mustafa Kemal'e göre yapılacak tek şey ulusal birliği sağlayıp tüm ülkenin kurtuluşunu amaçlayan bir mücadele ile düşmanı ülkeden atmak ve tüm kurumlarıyla işlevini kaybeden çağdışı Osmalı Devleti'nin yerine yeni bir Türk devleti kurmaktı. Bu hedefi gerçekleştirmek için 16 Mayıs 1919'da Samsun'a hareket etti. CEMIYETLER Yurdumuzun işgali üzerine Anadolu'nu çeşitli yerlerinde çeşitli cemiyetler kuruldu. Cemiyetler Zaralı ve yaralı olacak üzere iki kısma ayrılabilir. Zaralı cemiyetlerde kendi içinde azınlıkların kurduğu ve milli varlığa düşman cemiyetler diye ikiye ayırabiliriz. A Zararlı Cemiyetler a Azınlıkların Kurdukları Cemiyetler 1- Magri Mira Rumlar tarafından kuruldu. Istanbul Patrikhanesi yönetir. Izmir ve Doğu Trakya'yı Yunanistan katmak istemektedir. 2- Etnik-Eter ya Cemiyeti Rumlar tarafından Yunanistan sınırlarını genişletmek için kuruldu. 3- Pontus Rum Cemiyeti Doğu Karadeniz'de eski Rum Pontus Devletini tekrar canlandırmak için Rumlar tarafından kuruldu. 4- Ermeni Taşsak “Hınsak Cemiyeti Ermeniler tarafından Doğu Anadolu'da bir Ermeni Devleti kurmak amacıyla faaliyet göstermiştir. 5- Makabli ve Alyans Musevi cemiyetleri de Yahudiler tarafından kurulan cemiyetlerdir. *** Azınlık cemiyetlerinin ortak amacı Osmanlıyı parçalayarak kendi devletlerini kurmak istemeleridir. bMilli Varlığa Düşman Cemiyetler Osmanlını kendi içinde doğmuş fakat Kurtuluş Savaşına karşı oldukları için düşman cemiyet olarak adlandırılmıştır. 1- Kürt Teali Cemiyeti Doğu illerinde bir Kürt Devleti kurmak için faaliyette bulundu.Istanbul'da kuruldu. 2- Teali Islam Cemiyeti Saltanat ve Hilafeti desteklemiş ve Istanbul'da kurulmuştur. 3- Ingiliz Muhipleri Cemiyeti Ingiliz himayesinde yaşamayı isteyenler kurmuştur. 4- Sulh ve Selamet-i Osmaniye Fırkası Saltanat ve Hilafeti desteklemiştir. 5- Wilson Prensipleri Cemiyeti Amerika egemenliğiniMandasını istemiştir. 6- Hürriyet ve Itilaf Fırkası Kurtuluş Savaşını engellemek için çalışmalar yapmıştır. Önceden Ittihat ve Terakki Cemiyetine karşı kurulmuştu. ** Milli Varlığa düşman cemiyetler hilafete bağlı kalmakla ve de yabancı devletlerin korumasına girerek kurtuluşu amaçlıyordu. B Yararlı Cemiyetler Milli Cemiyetler 1- Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Doğu Anadolu'nun Ermenilere verilmesini önlemek için kuruldu. 2- Trakya Paşa eli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Trakya'nın Yunan işgaline uğramasını engellemek için Edirne'de kuruldu. 3- Trabzon Muhafaza-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti Doğu Karadeniz ve çevresinin Rumlara verilmesini ve Rum Pontus Devletinin kurulmasına engel olmak için kuruldu. 4- Kilikyalılar Cemiyeti Adana ve çevresinin Ermenilere verilmesini önlemek için kurulmuştur. 5- Izmir Müdafaa-i Hukuk “i Osmaniye Cemiyeti Izmir ve çevresinin Yunanlılara verilmesini önlemek için kurulmuştur. 6- Redde-i Ilhak Cemiyeti Buda Izmir ve çevresini korumak için kuruldu. 7- Milli Kongre Cemiyeti Istanbul'da kurulan bu cemiyet Türklere karşı yapılan haksızlıkları basın ve yayın yolu ile dünyaya duyurmaya çalışmışlardır. 8- Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti Anadolu'nun işgalini protesto etmek için Sivas'ta kuruldu. ** Yararlı Cemiyetler vatanın kurtuluşu için kurulmuş ancak daha çok kendi bölgelerini korumaya yöneliktir. Daha sonra M. Kemal bu cemiyetleri Sivas Kongresinde birleştirerek kurtuluşu tüm ulus düzeyinde genişletecektir. ** Önce basın yayın yoluyla kurtuluş çareleri aramışlar etkili olmayınca silahlı direniş birlikleri Kuka-yit Milliye Birlikleri kurdular. PARIS BARIŞ KONFERANSI 18 Ocak 1919 Birnici Dünya Savaşı'ndan sonra imzalanması gereken barış antlaşmalarının koşullarını belirlemek amacıyla Itilaf Devlerlerince toplanan konferanstır. Ingiltere, ABD, Fransa, Italya, Yunanistan, Japonya'nın da aralarında bulunduğu pek çok Itilaf Devleti katıldı. Ingiltere'nin alınan kararlarda belirleyici olduğu konferansta yaşanan öenmli gelişmeler şunlardır; - Topraklarının paylaşılması konusunda uzlaşılamayan Osmanlı Devleti'nin dışındaki Ittifak Devletleriyle imzalanan barış antlaşmalarının koşulları belirlendi. - Wilson Ilkeleri'yle gündeme getirilen Milletler Cemiyeti'nin kurulması kararlaştırıldı. - Ingiltere'nin üzerinde güçlü bir Italya yerine, kendi güdümündeki Yunanistan'ı tercih etmesi ve Yunanistan'ı paylaşıma ortak edip gizli antlaşmalarla Italya'ya vaadedilen Batı Anadolu'nun Yunanistan'a verilmesini sağlaması Italya'nın tepki gösterip konferanstan çekilmesine neden oldu. Bu gelişmeye bağlı olarak Itilaf Devletleri arasındaki ilk görüş ayrılığı başlamış oldu!!! - Itilaf Devletleri,sömürgeci hedefleriyle çelişen Wilson Ilkeleri'nin Yenenler, yenilenlerden toprak ve savaş tazminatı almayacaklar. Maddesini işlevsizleştirmek için manda ve himaye politikasını gündeme getirdiler. Mandater rejim, sömürgeci devletlerin, geri kalmış ülkeleri geliştirme maskesiyle yönetmeleri, yer altı ve yer üstü zenginliklerini talan etmeleri için üretilen politikadır. - Izmir'in Yunanistan tarafından işgal edilmesi kararlaştırıldı. Konferansta, görüşmelerden sonra barış şartları belirlenmiş ve yenilen devletlerle şu antlaşmalar yapılmıştır Varsay Antlaşması 28 Haziran 1918 Almanya Saint Germen Ant. 10 Eylül 1919 Avusturya Nöyyi Ant. 27 Kasım 1919 Bulgaristan Triannan Ant. 4 Haziran 1920 Macaristan Sevr Ant. 10 Ağustos 1920 Osmanlı Devleti IZMIR'IN IŞGALI 15 MAYIS 1919 Yunan askerleri, Paris Barış Konferansı'nda alınan karara dayanarak 15 Mayıs 1919'da Izmir'i resmen işgal ettiler. Istanbul Hükümeti, Izmir'deki askeri ve sivil yetkililere işgale tepki göstermemelerini emretti. Yunanlar pek çok insanımızı katlettiler, işgali yaygınlaştırdılar. Izmir'in işgali Kurtuluş Savaşı'nda bir dönüm noktası olması nedeniyle diğer işgallerden farklı özelliklere sahiptir. Türk halkının, Itilaf Devletleri ve Osmanlı hükümeti tarafından yapılan işgaller geçici propagandasının doğru olmadığını anlamasında, ulusal bilincin orataya çıkmasında ve Kuvayimilliye adlı silahlı direniş örgütlerinin kurulmasında Izmir'in işgal edilmesi önemli rol oynadı. Amiral Bristol Raporu Yunanlılar Batı Anadolu'daki işgallerini haklı göstermek ve Batı kamuoyunun desteğini sağlamak için Türkler, Batı Anadolu'daki Rumları katlediyorlar. propagandasını yürütüyorlardı. ABD'nin öncülüğünde oluşturulan Ingiliz, Fransız, Italyan temsilcilerin ABD'nin görevlendirdiği Amiral Bristol'ün başkanlığındaki heyet iddaları araştırmak için Batı Anadolu'da araştırmalar yaptı. Ve Amiral Bristol Rapuru hazırlandı. Raporda; - Türklerin Rumları katdettiği iddasının gerçeği yansıtmadığı - Bölgedeki nüfus çoğunluğunun Türklerde olduğu - Bölgenin Yunanistan'a bırakılmasının tarihsel ve kültürel açıdan doğru olmadığı - Yunanistan'ın bölgeyi işgal etmesinin haksız olduğu vurgulandı. Amirel Bristol Raporu, Milli Mücadele'nin haklılığını onaylayan ilk uluslararsı belgedir!!! KUVAYI MILLIYE HAREKETI Mondros Ateşkes Antlaşmasının imzalanmasından hemen sonra yurdun dört bir tarafında işgaller başlamıştı. Istanbul Hükümeti, işgaller karşısında genellikle sessiz kalıyor, Itilaf Devletlerini kızdıracak herhangi bir tutum takınmaktan kaçınıyordu. Bu durum devletin otoritesinin yok olmasına yol açtığı gibi işgalcilerin de işini kolaylaştırıyordu. Ordularımızın büyük bir bölümü terhis edildiği için savunma gücümüz yok denecek kadar azalmıştı. Bu durumdan yararlanan düşmanlar, Anadolu'daki işgal alanlarını gün geçtikçe genişletiyorlardı. Ancak, hesaba katmadıkları bir şey vardı ki o da Türk ulusunun esareti kabul etmeyeceği, her ne pahasına olursa olsun yurdunu düşmana çiğnetmeyeceğiydi. Nitekim işgallerle birlikte Türk ulusu çeşitli yerlerde ulusal dernekler kurmaya ve silahlı direnişe geçmeye başladı. Özellikle işgal edilen ve işgal tehtidi altında olan yörelerde halk, örgütlenerek silahlı direniş birlikleri oluşturdu. Bu gelişmeler sonucunda yurdun çeşitli yerlerinde Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri kuruldu ve Kuvayimilliye hareketi başladı. Kuvayımilliyeler Ulusal Kuvvetler; Türk ulusunun, varlığını ve vatanın bağımsızlığını koruma amacı ile oluşturulan ve silahlı direniş yürüten birliklerdi. Başlangıçta sadece işgale uğrayan bölgelerdeki silahlı direniş güçleri Kuvayımilliye olarak adlandırılıyordu. Zamanlar bu isim, Ulusal Mücadele'nin düşünce ve amaç birliğini ifade eden bir kavram haline geldi. Kurtuluş Savaşı'mızın ilk silahlı direniş güçleri olan Kuvayımilliye birlikleri, düzenli bir ordu özelliği taşımıyordu. Bu kuvvetler, terhis edilmiş olan ordumuzun subayları, erleri, aydınlar, gençler, efeler ve diğer gönüllülerden oluşuyordu. Bu birlikler halktan büyük destek görüyor ve tüm ihtiyaçları da halk tarafından karşılanıyordu. Ilk Kuvayımilliye örgütlenmesi Yunanlılara karşı Batı Anadolu'da oluşturuldu. Çeşitli yörelerde oluşturulan silahlı direniş birlikleri Aydın, Nazilli, Manisa, Turgutlu, Bergama ve Aydınlık'ta Yunanlılara karşı direnişe geçtiler. Bu yüzden Yunan ilerleyişi zayıfladığı gibi Yunanlar, zaman zaman da geri çekilmek zorunda kaldılar. 1919 yılı ortalarında toplanan Balıkesir ve Alaşehir kongrelerinde Kuvayımilliye'nin insan ve malzeme bakımından desteklenmesine, Yunanlılara karşı ortak bir cephenin kurulmasına karar verildi. Sağlanan bu destekle Kuvayımilliye'nin gücü ve etkinliği arttı. Bir süre sonra Kurtuluş Savaşı'nın en önemli cephesi olan Batı Cephesi kurulmuş oldu. Bu cephenin komutanlığına Sivas Kongresi kararıyla Ali Fuat Cebesoy Paşa atandı. Güney ve Güneydoğu Anadolu'da yöre halkının kendi olanaklarıyla oluşturdukları Kuvayımilliye birlikleri; Maraş, Urfa, Antep'te Fransızlara ve onlarla birlikte hareket eden Ermenilerle mücadele ettiler. Bu direniş sonucu Fransızlar, Urfa ve Maraş'tan çekilmek zorunda kaldılar. Antep'te ise ancak bir süre tutunabildiler. Kuvayımilliye'nin hareketinin sağladığı başlıca yararlar şunlar oldu - Türk halkının işgalleri kabul etmediğini dünya kamuoyuna duyurdu. Vatanın bütünlüğü ve ulusun bağımsızlığı konusunda, halkın duygu ve düşüncesini güçlendirerek bu uğurda mücadele yolunu açtı. - Işgalci düşman kuvvetlerine baskınlar düzenledi, onları oyaladı ve yıprattı. - Düzenli ordunun kurulmasına olanak sağlayıp zaman kazandırdı. - Türk yerleşim birimlerini Rum ve Ermeni çetelerinin baskınlarından korudu. - Istanbul'dan Anadolu'ya silah ve cephane naklini sağlamada etkili oldu. - Ayaklanmaların bastırılmasında önemli görevler yaptı. Kuvayımilliye birlikleri askerlik ve savaş tekniğini yeteri kadar bilmiyorlardı. Bu nedenle, sadece bu birliklerle düşmanı yurttan atmak oldukça zordu. Buna rağmen Kuvayımilliye hareketi, ülkede ulusal bilincin ve direnme ruhunun canlanmasında etkili olmuştur. KURTULUŞ SAVAŞI'NIN ÖRGÜTLENMESI Mondros Ateşkes Anlaşması'nın 30 Ekim 1918'de imzalanması üzerine Suriye Cephesinde Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı yapmakta olan Mustafa Kemal, Osmanlı Hükümeti'nin çağrısı üzerine Istanbul'a döndü 13 Kasın 1918. Bu tarih aynı zamanda Itilaf Devletlerinin donanmalarını Istanbul limanlarına demirledikleri yani devletin başkentini fiilen işgale başladıkları, Mustafa Kemal'inde Geldikleri gibi gidecekler¦ dediği gündü. Padişah Vahdettin'in askeri danışmanlığına getirilen Mustafa Kemal, Istanbul'da kaldığı süre içerisinde padişah ve çevresinin işgaller karşısındaki teslimiyetçi tutumlarını gördüğü için Anadolu'ya geçmeye karar verdi. Ingilizlerin Doğu Karadeniz'deki Türk direnişçilerinin Rum çetelerine karşı verdikleri mücadeleden rahatsılık duymaları Istanbul Hükümetine bölgedeki ulusal güçlerin dağılmasını, aksi halde bölgenin işgal edileceğinin bildirmeleri, Mustafa Kemal'in 9. Ordu Müfettişi olarak bölgeye atanmasını sağladı. Mustafa Kemal'in resmi görevi Doğu Karadeniz'deki ulusal güçleri dağıtmak ve silahları Itilaf Devletlerine teslim etmekti. Kendisi'nin Anadolu'ya geçiş amacı ise dağınık halde mücadele yürüten güçleri birleştirmek, düşmanı ülkeden atmak ve ulusal egemenliğe dayanan yeni bir Türk devleti kurmaktı. Mustafa Kemal'in Anadolu'ya atanmasında Istanbul'da kaldığı süre içerisinde hükümetin işgaller karşısındaki teslimiyetçi politikasını sürekli eleştirmesinin ve bu nedenle Istanbul'dan uzaklaşmak istenmesinin de payı büyüktü!!! 16 Mayıs'ta Bandırma Vapuru ile Istanbul'dan ayrılan Mustafa Kemal, 19 Mayıs 1919 ˜da Samsun'a geldi. Bu tarih Kurtuluş Savaşı'nın başlangıcı olarak kabul edilmektedir. HAVZA GENELGESI 28 MAYIS 1919 25 Mayıs 1919'da Samsun'dan Havza'ya geçen Mustafa Kemal yetki alanına giren bölgelerdeki askeri ve sivil yetkililere 9. Ordu Müfettişi yetkisi ile Havza Geneldesi'nin yayımladı. Genelgeyle; - Ordunun dağıtılmamasını, silahların teslim edilmemesini - Izmir'in işgali başta olmak üzere işgalleri protesto eden mitingler düzenlenmesini - Azınlıklara karşı haklı mücadeleyi haksız konuma düşürecek tepkiler gösterilmemesini AMAYA GENELGESI 27 Haziran 1919 Mustafa Kemal, Havza mitingine katıldıktan sonra Amasya'ya geçti. Burada Rauf Orbay, Ali Fuat Cebesoy, Refet Bele ile bir araya geldi. Yapılan görüşmelerin sonucunda Amasya Genelgesi yayımlandı. Mustafa Kemal'in 9. Ordu Müfettişi yetkisiyle yayımladığı bu genelgenin yukarı komutanlar tarafından da imzalanması, görüşmelere katılmayan 15. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir'in de genelgeyi desteklediğinii açıklaması genelgenin etkisini arttırmaya yönelikti. Amasya Genelgesi'nin Maddeleri1. Vatanın bütünlüğü, milletin bağımsızlığı tehlikededir. Bu madde ile Kurtuluş Savaşı'nın temek gerekçesi açıklanmıştır!!! 2. Istanbul Hükümeti, üzerine düşen görevi yerine getirmemektedir. Bu durum milletimizin yok olduğu izlenimini vermektedir. Bu madde ile ilk kez Osmanlı Hükümeti'nin Türk ulusunu temsil etme özelliğini ve yasallığını kaybettiği ifade edilmiş oldu!!!3. Milletin geleceğini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır. Kurtuluş Savaşı'nın amaç ve yönteminin belirtildiği bu madde aynı zamanda Türk halkının ilk kez kendi geleceğini belirleyeceğinin ve ulusal egemenliğe dayanan yeni bir devlet kuracağınında ifadesidir. Ulusal birliğe zarar vereceği kaygısıyla çaıkça ifade edilmese de saltanat ve hilafetin iradesinin yok sayıldığının da göstergesidir. Genelgeye ihtilalci nitelik kazandıran maddedir!!! 4. Her türlü etki ve denetimden uzak bir kurul oluşturlmadılır. Bu madde ile Osmanlı Hükümetinin yerine Türk ulusunu temsil edebilecek yeni bir hükümete gereksinim olduğu vurgulanmıştır!!! 5. Anadolu'nun en güvenilir yeri olan Sivas'ta milli bir kongre düzenlenmeli, bunun içinde her bölgeden üç delege Sivas'ta olacak şekilde yola çıkmalıdır. Milli Mücadele'nin yöntemiyle de ilgili olan bu madde ile mücadelenin tüm ulusa mal edilmesi hedeflenmektedir. Madde ayrıca Kurtuluş Savaşı sürecinde kararları, demokratik yöntemlerle almaya ve birbirlerinden bağımsız hareket eden yararlı cemiyetleri de birleştirmeye yöneliktir!!! 6. Delegelerin seçimlerini Redd-i Ilhak, Müdafaa-i Hukuk cemiyetleri de belediyeler yapacaktır. Sivas Kongresi'ne katılacak delegelerin nasıl belirlenmeleri gerektiğine ilikşkin bu maddeyle kongreye halkın güvenini kazanmış Milli Mücadele yanlısı kişilerin katılması amaçlanmıştır!!! 7. Doğu illeri için 10 Temmuz'da Erzurum'da bir kongre toplanakcaktır. Bu kongrenin delegeleri Sivas Kongresi'ne katılacaklardır. 8. Mevcut askeri ve milli örgütler kesinlikle dağıtılmayacak komuta yetkisi bırakılmayacak ve işgalci güçlere teslim edilmeyecektir. 9. Bu genelge sır olarak tutulmalı ve delegeler kimliklerini gizleyerek seyehat etmelidirler. Amasya Genelgesi'nin Önemi - Kurtuluş Savaşı'nın amacını, gerekçesini ve yöntemini açıklayan ilk belgedir. - Türk ulusunun bağımsızlığını ve egemenliğini kazanması, mücadeleye katılması için yapılan çağrıdır. - Kurtuluş Savaşı'nı fiilen başlatan gelişmedir. - Ulusal egemenliğe dayanan yeni bir devlet kurma hedefini ifa eden yanıyla da ihtilalci niteliğe sahip olan belgedir. - Istanbuk Hükümeti'nin Mustafa Kemal'i 9. Ordu Müfettişliği görevinden almasına Mustafa Kemal'in de istifa ederek Osmanlı Devleti ile tüm resmi bağlarını koparmasına yol açan gelişmedir. ERZURUM KONGRESI 23 Temmuz- 7 Ağustos 1919 Bölgelerinde Ermeni ve Rum Pontus devletleri kurdurulmak istenen Şark Vilayetleri Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ile Trabzon Müdafaa-i Hukuk Cemiyetinin ortak çabalarıyla toplanan kongredir. Kongereye sadece doğu illerinin temsilcileri katıldığı için şeklen de gündemi sadece doğu illerinin sorunları ve çözümleri olduğu için toplanış amacı açısındanda bölgesel bir kongredir. Alınan kararların ulusal nitelikli olmasında Mustafa Kemal'in kongreye katılması, kongrenin başkanlığını yapması belirleyici rol oynamıştır. Erzurum Kongresi Kararları 1. Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz. Kurtuluş Savaşı'nın örgütlenme sürecinde ulusal sınırlara ve bu sınırlardan ödün verilmeyeceğine ilk karardır. Bu karar aynı zamanda topraklarımız üzerinde azınlıklara devlet kurdurtmayacağımızında ifadesidir. 2. Her türlü yabancı işgal ve mücadeleye karşı Osmanlı Hükümeti'nin iş yapamaz duruma gelmesi halinde, millet topyekün olarak kendisini savunacak ve direnecektir. 3. Vatanını korumayı ve istiklali elde etmeyi Istanbul Hükümeti sağlayamadığı taktirde bu gayeyi gerçekleştirmek için geçici bir hükümet kurulacaktır. Bu hükümet üyeleri, milli kongre tarafından seçilecektir. Sivas Kongresi toplanamaz veya hükümeti oluşturamazsa bu sorumluluğu temsil Heyeti üstlenecektir. Ilk Temsil Heyeti bu kongrede Mustafa Kemal'in başkanlığında oluşturuldu. Kurul, doğu illerini temsille yetkilendirdi!!! 4. Kuvayımilliye'yi etkili kılmak ve milli iradeyi hakim kılmak esastır. Bu karar, Erzurum Kongresi'nde de ihtilalci nitelik kazanmıştır. Milli egemenliğe dayanan yeni bir devlet kurulmasının da hedeflendiğinin göstergesidir!!! 5. Hristiyan azınlıklara, siyasi egemenliğimizi ve sosyal dengemizi bozacak ayrıcalıklar verilemez. Topraklarımızda Ermenilere verumlara devlet kurdurtmayacağımızın, Itilaf Devletlerinin bu doğrultudaki politikalarını kabullenmeyeceğimizin ifadesidir.!!! 6. Manda ve himaye kabul olunamaz. Manda ve himaye, başka bir devletin güdümünde yaşamayı dayatan ve bu yanıyla bağımsızlığımızla çelişen bir politikadır. Padişah ve çevresinin devletin devamlılığı için tek çözüm olarak gösterdikleri bu politikanın reddedilmesi kongreye katılanların tam bağımsızlıktan yana olduklarının göstergesidir.!!! 7. Milli Meclisin derhal toplanmasını ve hükümet işlerinin meclis tarafından kontrol edilmesini sağlamak için çalışacaktır. Bu madde, Osmanlı Hükümeti'nin yeniden açılmasını istenen ve halkın temsilcilerinde oluşan Meclis-i Mebusan tarafından denetlenmesini sağlamaya, işgalci güçlere karşı izlediği iş birlikçi politikaları engellemeye yöneliktir!!! Erzurum Kongresi'nin Önemi - Kurtuluş Savaşı programının Misakimilli kararlarının temellerinin atıldığı kongredir. - Sivas Kongresi ve Misakımilli kararlarını doğrudan etkileyen kongredir. - Kurtuluş Savaşı'nın temel hedefleri olan tam bağımsızlık ve milli egemenlik politikalarının oluşturulduğu kongredir. SIVAS KONGRESI 4-11 Eylül 1919 Toplanma çağrısı Mustafa Kemal tarafından Amasya Genelgesi ilen yapılan kongre, toplanış amacı, şekli ve aldığı kararlar açısından ulusal bir kongredir. Osmanlı Hükümeti'nin kongrenin toplanmasını engellemek amacıyla düzenlediği Ali Galip Baskını başta olmak üzere tüm engelleme girişimleri boşa çıkarılarak toplanan kongrede, muhalif delegelere rağmen Mustafa Kemal kongre başkanlığına seçilerek Milli Mücadele'deki önderliğini kesinleştirdi. Bazu delegelerin yeniden gündeme getirdikleri mandater rejim kesin olarak reddedildi. Sivas Kongresi Kararları 1. Erzurum Kongresi'nde alınan ulusal nitelikli kararların tümü bu kongrede de onaylandı. Bu kararların yasallığı daha da pekiştirilmiş oldu. 2. Yararlı cemiyetler Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında birleştirildi. Bu kararla bölgesel kurtuluş amacıyla kurulan bu cemiyetler birleştirilerek örgütlenme biçimlerine de ulusal nitelik kazandırılmış oldu. Kurtuluş Savaşı'nın tek merkezden yönetilmesi doğrultusunda da öenmli bir adım daha atılmış oldu!!! 3. Mustafa Kemal'in başkanlığında yeni bir Temsil Heyeti oluşturuldu. Bu heyete tüm ulusu temsil yetkisi verildi. Oluşturulan Temsil Heyeti ile Milli Mücadele'yi TBMM açılıncaya kadar tek merkezden yönetecek, hükümet gibi çalışacak bir yürütme organı kurulmuş oldu!!! 4. Irade-i Milliye adıyla bir gazetenin çıkarılması kararlaştırıldı. Bir gazetenin çıkarılmak istenmesinin gerekçeleri, hem ulusal bilinci geliştirmek hem de gazeteyi bir örgütlenme aracı olarak kullanıp işgal karşıtı tepki ve çabaların birleştirilmesinde yararlanabilmektir!!! Temsil Heyetinin Aldığı Önemli Kararlar - Temsil Heyeti, Ali Fuat Cebesoy'u Batı Cephesi Genel Kuvayımilliye Komutanlığına atadı. - Temsil Heyetinin aldığı bir başka karar da Milli Mücadele'ye düşmanca tutum alan Damat Ferit Hükümeti görevden alınıncaya kadar Istanbul Hükümetiyle ilişkilerin kesilmesiydi. Temsil Heyeti aldığı bu kararla yürütme yetkisini hükümetler tarafından kullanılan ilk kez kullanmış oldu!!! Bu atama ile Temsil Heyeti Kuvayımilliyeler arasında da ilk kez emir komuta ilişkisi kurulmaya çalışıldı!!! Sivas Kongresi başta olmak üzere yapılan kongrelere müdahale edemeyen Damat Ferit Hükümeti, Padişah Vahdettin tarafından görevden alındı. Yerine Ali Rıza Paşa Hükümeti kuruldu. Bu gelişme ile Temsil Heyeti, Istanbul Hükümeti karşısında ilk siyasi başarısını kazanmış oldu!!! Sivas Kongresi'nin Önemi - Ulusal güçler birleştirildi. - Milli Mücadele'nin yürütme organı olan Temsil Heyeti oluşturuldu. - Meclis-i Mebusan ve TBMM'nin açılmasına ilişkin süreç hızlandı. - Manda ve himaye politikası kesin olarak reddedildi. - Mustafa Kema'in Milli Mücadele'deki önderliği kesinleşti. 1919 yılında ülkenin çeşitli yerlerinde yöresel nitelikli pek çok kongre toplandı. Bunlardan Balıkesir ve Alaşehir kongrelerinin özel bir önemi vardır. Bu iki kongre Kurtuluş Savaşı'nda açtığımız ilk cephe olan Batı Cephesi'nin örgütlenmesinde belirleyici rol oynayarak Milli Mücadele'ye büyük katkıda bulundu!!! AMASYA GÖRÜŞMESI VE PROTOKOLÜ 20 Ekim 1919 Damat Ferit Hükümeti'nin görevden alınması üzerine kurulan Ali Rıza Paşa Hükümeti'nin görevlendirdiği Bahriya Nazırı Sait Paşa ile Mustafa Kemal'in başkanlığındaki Temsil Heyeti arasında Amasya'da gerçekleştirilen görüşmedir. Bu görüşmelerin sonucunda, üzerinde uzlaşılan kararları içeren bir protokolde imzalandı. Alınan kararları içeren birr protokol imzalanması Mustafa Kemal'in Amasya Görüşmesi ve alınan kararlara resmiyet kazandırmak istemesinin sonucudur. Amasya Protkolünde Yer Alan Kararlar 1. Istanbul Hükümeti kongre kararlarını ve Temsil Heyetini tanıyacak. 2. Temsil Heyeti'nin bilgisi ve onayı dışında Itilaf Devletleriyle görüşülmeyecek, anlaşma imzalanmayacak. Bu maddenin Osmanlı Hükümetini, Temsil Heyeti'nin siyasi iradesine bağlayacak olması, Ali Rıza Paşa Hükümeti'nin başta bu karar olmak üzere pek çok kararı onaylamamasının nedeni olmuştur!!! 3. Meclis-i Mebusan Anadolu'nun güvenli bir yerinde toplanacak. Temsil Heyeti'nin, Meclisi Mebusan Anadolu'da güvenli bir ilde toplanmasını önermesinin nedeni Meclis-i Mebusan'ı işgalci güçlerin baskısından uzak tutmak ve özgürce kararlar almasını sağlamaktı!!! 4. Milletvekilliği seçimleri güven içinde yapılacak. Bundan da Osmanlı Hükümeti sorumlu olacak. 5. Istanbul Hükümeti işgallere tepki gösterecek. 6. Milli Mücadele karşıtı yayın yapan gazete ve dergilerin basılması ve dağıtılması engelleyecek. Amasya Görüşmesi ve Protokolün Önemi - Istanbul Hükümeti, Temsil Heyeti'nin siyasi varlığını resmen tanımış oldu. - Temsil Heyeti'nin konumu güçlendi. Halk üzerindeki otoritesi arttı. - Erzurum Kongresi'nden itibaren gündeme getirilen Meclis-i Mebusan'ın Yeniden açılmasının zemini oluşturuldu. Amasya Protokülünde yer alan bu kararlardan sadece Meclis-i Mebusan'ın yeniden açılmasını ilişkin karar, Ali Rıza Hükümetince onaylandı Istanbul'da toplanması değişikliği yapılarak!!! Meclis-i Mebusan'ın milletvekillerini belirleme için yapılan seçimlere Itilaf Devletlerince müdahale edilmedi. Bunun temel nedeni kendi denetimleri altında bulunan Istanbul'da toplanacak Meclis-i Mebusan'da, Itilaf Devletlerinin çıkarlarına ters düşecek kararlar alınamayacağına inanmalarıdır. Itilaf Devletlerinin bu tutumu Mustafa Kemal başta olmak üzere Milli Mücadele yanlısı pek çok kişinin milletvekili seçilmesini kolaylaştırmıştır. Temsil Heyeti'nin Ankara Taşınması 27 Aralık 1919 Istanbul Hükümeti'nin Meclis-i Mebusanın Istanbul'da toplanacağını kararlaştırması üzerine Temsil Heyetinin Ankara'ya taşınması kararlaştırıldı. Ankara'nın; - Isyanbul'a daha yakın olması, - Ulaşım ve haberleşme açısından daha geniş olanaklara sahip olması, - Çarpışmaların başladığı Batı Cephanesi'ne yakın olması, - Halkının Milli Mücadele'yi desteklemesi, - Güvenli bir kent olması, özelliklerinin bulunması Temsil Heyetinin yeni çalışma merkezi olarak burayı seçmesinin başlıca nedenleridir. Kendisi de Erzurum milletvekili seçilen Mustafa Kemal, Milli Mücadele yanlısı bir grup milletvekili ile Ankara'da bir araya gelerek hakkında tutuklama kararı olduğu için katılmayacağı Meclis-i Mebusan izlenecek politikaları belirledi. Bu kararların en önemlisi Misakımilli kararlarının Meclis-i Mebusan'da onaylatılmasıydı!!! SON OSMANLI MECLIS-I MEBUSAN'IN TOPLANMASI VE MISAKIMILLI KARARLARININ KABUL EDILMESI Meclis-i Mebusan çalışmalarına 12 Ocak 1920'de başladı. 28 Ocak 1920'deki oturuma Felah-ı Vatan grubunun önerisiyle Misakımilli kararları onaylandı. MISAKIMILLI KARARLARI 28 Ocak 1920 1. Mondros Ateşkes Anlaşması'nın imzalandığı gün işgal edilmemiş, çoğunluğunu Türklerin oluşturduğunu topraklar bir bütündür, bölünemez. Bu kararla ulusal sınırlarımız kesin olarak tanımlanmış oldu!!! 2. Kars, Ardahan, Batum ile Batı Trakya'nın geleceği halk oylaması ile belirlenmelidir. Adı geçen bölgelerde nüfus çoğunluğunun Türklerde olması nedeniyle yapılan bu öneri, sorunları barışçıl yöntemlerle çözmek istediğimiz mesajını vermeye yönelikti!!! 3. Ülkemizdeki azınlıklara diğer ülkelerdeki Müslümanlara verilen haklar kadar hak verilecektir. Bu madde ile Batılı devletlerin azınlık haklarını gerekçe göstererek iç işlerimize müdahale etmeleri önlenmeye çalışılıyordu!!! 4. Milli ve iktisadi gelişmemizi engelleyen her türlü siyasi, hukuki ve ekonomik sınırlamalar kaldırılmalıdır. Kapitülasyonların kaldırılmasının Itilaf Devletleriyle imzalanması gündemde olan barış antlaşmasının gündemde olan temel koşullarından biri olduğu ilk kez Misakımilli kararlarında yer aldı!!! 5. Istanbul, Boğazlar ve tüm topraklarımızdaki işgal tehditleri derhal sonlandırılmalıdır. 6. Bu hükümlerin kabul edilmesi koşuluyla Meclisimiz, Boğazların tüm devletlerin ticaret gemilerine açılmasını ve Osmanlı Devleti'nin borçlarının ödenmesini garanti eder. Misakımilli Kararlarının Önemi - Kurtuluş Savaşı'nın programının kesinleşmiş ifadesidir. - Genelgeler ve kongreler sürecinde milli bağımsızlıkla ilgili alınan kararların daha da genişletilerek ülkenin en yasal organında onaylanmasıdır. - Bugünkü ulusal sınırlarımızı büyük oranda çizen ve dış politikamızın ana ilkelerini oluşturan kararlardır. - TBMM'nin açılması sürecini hızlandıran gelişmedir. ISTANBUL'UN RESMEN IŞGAL EDILMESI 16 Mart 1920 Meclis-i Mebusan'da Misakımilli kararlarının kabul edildiğini öğrenen Itilaf Devletleri kararları geri alınması için Meclis-i Mebusan'a baskı yaptılar. Meclis-i Mebusan'ı basarak milletvekillerinin bir bölümünü tutuklayıp Malta Adası'na sürdüler. Mecli-i Mebusan'ın tüm baskılara rağmen kararları geri almaması üzerine 16 Mart 1920'de Istanbul'u resmen işgal ettiler. Padişah Vahdettin, 11 Nisan 1920'de Meclis-i Mebusan'ı bir daha açılmamak üzere kapattı. - Misakımilli kararlarının Meclis-i Mebusan'da kabul edilmesinin yol açtığı en önemli sonuç Itilaf Devletlerinin Istanbul'u resmen işgal etmeleridir. - Itilaf Devletlerinin Meclis-i Mebusan'ı basmaları ve bazı milletvekillerini tutuklamaları ulusal iradeyi yok etmeye yönelik bir girişimdir. - Istanbul'un resmen işgal edilmesi, Mustafa Kemal'in Amasya Protokolünde de yer almasını sağladığı Meclis-i Mebusan Anadolu'da toplanmalıdır. Politikasını doğrularken onun ileri görüşlülüğü de bir kez daha kanıtlanmış oldu. Istanbul'un resmen işgal edilmesi Mustafa Kemal'e Anadolu'ya geçerken hedeflediği ulusal egemenliğe dayanan yeni bir meclis açmasının haklı zeminini de oluşturmuştur. ISTANBUL'UN IŞGALINE TEPKILER - Mustafa Kemal'in başkanlığındaki Temsil Heyeti, pek çok devlete işgali kınayan telgraflar gönderdi. - Temsil Heyeti, Ankara'da toplanacak olan millet meclisi için ülke genelinde seçimler yapılmasını, seçilecek milletvekillerinin de en kısa sürede Ankara'ya gönderilmesini kararlaştırdı. - Son Osmanlı Meclis-i Mebusan'ında görev yapan milletvekillerinin de yeniden seçilme şartı aranmaksızın Ankara açılacak meclise katılabileceklerine karar verdi. Temsil Heyeti'nin bu kararı kısa bir süre önce Meclis-i Mebusan üyelerini seçen halkın iradesine saygı gösterdiğinin kanıtıdır. Ayrıca bu milletvekillerine yeniden seçilme şartı dayatılmasının ulusal birliğe zarar verebileceğinin de dikkate alındığının göstergesidir!!! TÜRKIYE BÜYÜK MILLET MECLISININ AÇILMASI 23 Nisan 1920 - Istanbul'un işgali ve Mebuslar Meclisi'nin kapatılması üzerine Mustafa Kemal, Temsil Heyeti adına yayımladığı bir emirle, Ankara'da olağanüstü yetkilere sahip bir meclisin toplanacağını duyurdu. Seçimler yapıldı. Seçilen milletvekilleri ile Istanbul'dan kaçabilen milletvekilleri Ankara'da toplandı ve TBMM açıldı. .Böylece millet egemenliğine dayanan yeni Türk Devletinin temelleri atılmış oldu. - ** Yönetimde millet söz sahibi olduğu için devletin adı da "Cumhuriyet" olmalıydı. Fakat kurtuluş savaşımız devam ediyordu. Cumhuriyetin önemini kavrayamayanlar, toplumda huzursuzluğa sebep olabilirdi. Bu sebeple Cumhuriyet adının verilmesi daha sonraya bırakıldı. -TBMM'nin açılışından bir gün sonra meclis başkanlığına seçilen Mustafa Kemal, durumu Avrupa Devletlerine bildirdi, Istanbul Hükümeti ile yaptıkları ve yapacakları antlaşmaların TBMM tarafından tanınmayacağını duyurdu. - 3 Mayıs 1920 de TBMM Hükümeti kuruldu. - 20 Ocak 1921 de ilk Anayasa Teşkilat- Esasiye hazırlandı. - Anayasanın ilk maddesi Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Diyerek egemenliği halka vermiştir. - Ilk mecliste Tesanüt Grubu, Halk Zümresi ve Islahat Grubu, Istiklâl Grubu, Müdafaa-i Hukuk Grubu M. Kemal kurdu olarak dört grup vardı. Ilk TBMM'nin Özellikleri - Güçler birliği ilkesi benimsenmiştir.yasama, yürütme, yargı güçlerinin mecliste toplanmasıBöylece çabuk ve uygulanabilir kararların alınması sağlanmıştır.Çünkü o sırada ülkemiz işgal altındaydı. - Egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğu ve meclisin üstünde bir gücün olmadığı belirtilmiştir. - Meclisin başkanı aynı zamanda hükümetinde başkanıdır. - Partileşme yoktur, gruplaşma vardır. *** Padişahlık hemen ret edilmedi. Çünkü padişah yanlılarının tepkisini çekerek iç sorun yaşamak ve bölünmeler olsun istenmiyordu. * Kurucu meclis niteliğindedir. * Meclis Hükümeti sistemini benimsedi. Bakanların meclis tarafında seçildiği sistemdir. Cumhuriyetin ilanı ile şimdiki sistem olan Kabine Sistemine geçilecektir HIYANET-I VATANIYE YASASI TBMM, açılışından birkaç gün sonra 29 Nisan 1920'de otoritesini güçlendirmek, aldığı kararlarla uyulmasını sağlamak, ayaklanmaları önlemek vr askerden kaçışları engellemek amacıyla Hıyanet-i Vataniye Yasası'nı kabul etti. Bu yasa ile TBMM'nin varlığını sözde dahi inkar edenler vatan haini olarak tanımlanmaktaydı. Istiklal Mahkemelerinin Kurulması TBMM, Hıyanet-i Vataniye Yasası'nı çiğeneyenleri yargılamak amacıyla 18 Eylül 1920'de çıkardığı yasa ile Istiklal Mahkemelerini kurdu. Bu mahkemeler olağanüstü koşulların olağanüstü yetkilerine sahip mahkemelerdi. Hakimleri, milletvekilleri arasından seçiliyordu. Istiklal Mahkemeleri, yargı yetkisinin de TBMM tarafından kullanıldığının göstergesidir. Bu mahkemelerin kurulmasıyla güçler birliği ilkesi daha da pekiştirilmiş oldu!!! TÜRKIYE BÜYÜK MILLET MECLISI'NE AYAKLANMALAR Bu sıralarda Damat Ferit Paşa yeniden sadrazam olmuştu. TBMM'nin açılmasını istemiyordu. Mustafa Kemal ve arkadaşlarının yürüttükleri mücadelenin yanlış olduğunu savunuyordu. Mustafa Kemal hakkında idam kararı çıkardılar. Şeyhülislam fetva yayınladı. Halkın dini duyguları istismar edilerek bir takım isyanlar çıkartıldı. Bu ayaklanmaları işgalci devletler de destekledi. Amaçları TBMM'yi ortadan kaldırmaktı. 1- Istanbul Hükümetinin Çıkarttığı Ayaklanmalar a Ahmet Aznavur Ayaklanması b Kuva- yi inzibatiye Halife Ordusu Kuvay-i Milliye'yi dağıtmak için Damat Ferit Paşa kurdu. Bu ordu, Kuvay-i Milliye birliklerine saldırdı ise de püskürtüldü. 2- Istanbul Hükümeti Ile Işgalci Güçlerin Birlikte Çıkarttığı Ayaklanmalar a Bolu, Düzce, Hendek, Adapazarı ayaklanması b Konya ayaklanması Delibaş c Afyon ayaklanması Çopur Musa d Milli aşireti ayaklanması Urfa e Yozgat ayaklanması 3- Azınlıkların Çıkarttığı Ayaklanmalar a Pontus Rum Ayaklanması b Ermeni intikamcıları 4- Kuvay-i Milliye Yanlısı Olup, Sonradan Ayaklananlar a Çerkez Ethem ayaklanması Yunanlılara sığındı. I. Inönü Savaşında isyan bastırıldı. b Demirci Mehmet Efe ayaklanması ** Kuva-yi Milliyetiler düzenli orduya girmemek için ayaklandı. TBMM'nin Bu Ayaklanmaları Önlemek Için Aldığı Önlemler -Hıyanet-i Vataniye kanunu çıkarıldı ve Istiklâl Mahkemeleri kuruldu. - Istanbul Hükümeti ile haberleşmeler kesildi. - TBMM'ye karşı çıkanlar cezalandırıldı ve TBMM'nin otoritesi sağlandı. - Şeyhülislamın fetvasına karşı Ankara Müftüsü tarafından fetva yayın¬landı. ** Kuvay ı Milliye Birliklerinin bu isyanların bastırılmasında büyük faydaları oldu. Bu ayaklanmalar, boş yere insan ve malzeme kaybına, düşmanın ülkeden atılmasının gecikmesine neden oldu. TBMM aldığı önlemlerle Kuvayımilliye birlikleri ve ardından kurulan düzenli oldu ile Anadolu halkının büyük bir bölümünün desteklemediği bu ayaklanmaları bastırdı. TBMM'nin Ayaklanmalara Karşı Aldığı Önlemler - Istanbul ile tüm ilişkiler kesildi. - Hıyanet-i Vataniye Yasası çıkarıldı. - Istiklal Mahkemeleri kuruldu. - Istanbul'dan Ankara'ya geçişi sağlayan demir yollarının bir bölümü imha edildi. - Ankara Müftüsü Rıfat Börekçi'den Ulusal Mücadele'nin haklılığını içeren fetva alınarak halka dağıtıldı. SEVR ANTLAŞMASI 10 Ağustos 1920 Birinci Dünya Savaşı sonrası imzalanması gereken barış antlaşmalarının koşullarını belirlemek amacıyla Paris Barış Konreransı toplandı. Bu konferansta Itilaf Devletleri, Osmanlı Devletleri'nin topraklarını paylaşma konusunda anlaşamadılar. TBMM'nin açılış hazırlıklarının yapıldığı günlerde Itilaf Devletleriyle Osmanlı Devleti'nin Temsilcileri, imzalanması Paris Barış Konferansı sonrasına ertelenen barış antlaşmasını imzalamak için önce Italya'nın San Remo kentinde bir araya geldiler. Itilaf Devletlerinin dayttığı koşullar Tevfik Paşa tarınfan kabul edilmeyince San Remo Konferansı, sonuç alınamadan dağıldı. Antlaşma koşullarını zorla kabul ettirmek isteyen Yunan ve Ingiliz birlikleri saldırıya geçtiler. Düşmanların ilerleyişinin durdurulmaması üzerine Padişah Vahdettin Saltanat Şurasını topladı. Saltanat Şurası Korgeneral Rıza Paşa'nın dışandaki herkes antlaşma şartlarının kabul edilmesine karar verdi. Paris'e gönderilen heyet 10 Ağustos 1922'de Sevr Antlaşması'nı imzaladı. Sevr Antlaşması'nın Hükümleri - Istanbul, Osmanlı Hükümeti'nin başkenti olarak kalacak, ancak Türkler antlaşma koşullarına uymaz, azınlık haklarını gözetmezse Türklerden alınacaktı. - Bütün devletlerin gemilerine açık bulunduralacak olan boğazlar Uluslar arası Boğazlar Komisyonuunca yönetilecekti. - Doğu'da Ermeni ve Kürt devletleri kurulacaktı. - Izmir dahil Ege Bölgesi ile Trahya'nın büyük bir bölümü Yunanistan'a; Antalya ve Konya'yı kapsayan Iç Batı Anadolu Italyanlara; Adana, Malatya, Sivas'ı kapsayan bölge ile Suriye Fransızlara; Arabistan ve Irak Ingilizlere verilecekti. - Osmanlı Devleti'nde zorunlu askerlik kaldırılacak, ağır silahlar bulunduramayacak olan ordunun asker sayısı da elli bin yedi yüz ile sınırlandırılacak. - Kapitülasyonlardan tüm Itilaf Devletleri ve onların vatandaşlığına geçen herkes yararlanacaktı. Sevr Anlaşması; - Türkleri tarihten silmeye yönelik bir antlaşmaydı. - TBMM'nin açılmasına tepki nitelğindeydi. - Osmanlı parlementosunda görüşülüp onaylanmadığı için hukuki geçerliliği olmayan bir antlaşmaydı. Kanun-i Esasiye'ye göre uuslar arası bir antlaşmanın yürürlüğe girebilmesi için Meclis-i Mebusan'dan onaylanması gerekiyordu. Sevr Antlaşması'nın imzalandığı tarihte Osmanlı parlementosu kapalıydı!!! - Türk halkının Osmanlı Hükümeti'nin teslimiyetçi, vatana ihanet niteliğindeki politikalarını daha net görmesini ve TBMM'nin çevresinde bütünleşmesini hızlandıran bir antlaşmaydı. - TBMM'nin Kurtuluş Savaşı'nı zaferle sonuçlandırmasından dolayı uygulanması engellenen antlaşmaydı. - Birinci Dünya Savaşı sürecine ilişkin imzalanan barış antlaşmaları içinde uygulanmayan tek antlaşmadır. Misakımilli kararlarını kabul eden ve tüm baskılara rağmen kararları geri almayan Osmanlı Meclis-i Mebusan açık olsaydı dahi bir tutsaklık veya yok oluş özelliklerine sahip olan Sevr Antlaşması'nı onaylamacağını kanıtlamıştı!!! TBMM'nin Sevr Anlaşması'na Tepkisi Osmanlı Hükümeti'nin yapacağı tüm işleri geçersiz saydığını, imzalayacağı herhangi bir antlaşmayı da tanımayacağını açıklayan TBMM, Sevr'i tanımadığını ve koşullarına'da uymayacağını da ilan etti. Türk milletine yaşama hakkı tanımayan, Türk vatanının parçalanmasını hedefleyen bu antlaşmayı imzalayan ve onaylayanların vatan haini sayılmalarını, vatandaşlıktan çıkarılmalarını kararlaştırdı. Sevr Anlaşması'nın Padişah Vahdettin tarafından onaylanması Türk halkının Osmanlı Hükümeti'nin işbirlikçi ve teslimiyetçi politikalarını daha net bir şekilde görmelerini sağladı. Bu da halkın padişah ve Osmanlı Hükümeti'nin etkisinden kurtulmasını ve TBMM'nin etrafından bütünleşmesini hızlandırdı. Ayrıca Sevr Antlaşması, Türk halkının ulusal kurtuluş için silahlı mücadeleden başka bir seçenek olmadığı gerçeğini görmesinde de etkili oldu.
İnkılap Tarihi Dersi 1. Ünite Ders Notları 12. Sınıf İnkılap Tarihi Dersi ile alakalı hazırladığımız ders notlarının ilki olan İnkılap Tarihi Dersi 1. Ünite Ders Notları sayfamızda 20. yy Başlarında Osmanlı devleti ve dünya ders notlarını ekliyoruz. 20. yy Başlarında Osmanlı devleti ve dünya ders notları kısa özet şeklinde verdiğimiz bu notlar son derece işinize yarayacaktır. 20. yy Başlarında Osmanlı devleti ve dünya Konu tarama testlerini ve 20. yy Başlarında Osmanlı devleti ve dünya kitap cevapları için ilgili makalelere tıklayabilirsiniz. Ayrıca ihtiyacınız olan ders Notu başka Üniteye ait ise buradan genel kategoriye göz atabilirsiniz. MUSTAFA KEMAL’İN HAYATI -Mustafa Kemal, 1881’de Selanik’te doğdu. -Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım’dır. -Anne tarafından dedesi Feyzullah Ağa, Karaman’dan Rumeli’ye gelen Konyar yörüklerindendir. -Baba tarafından dedesi Hafız Ahmet Efendi ise, 15. yüzyıllarda Anadolu’dan Makedonya’ya yerleştirilmiş Kocacık yörüklerindendir. -Milis subaylığı, Vakıflar İdaresi’nde kâtiplik ve kereste ticareti yapan Ali Rıza Efendi, 1871 yılında Zübeyde Hanım’la evlendi. -Bu evlilikten Fatma, Ömer, Naciye, Ahmet ve Makbule adlarını verdikleri çocukları dünyaya gelir. -Makbule dışındakiler, küçük yaşlarda vefat ederler. Mustafa Kemal ve Selanik -Mustafa Kemal’in doğduğu ve 1896 yılına kadar kaldığı Selanik, çok farklı etnik unsuru ve dini bir arada barındıran bir şehirdi. -Selanik’in bir ticaret kenti olması, Avrupa’da gelişmelerin takip edilmesini kolaylaştırıyordu. -Ancak kültürel açıdan fayda sağlayan bu özellik, siyasi açıdan sıkıntılara sebep oluyordu. -Milliyetçilik isyanlarının devam ettiği yıllarda 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı çıkmıştı. -Savaş sonrası imzalanan Berlin Antlaşması ile Sırbistan, Karadağ ve Romanya bağımsız oldu. -Berlin Antlaşması’nda alınan bir karar da Makedonya’da ıslahat yapılmasıydı. -Zamanla yapılan ıslahatları yeterli bulmayan Avrupalı Devletler, bir taraftan Osmanlı Devleti’ne baskı uygularken diğer taraftan da isyan hareketlerini destekliyorlardı. -Mustafa Kemal, Selanik’te farklı kültürleri tanımış, Osmanlı Devleti’nin sorunlarının konuşulup tartışıldığı, yeni fikir ve düşüncelerin oluştuğu bir ortamda yetişme imkânı bulmuştur. Mahalle Mektebi – Şemsi Efendi İlkokulu -Küçük Mustafa, öğrenim çağına gelince Hafız Mehmet Efendi’nin mahalle mektebinde öğrenime başladı, sonra babasının isteğiyle Şemsi Efendi Mektebi’ne geçti. -Mustafa Kemal, Şemsi Efendi Okulu’nda eğitim hayatına devam ederken babası Ali Rıza Bey vefat etti. -Ekonomik sıkıntılar yaşayan Zübeyde Hanım, Langaza’da yaşayan ağabeyi Hüseyin Ağa’nın yanına gitti. -Ancak Zübeyde Hanım, oğlunun öğreniminin yarıda kalmasına üzülüyordu. Selanik Askerî Rüştiyesi -Zübeyde Hanım, Mustafa Kemal’i eğitim için Selanik’e teyzesinin yanına gönderdi. -Mustafa Kemal, Selânik Mülkiye Rüştiyesi’ne kaydoldu. -Ancak kısa bir süre sonra bu okuldan ayrıldı. -Onun isteği, askerî bir okula gitmekti. -1893 yılında Askeri Rüştiye’ye girdi. -Bu okuldaki Matematik öğretmeni Mustafa Bey adına “Kemal” i ilave etti. Manastır Askerî İdâdisi -Mustafa Kemal, Askeri Rüştiyeyi 1895 yılında bitirdikten sonra, Manastır’daki Askeri İdadi’ye girdi. -Çok kültürlü yapısıyla dikkat çeken Manastır, Osmanlı Devleti’nin batıya açılan önemli şehirlerindendi. -3. Ordu’nun merkezinin burası olması, şehrin gelişmesine de katkı sağlamıştı. -Manastır’ın bir özelliği de, II. Abdülhamit’e muhalif olanların güçlü olarak yaşadığı bir yerdi. -Pek çok meşrutiyet yanlısı Osmanlı subayı, İttihat ve Terakki’ye üye olmuşlardı. -Mustafa Kemal, 1898 yılında Manastır Askeri İdadi’sini bitirdi. Mustafa Kemal’in Fikir Hayatını Etkileyen Yabancı Düşünürler -Voltaire -Rousseau Mustafa Kemal’in Fikir Hayatını Etkileyen Yerli Düşünürler -Namık Kemal -Ziya Gökalp -Tevfik Fikret -Celal Nuri İstanbul Günleri – Harp Okulu -İstanbul, Osmanlı Devleti’nin başkenti ve batıya açılan yüzüydü. -Çok kültürlü bir şehir olan İstanbul, aynı zamanda muhaliflerin de merkezi durumundaydı. -Osmanlı Devleti’ni içinde bulunduğu kötü durumdan kurtarmak amacıyla -Askeri Tıbbiye’de okuyan bir grup genç, 1889’da İttihat ve Terakki Cemiyeti’ni kurdu. -Cemiyet, kısa sürede Harbiye’de ve diğer okullarda yayıldı. -Mustafa Kemal, bu muhalif hava içinde 1899’da İstanbul’a gelerek Harbiye’nin hazırlık sınıfına kaydoldu. -Bu dönemde yasak olduğu için gizlice okunan Namık Kemal şiirlerinden hürriyetçi fikirler edindi. Harp Akademisi – İstanbul -Mustafa Kemal, 1902 yılında teğmen rütbesiyle Harp Akademisi’ne başladı. -Akademi’de Fransızca dersleri aldı. -Yurtdışından Jön-Türk gazeteleri ve Fransızca gazeteler getirterek arkadaşlarının da okumasını sağlıyordu. -El yazısıyla gazete hazırladı ve bundan dolayı sözlü uyarı aldı. -11 Ocak 1905’te Kurmay Yüzbaşı rütbesiyle Harp Akademisi’ni bitirdi. BELLİ BAŞLI FAALİYETLERİ -Mustafa Kemal, Akademi’den mezun olduktan sonra Makedonya’da görev beklerken, Meşrutiyetçi fikirlerinden dolayı Şam’a gönderildi. -Mustafa Kemal, Şam’da 5. Ordu’da görev yaptı. -Arkadaşları ile Şam’da Vatan ve Hürriyet adında bir dernek kurdu. -Ancak Şam; Mustafa Kemal’in istediği siyasi ortama sahip değildi. -Arap kabileler arasında sürekli isyan vardı. -Osmanlı Devleti, bu isyanları bastırmada zorlanıyordu. -Bu sebeple; Mustafa Kemal, Osmanlıcılık fikrinin geçerliliğini kaybettiğini anladı. -Mustafa Kemal, düşüncelerini gerçekleştirme imkânı bulmayacağı için gizlice Şam’dan ayrılarak Makedonya’ya geçti. -Mustafa Kemal, Makedonya’da Vatan ve Hürriyet Cemiyeti’nin bir şubesini açtı. -Bir süre sonra tekrar Şam’a döndü. -1907’de Şam’daki stajını bitirip Kolağası rütbesiyle Makedonya’ya tayin edildi. -Mustafa Kemal, siyasi faaliyetlerini İttihat ve Terakki Cemiyeti’nde sürdürdü. -Fakat bir süre sonra İttihat ve Terakki Cemiyeti’yle fikir ayrılığı yaşadı. -Mustafa Kemal’e göre; İttihat ve Terakki, gizli bir cemiyet olmaktan çıkıp, partileşmeliydi. -Ordu, siyasetten arındırılmalıydı. -Bu görüşleri sebebiyle Mustafa Kemal, Trablusgarp’ta düzeni sağlama bahanesiyle Selanik’ten uzaklaştırıldı. -Trablusgarp’taki görevini başarıyla tamamlayan Mustafa Kemal, Selanik’e döndü. -1909’da 3. Ordu’nun Selanik Tümeni Kurmay Başkanlığına atandı. -19 Nisan 1909’da İstanbul’a giren Hareket Ordusu’nda Kurmay Başkanı olarak görev aldı. -1910 yılında Fransa’da düzenlenen Picardie Manevraları’na katılacak heyete seçildi. -Mustafa Kemal’in İttihat ve Terakki ile yaşadığı fikir ayrılığı onun 1913’te Sofya ataşemiliterliğine atanmasına neden oldu. -Bulgaristan’da Türklerin morallerini güçlendirmek, onların Osmanlı Devleti’ne bağlılıklarını daha da artırmak ve Bulgar ordunun durumunu incelemek için geziler yaptı. -Gittiği yerlerde coşkuyla karşılandı, toplantılara katıldı. -Mustafa Kemal, Sofya’dayken Birinci Dünya Savaşı başladı. XX. YÜZYIL BAŞLARINDA OSMANLI DEVLETİ YÜZYIL BAŞLARINDA OSMANLI DEVLETİ Siyasi Durum -Osmanlı Devleti XIX. yüzyıldan itibaren Fransız İhtilali ve Sanayi İnkılabı’nın etkisiyle yaşanan gelişmeler karşısında çok zor durumda kalmıştır. -Bir taraftan devletin sınırları içerisinde yer alan azınlıkların isyanları ,diğer taraftan da sömürgecilik rekabetinde olan Avrupalı devletlerin Osmanlı topraklarını işgale başlamaları toprak kayıplarını artırmıştır. II. Meşrutiyet’in İlanı – İttihat ve Terakki Cemiyeti ,Mason ve İtalyan Carbonari Karbonari teşkilatlarını örnek alarak kurulan bir Mekteb-i Tıbbiye öğrencileri tarafından Yeni Osmanlılar çizgisinde teşkilatlanan cemiyet cemiyet üyeleri karşıydı. -İttihat ve Terakki Cemiyeti Fransız İhtilali’nin düşüncelerini kendilerine örnek almıştı. -Meşrutiyet’i ilan edip Mebusan Meclisinin açılmasını sağlamak istiyorlardı. -İngiltere ve Rusya’nın Reval’de bir araya gelerek Makedonya ve Boğazlar konusunda yaptıkları görüşmeler, İttihat ve Terakki Cemiyeti üyelerini tedirgin etmişti. -Devleti dağılmaktan kurtarmak için bir an önce Meşrutiyet’in ilan edilmesi gerektiğini düşünen cemiyet üyeleri ayaklandılar -II. Abdülhamit yeniden Meşrutiyet’i ilan etti 23 Temmuz 1908 ve Kanun-ı Esasi 1876 Anayasası yeniden yürürlüğe girdi. -Bulgaristan’ın bağımsız olması 1908, -Bosna Hersek’in Avusturya tarafından işgal edilmesi 1908 – Girit’in Yunanistan’a katılması 1908 -II. Meşrutiyet Dönemi’nde İttihat ve Terakki Cemiyeti dışında; Osmanlı Ahrar Fırkası, İttihad-ı Muhammedi Fırkası, Fedakaran-ı Millet, Heyeti-i Müttefika-i Osmaniye Fırkası gibi birçok cemiyet kurularak ilk kez çok partili hayata da geçildi. -Bulgaristan’ın bağımsız olması 1908, Bosna Hersek’in Avusturya tarafından işgal edilmesi 1908 ve Girit’in Yunanistan’a katılmasıyla 1908 beraber yaşanan olumsuzluklar, iç politikadaki huzursuzluğu daha da artırdı. – Meşrutiyet yönetimine karşı olanlar tarafından 31 Mart Ayaklanması 13 Nisan 1909 çıkarıldı. — -Ayaklanma komutanlığını Mahmut Şevket Paşa’nın yaptığı kurmay başkanlığını Mustafa Kemal’in yaptığı Selanik’ten gelen Hareket Ordusu tarafından bastırıldı. – Bu olaydan sonra II. Abdülhamit tahttan indirildi ve yerine Mehmet Reşat V. Mehmet tahta çıkarıldı. -31 Mart Ayaklanması’nın bastırılmasından sonra İttihat ve Terakki Cemiyetinin ülke yönetimindeki etkisi daha da arttı. -Osmanlıcılık ve İslamcılık akımlarının sonuçsuz kaldığını gören İttihat ve Terakki Cemiyeti, Türkçülük politikasına ağırlık verdi. -II. Abdülhamit, 31 Mart olayı sonunda tahttan indirilince yerine ittihatçıların istediği Sultan V. Mehmet Reşat tahta çıktı. -Bu dönem ittiat ve Terakki Partisi’nin Osmanlı iç ve dış siyasetinde hakim olduğu dönem olarak bilinir. -Osmanlı Devleti’nin yıkılışında da bu dönemde yapılan savaşların etkisi büyük olmuştur. Trablusgarb Savaşı 1911-1912 -1870 yılında birliğini kuran İtalya, sömürge yarışından kopmamak gayesi ile, Kuzey Afrika’ya göz dikmişti. -Tunus ve Habeşistan bölgesinde umduğunu bulamayınca, Trablusgarb’a yönelmişti. -Batılı güçler İtalya’yı Almanya’ya karşı desteklemeleri ile teşvik ettiler. -Rusya ile İtalya arasında 1909’da Racconigi Anlaşması ile İtalya Trablusgarb’ın kendi topraklarına yakınlığı ve Osmanlı Devleti’nin de bu bölgeye ilgisizliği sonunda, Osmanlı Devletine gönderdiği bir nota ile Trablusgarb’daki İtalyan’lara bazı ayrıcalıklar istedi. İstekleri kabul edilmeyince 28 Eylül 1911’de İtalya Trablusgarb’ı işgal etti. Savaşın gelişimi İtalya Trablusgarb’ta Rusya’da Boğazlarda etkili olacaktı. Bunun etkisi ile Osmanlı Devleti Trablusgarb’ı yeterince savunamadı. M. Kemal, Feti Bey ve Enver Paşa Derne, Tobruk ve Bingazi’de başarılı mücadeleler yaptılar. -M. Kemal’in emperyalist devletlere karşı ilk mücadelesidir. – Bu gelişme üzerine İtalya 12 adaya saldırdı. Çanakkale Boğazı’nı ablukaya aldı. – Osmanlı Devleti bunun üzerine barış yapmak zorunda kaldı. Ouchy Uşi Antlaşması imzalandı 18 Ekim 1912. I. Balkan Savaşı 1912 -Osmanlı Devletini Balkanlardan atmak, Haçlı zihniyeti. -Rusya’nın Bulgaristan, Karadağ, Sırbistan ve Yunanistan ile Pansvalizm politikasını gerçekleştirme düşüncesi. -Ortadoksların birliği düşüncesi. -Milliyetçilik akımının etkisi. -Osmanlı Devleti’nin Trablusgarb’ta, İtalya’ya yenilmesi. -Balkan Devletleri’nin sınırlarını genişletme Balkan Savaşı ilk olarak 8 Ekim 1912 yılında Karadağ’ın Osmanlı Devletine savaş açması ile başladı. – Romanya savaşa katılmayan tek Balkan Devletidir. -Osmanlı Devleti-Karadağ, Bulgaristan, Sırbistan ve Yunanistan ile savaştı. -Osmanlı Devleti savaşa hazırlıksız yakalandı. -Bütün cephelerde yenildi. -En karlı çıkan devlet Bulgaristan oldu. -İçteki ittihatçı-itilafçı parti çekişmesi yenilginin asıl nedeni oldu. -Ordu siyasete karıştı. -Arnavutluk bağımsızlığını ilan etti. -Bulgarlar Çatalca’ya kadar ilerledi. -Osmanlı Devleti Ateşkes istedi. Londra Antlaşması 30 Mayıs 1913 Savaşını durduran antlaşmadır. Bu antlaşmaya göre; – Midye-Enez hattı batısındaki tüm Rumeli toprakları Balkan devletlerine bırakıldı. – Arnavutluk ve Ege adalarının durumunu Avrupa’nın büyük devletleri belirleyecek. – Selanik, Güney Makedonya ve Girit Yunanistan’a verilecek. – Bütün Trakya Kalava ve Dedeağaç dail Bulgaristana verilecek. – Makedonya Sırbistan’a verilecektir. II. Balkan Savaşı 1913 I. Balkan Savaşı sonunda Osmanlı Devletinden alınan toprakları paylaşmasında çıkan anlaşmazlık. Savaşın gelişimi -Sırbistan’ın Arnavutluğu alma isteği, -Makedonya’nın Bulgaristan’a bırakılması, Sırbistan ve Yunanistan’ın buna karşı çıkmaları, Romanya ve Karadağ’ın da yanlarında yer alması. -Bu kargaşadan faydalanan Osmanlı Devleti Edirne’yi Meriçe kadar ele geçirdi. -Bu savaşa I. Balkan Savaşına katılmayan Romanya da katıldı. -Balkan Devletleri kendi aralarında bu savaşın bitirilmesi için anlaşmaya vardılar. Bükreş Antlaşması 10 Ağustos 1913 Balkan Devletlerinin kendi aralarında yaptıkları bu antlaşma ile Bulgaristan; Romanya, Yunanistan ve Sırbistan’a bir kısım toprakları bıraktı. Balkan Devletleri ile Osmanlı Devleti arasında da ayrı ayrı antlaşmalar yapıldı. Antlaşması 29 Eylül 1913 -Bulgaristan ile Osmanlı Devleti arasında yapıldı. – Edirne, Kırlareli ve Dimetoko Osmanlılara bırakıldı. – Bulgaristan Türklere her türlü din, mezep ve ibadet hürriyeti verdi. – Meriç Nehri sınır kabul edildi. – Kavala ve Dedeağaç Bulgaristan’a kaldı. Atina Antlaşması 14 Kasım 1913 – Yunanistan ile Osmanlılar arasında yapıldı. – Adalar sorunu çözüldü. – Ege Adaları Yunanistan’a bırakıldı. II. İstanbul Antlaşması 13 mart 1914 -Sırbistan Osmanlı Devleti arasında yapıldı. Sırbistan’daki Türklerle ilgili düzenlemeler yapıldı. – Balkan Devletleri ile ayrı ayrı anlaşmalar yapıldı. – Balkanlarda Türk azınlıklarının hak ve hürriyetleri garanti altına alındı. – Balkanlarının siyasi haritasında önemli değişiklikler oldu. – Osmanlı Devltinin ordu yapısında önemli değişikliklere gidildi. – Osmanlı Devletinin çöküşü hızlandı. – Bulgaristan’ın Rusya ile arası açılmıştır. Balkan Savaşlarının Önemi – Balkan devletleri önemli amaçlarına ulaştılar. – Balkanlarda Osmanlı varlığı Meriç’in doğusu ile sınırlı kaldı. – Balkanlarda binlerce Türkün korumasız kalması ve Anadolu’ya göç hareketi başlattı. – Ege adaları elden çıktı. – Ege Denizi kontrolü Arnavutluk bağımsız oldu. – Ordunun siyasete karışmasının zararları açıkça görüldü. – Bugünkü Bulgaristan sınırı çizildi. – Osmanlıcılık fikri geçersiz hale geldi. – İttihat ve Terakki Partisi darbe yaptı. – I. Dünya Savaşı’nın Balkanlardaki zemini oluştu. -Osmanlı Devleti’ni dağılmaktan kurtarmak ve eski görkemli günlerine geri döndürmek amacıyla çeşitli fikirler ortaya atılmıştır. -Bu fikirlerin başlıcaları Osmanlıcılık, İslamcılık, Türkçülük ve Batıcılık olmuştur. -Osmanlıcılık akımı; dil, din ve etnik farklılıkları gözetmeksizin devletin sınırları içerisinde yaşayan bütün toplumları bir arada tutarak bir Osmanlı milleti yaratma amacını taşımaktaydı. -Osmanlıcılık, Balkan milletlerinin isyan edip Osmanlı Devleti’nden ayrılmasıyla geçerliliğini yitirmiştir. -İslamcılık ;hangi milletten olursa olsun bütün Müslümanları halifenin etrafında toplamayı amaçlar. -Araplar gibi Müslüman milletlerin bağımsız devlet kurmak istemeleriyle önemini kaybetmiştir. -Osmanlıcılık ve İslamcılık fikirlerinin devletin dağılmasını önlemek konusunda geçerliliğini yitirmesiyle Türkçülük fikri önem kazanmıştır. -Türkçülük ;Türkleri millî bir duygu etrafında birleştirmeyi amaçlamıştır. -Türkçülük fikri Millî Mücadele’nin başarıya ulaşmasındaki en önemli faktörlerdendir. -Batıcılık ise; Batı’nın siyasi, sosyal, ekonomik, kültürel görüşlerine uygun bir devlet anlayışını savunur. -Osmanlı Devleti’ni dağılmaktan kurtaramamıştır ama Batı’nın bilimsel ve teknik örnek alınması, Türkiye Cumhuriyeti’nin gelişmesinde önemli bir etken olmuştur 1. 2. 2. Sosyal Durum Balkan Savaşları sonrasında kaybedilen topraklarda büyük kitleler hâlinde Türkler bırakıldı. Bu topraklarda kalan Türkler, gördükleri baskılar karşısında Anadolu’ya göç etti Göçün yaratmış olduğu karmaşa da sosyal hayatı olumsuz etkiledi. 3. Ekonomik Durum -Avrupa devletleri Sanayi İnkılabı’yla beraber hızla ekonomik büyüme sağlarken Osmanlı Devleti kendi sanayileşmesini gerçekleştiremedi. – Avrupalı ülkelerin rekabetiyle açık pazar haline dönüştü. -1854 yılından sonra Osmanlı Devleti’nin mali sıkıntıları giderek arttı ve Kırım Savaşı’nda ilk kez dışarıdan borç alındı. Zamanla borç yükü arttı. -Osmanlı Devleti, aldığı borçların faizini bile ödeyemeyince iflas ettiğini açıkladı. – 20 Aralık 1881’de yayımlanan Muharrem Kararnamesi ile alacaklı olan devletler Düyûn-u Umumiye İdaresini Genel Borçlar İdaresi kurdular. Bu idarenin kurulmasıyla Osmanlı maliyesi alacaklı devletlerin denetimi altına girdi. Osmanlı Devleti ekonomik bağımsızlığını kaybetti I. DÜNYA SAVAŞI 1914-1918 Nedenleri 1. Avrupalı devletlerin sömürgecilik faaliyetleri, hammadde ve pazar rekabeti. 2. Almanya ve İtalya’nın sömürgeciliğe başlamaları. 3. İngiltere ve Fransa’nın, Almanya’ya karşı silahlanmaya başlaması. 4. Rusya’nın ideallerini gerçekleştirme isteği. 5. Balkanlar’da Slav – Germen çekişmesi. 6. Fransız İhtilali’nin doğurduğu milliyetçilik akımı. 7. Fransa’nın Alsace-Loraine’i Almanya’dan almak istemesi. 8. Avusturya-Macaristan prensinin Saraybosna’da bir Sırp milliyetçi tarafından öldürülmesi 28 Haziran 1914. Dünya Savaşı Öncesi Oluşan Bloklar İttifak Bağlaşma Bloğu Almanya Avusturya-Macaristan İmparatorluğu İtilaf AnlaşmaBloğu İtalya, İngiltere, Fransa, Rusya NOT İtalya, İttifak grubunda iken Antalya ve çevresinin kendisine bırakıldığı gizli Londra Antlaşması ile İtilaf Grubu’na geçmiştir. NOT 2 Bulgaristan Çanakkale Savaşı’ndan sonra İttifak Grubu’na katılmıştır. Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’na Girme Nedenleri 1. İttihatçıların Almanlara sempati duyması. 2. Alman desteği ile devletin kurtulacağına inanılması. 3. Osmanlı Devleti’nin Almanya ile gizli bir anlaşma yapması 2 Ağustos 1914. 4. Osmanlı Devleti’nin siyasi yalnızlıktan kurtulmak istemesi. 5. Osmanlı Devleti’nin, İngiltere ve Fransa’nın ekonomik baskılarından kurtulmak istenmesi. 6. Osmanlı Devleti’nin kaybettiği toprakları geri almak istemesi. 7. Osmanlı coğrafyasının jeopolitik önemi. Almanya’nın Osmanlı Devleti’ni Savaşı İçine Çekme Nedenleri 1. Almanya’nın halifelik makamını kullanarak İngiliz ve Fransız sömürgelerindeki Müslümanları ayaklandırmak istemesi. 2. Almanya’nın yeni cepheler açarak İtilaf devletlerinin kendi üzerindeki baskısını hafifletmek istemesi. 3. Almanların, İngilizler’in Osmanlı toprakları üzerinden geçen Uzak Doğu sömürge yollarını ele geçirmek istemesi. 4. Almanya’nın Musul-Kerkük petrollerinden yararlanmak istemesi. 5. Almanya’nın, İtilaf devletlerinin Boğazlar yoluyla Rusya’ya yardım göndermesini önlemek istemesi. 6. Almanların İngilizlerden kaçan Goben ve Breslav adlı gemileri Osmanlı Devleti’ne sığınmıştır. 7. Osmanlı, gemileri satın aldığını açıklamış ve gemilerin adlarını Yavuz ve Midilli olarak değiştirmiştir. 8. Bu gemiler, Rusya’nın Sivastopol ve Odesa limanlarını bombalamıştır. 9. Ruslar bunun üzerine Karadeniz sahillerine ve Doğu Anadolu’ya saldırmıştır. OSMANLI DEVLETİ’NİN SAVAŞI’NDA SAVAŞTIĞI CEPHELER Topraklarımızda Savaştığımız Cepheler Topraklarımız Dışında Savaştığımız Cepheler Kafkas Cephesi Kanal Cephesi Filistin-Suriye Cephesi Irak Cephesi Çanakkale Cephesi Hicaz-Yemen Cephesi Topraklarımız Dışında Savaştığımız Cepheler Makedonya Galiçya Cephesi Romanya Osmanlı devletinin 1. Dünya savaşında savaştığı cepheler Kafkas Cephesi Cephenin Açılma Nedenleri 1. İttihatçıların Orta Asya’daki Türkleri birleştirme ve Hindistan’a kadar toprakları genişletme isteği. 2. Almanların Bakû petrollerini ele geçirmek için Osmanlı’yı kışkırtması. 3. Rusların Doğu Anadolu’ya saldırmasıyla mücadele başlamıştır 1 Kasım 1914. 4. Enver Paşa Sarıkamış’ta Ruslara karşı cephe açmıştır. 5. asker Allahuekber Dağları’nda soğuktan donarak şehit olmuştur Sarıkamış Faciası. 6. Ruslar, Doğu Anadolu’yu işgal etmiştir. 7. M. Kemal Muş ve Bitlis’i Ruslardan geri almıştır 1914. 8. Rusya’da Bolşevik İhtilali çıkmıştır 1917. 9. Rusya Brest Litowsk Antlaşması ile Savaşı’ndan çekilmiş; Kars, Ardahan ve Batum’u Osmanlı Devleti’ne bırakmıştır 3 Mart 1918. Kanal Cephesi Cephenin Açılma Nedenleri 1. Osmanlı Devleti’nin Mısır’ı İngilizler’den geri alma düşüncesi. 2. Osmanlı Devleti’nin, İngilizler’in Uzak Doğu sömürgeleriyle olan bağlantısını kesmek ve Süveyş Kanalı’nı ele geçirmek istemesi. 3. Cephede mücadele 3 Şubat 1915’te başlamıştır. 4. Almanya’nın desteği ile iki kez harekat düzenlenmiştir. 5. Osmanlı Devleti başarılı olamamıştır 1916. Suriye ve Filistin Cephesi Cephenin Açılma Nedenleri 1. Osmanlı Devleti’nin İngilizler’in Süveyş’ten kuzeye doğru ilerleyişini durdurmak istemesi. 2. İngilizler Halep’e kadar ilerlemiştir 1918. 3. Yıldırım Orduları Komutanı Paşa, İngilizler’i Halep’in kuzeyinde durdurmuştur. 4. Misak-ı Milli’nin Suriye sınırı çizilmiştir. Irak Cephesi Cephenin Açılma Nedenleri 1. İngilizler’in Rusya’ya yardım ulaştırmak istemesi. 2. İngilizler’in Musul-Kerkük petrollerine sahip olmak istemesi. 3. İngilizler’in Hint deniz yolunun güvenliğini sağlamak istemesi. 4. İngilizler’in Basra’ya çıkarma yapmasıyla başlamıştır. 5. Türk ordusu Kut-ül Amare’de başarılı olmuş ise de, İngilizler Bağdat’ı ele geçirmiştir 11 Mart 1917. Çanakkale Cephesi Cephenin Açılma Nedenleri 1-İtilaf Devletleri’nin Rusya’ya yardım göndermek istemesi. 2-İtilaf Devletleri’nin Boğazlar’ı ele geçirerek, Osmanlı’nın İttifak Devletleri ile bağlantısını kesmek ve Osmanlı’yı saf dışı etmek istemesi. 3-İtilaf Devletleri’nin Balkan devletlerini yanlarına çekmek istemesi 4-Osmanlı’nın Kafkas ve Kanal cephelerinden çekilmesinin sağlanmak istenmesi. İngiliz ve Fransız donanmaları Çanakkale Boğazı’na saldırmış, savaş başlamıştır 19 Şubat 1915. Mayınlı boğazlardan İtilaf Devletleri geçememiştir. İtilaf Devletleri Gelibolu Yarımadası’na ve boğazın iki yakasına asker çıkarmıştır. Türk askeri Gelibolu, Conkbayırı, Anafartalar’da başarı elde etmiştir Mustafa Kemal bu cephede başarılar kazanmıştır. Düşman askerleri sekiz ay sonra savaştan çekilmek zorunda kalmıştır 9 Ocak 1916. Çanakkale Savaşı’nın Sonuçları 1. I. Dünya Savaşı’nda Osmanlı, yalnız bu cephede başarılı olmuştur. 2. Çanakkale Savaşı, I. Dünya Savaşı’nın uzamasına neden olmuştur. 3. insan ölmüştür. 4. M. Kemal; önce albay, daha sonra da general olmuş, yurt içinde ve dışında tanınmıştır. 5. Bulgaristan İttifak Devletleri yanında savaşa katılmıştır. 6. Rusya’da Bolşevik İhtilali olmuş, SSCB kurulmuştur. 7. Kafkas Cephesi kapanmıştır. 8. Zafer, tutsak milletlere bağımsızlık mücadelesinde bir örnek oluşturmuştur. Hicaz-Yemen Cephesi Cephenin Açılma Nedeni 1. Osmanlı Devleti’nin kutsal yerleri İngilizlerden korumak istemesi. 2. İngilizler Arapları Osmanlı aleyhine kışkırtmıştır. 3. Fahrettin Paşa İngilizler’le ve Mekke Emiri Şerif Hüseyin ile mücadele etmiş, başarılı olunamamıştır. Galiçya, Romanya ve Makedonya Cephesi Cephenin Açılma Nedeni 1. Osmanlı Devleti’nin; müttefiklerine özellikle Almanlara yardım etmek istemesi. 2. Osmanlı; Rusya, Romanya ve Fransa ile mücadele etmiş, fakat başarılı olamamıştır. Notlar -Mustafa Kemal; Kafkas, Çanakkale ve Suriye-Filistin cephelerine katılmıştır. -Kafkas ve Kanal cepheleri taarruz cepheleridir ve bu cephelerin açılmasında Almanya’nın isteği etkili olmuştur. Kanal cephesinde Almanlar cephane yardımı da yapmışlardır. -Osmanlı Devleti Galiçya, Romanya ve Makedonya Cephesi’nde kendi sınırları dışında savaşmıştır. -Brest-Litowsk Antlaşması ile Osmanlı Devleti, Berlin Antlaşması ile Rusya’ya verdiği Kars, Ardahan ve Batum’u geri almıştır. -Osmanlı’nın kazandığı tek cephe Çanakkale’dir. -Başta kazanılmaya çalışılıp kaybedilen cephe Irak’tır. OSMANLI DEVLETİ’Nİ PAYLAŞMAK İÇİN İMZALANAN GİZLİ ANTLAŞMALAR Formül Ba L Po Sa Sı Mı Boğazlar Antlaşması 1915 İngiltere, Fransa ve Rusya arasında imzalanmıştır. İstanbul ve Boğazlar, Rusya’ya bırakılmıştır. Londra Antlaşması 1915 İngiltere, Fransa, Rusya ve İtalya arasında imzalanmıştır. İtalya’ya Antalya ve çevresi ile Oniki Adalar bırakılmıştır. İtalya bu antlaşmadan sonra İtilaf Grubu’na katılmıştır. Petrograt Protokolü 1916 İngiltere, Fransa, Rusya ve İtalya arasında imzalanmıştır. Rusya’ya Boğazlar’a ek olarak Van, Erzurum, Bitlis ve Trabzon’a kadar olan Doğu Karadeniz bölgesi bırakılmıştır. Sykes-Picot Antlaşması 1916 İngiltere ve Fransa arasında, İtalya’dan gizli olarak yapılmıştır. Rusya; Doğu ve Kuzeydoğu Anadolu’nun kendisine verilmesi şartı ile bu anlaşmayı kabul etmiştir. Fransa’ya; Adana, Hatay, Suriye kıyıları ve Lübnan bırakılmıştır. İngiltere’ye Musul hariç Irak bırakılmıştır. Suriye’nin diğer bölgeleri ile Musul ve Ürdün’ü kaplayan bölgede Büyük Arap Krallığı kurulması kararı alınmıştır. Arap Krallığı İngiliz ve Fransız himayesinde olacaktır. Özerk bir Filistin Devleti kurulacaktır. Bu antlaşma ile Araplar, İngilizler’in yanında Osmanlı’ya karşı savaşmıştır. Not Antlaşmanın İtalya’dan gizli yapılmasında, İtalya’nın aktif olarak Savaşı’na katılmaması etkili olmuştur. Saint-Jean De Maurienne Antlaşması 19 Nisan 1917 İtalya, kendisinden gizli olarak imzalanan Sykes Picot Antlaşması’na tepki göstermiştir. Konya, Antalya, Aydın ve İzmir çevresi İtalya’ya bırakılmıştır. Mc Mahon Antlaşması İngilizler Arapları Osmanlı aleyhine kışkırtmıştır. Araplara Büyük Arap Krallığı kurma sözü verilmiştir. Not 1 Rusya’da Bolşevik İhtilali olmuştur. Bunun üzerine İtilaf Devletleri Rusya’ya bırakılan toprakların yarısında Özerk Kürt Devleti oluşturmayı, diğer yarısını da Ermenistan’a vermeyi kararlaştırmışlardır. Not 2 Bolşevik Rejimi gizli antlaşmaları açıklayınca, gizli antlaşmalar uygulanma zemini bulamamıştır. Not 3 Gizli Antlaşmalara tepki olarak Wilson İlkeleri yayınlanmıştır. WİLSON İLKELERİ ABD Başkanı Wilson, gelecekte yapılacak barışın ilkelerini açıklamıştır 8 Ocak 1918. Buna göre ♦ Yenen devletler, yenilen devletlerden toprak ve tazminat almayacak. ♦ Devletlerarasında gizli herhangi bir antlaşma yapılmayacak, antlaşmalar açık olarak yapılacak. ♦ Devletlerarasında eşitlik sağlanacak, uluslararası ekonomik engeller kaldırılacak. ♦ Ülkeler arasında silahlanma yarışına son verilecek. ♦ Alsace – Loraine Fransa’ya geri verilecek. ♦ İşgal edilen Rus toprakları boşaltılacak. ♦ Belçika yeniden kurulacak. ♦ Uluslararası anlaşmazlıkları barış yoluyla çözmek için Cemiyet-i Akvam Milletler Cemiyeti kurulacak. ♦ Boğazlar her devlete açık olacak. ♦ Türk egemenliği altında yaşayan diğer milletlere kendini yönetme hakkı verilecek. ♦vOsmanlı Devleti’nin Türk bölgelerine egemenlik hakkı verilecek. Notİtilaf Devletleri, toprak elde etmek için Paris Barış Konferansı’nda manda ve himaye fikrini ortaya atmıştır. Notİtilaf Devletleri, Wilson İlkeleri’ne ters düşmemek için Mondros Antlaşması’na 7. ve 24. maddeleri koymuşlardır. ATEŞKES ANTLAŞMALARI Rusya; Brest-Litowsk Antlaşması ile 3 Mart 1918. Bulgaristan Selanik Antlaşması ile 29 Eylül 1918. Osmanlı Devleti Mondros Ateşkes Antlaşması ile 30 Ekim 1918. Avusturya Villa Gusti Antlaşması ile 3 Kasım 1918. Almanya ise Rethondes Antlaşması ile 11 Kasım 1918 savaştan çekilmişlerdir. MONDROS ATEŞKES ANTLAŞMASI 30 Ekim 1918 Nedenleri Wilson İlkeleri’ne güvenilmesi. Bulgaristan’ın Savaşı’ndan çekilmesi. İttihatçılar savaşın kaybedilmesinin sorumluluğu kendi üstlerine kalacağından ülkeyi terk etmişlerdir. Ahmet İzzet Paşa Kabinesi İtilaf Devletleri’nden ateşkes yapılmasını istemiştir. Limni Adası’nın Mondros Limanı’nda Osmanlı Devleti Bahriye Nazırı Rauf Orbay ile İngiliz Amirali Calthrope arasında Mondros Ateşkes Antlaşması imzalanmıştır. 1. a Osmanlı Devleti’nin Egemenliğini Kısıtlayan Hükümler Boğazlar tüm devletlere açık olacak ve İtilaf Devletleri tarafından işgal edilecek. İtilaf Devletleri, kendi güvenliklerini tehdit edecek bir durumda herhangi bir stratejik noktayı işgal edebilecek Vilâyât-ı Sitte’de Altı il; Erzurum, Van, Harput, Diyarbakır, Bitlis, Sivas bir karışıklık çıkarsa, İtilaf Devletleri buraları işgal edebilecek Bütün haberleşme-ulaşım araç ve gereçleri İtilaf Devletleri’nin kontrolüne verilecek. 1. b Askeri Hükümler Güvenliği sağlayacak askerden fazlası terhis edilecek. İtilaf Devletleri ve Ermeni esirleri serbest bırakılacak. Türk askerleri İtilaf Devletleri’nin kontrolünde kalacak. Hicaz, Yemen, Suriye, Irak ve Trablusgarp’taki Türk subay ve askerler en yakın İtilaf devletine teslim edilecek. 1. c Ekonomik Hükümler Toros Tünelleri İtilaf Devletleri tarafından işgal edilecek. Tüm demiryolları ve donanma gücü İtilaf Devletleri’nin kontrolüne bırakılacak, gemiler limanlarda tutuklu kalacak. Silah, cephane ve orduya ait tüm mallar İtilaf Devletleri’nin kontrolüne bırakılacak. Yer altı ve yerüstü zenginlik kaynakları İtilaf Devletleri’nin kontrolüne bırakılacak. Ülkenin ihtiyaç fazlası kömür, akaryakıt ve deniz gereçleri dışarıya satılmayacak. Mondros Antlaşması’nın Sonuçları Osmanlı Devleti fiilen sona ermiştir. İttihat ve Terakki Partisi, adını Teceddüt Partisi olarak değiştirmiş ve kendini feshetmiştir. Ermeniler korumaya alınmış ve doğuda bir Ermeni Devleti kurma zemini hazırlanmıştır Antlaşmanın 7. maddesi Osmanlı topraklarının işgalini kolaylaştırmıştır. İlk olarak İngilizler Musul’u işgal etmiştir 3 Kasım 1918. Ardından Urfa, Antep ve Maraş’a girmişlerdir. İtilaf Devletleri’nin donanmaları İstanbul önlerine gelmiştir 13 kasım 1918. İşgallere karşı Türk milleti tarafından direniş cemiyetleri kurulmuştur. Azınlıklar da işgalleri kolaylaştırmak için zararlı cemiyetleri kurmuştur. Suriye-Filistin Cephesi’nde iken, yabancı işgaline açık bırakan maddelere tepki göstermiştir. İstanbul Hükümeti, Yıldırım Orduları Grubu’nu ve Karargâhı’nı kaldırmış, Harbiye Nezareti’ne almıştır. SAVAŞI’NI BİTİREN BARIŞ ANTLAŞMALARI Savaşı bitiren barış antlaşmalarının metni Paris Barış Konferansı’nda hazırlanmıştır 18 Ocak 1919. Versailles Barış Antlaşması 28 Haziran 1919 Almanya ile imzalanmıştır. ♦ Almanya; Alsace-Loraine’i Fransa’ya bırakmıştır. ♦ Bir kısım topraklarını Belçika ile yeni kurulan Litvanya, Polonya ve Çekoslovakya’ya bırakmıştır. ♦ Sömürgeleri galip devletler arasında paylaşılmıştır. ♦ Avusturya ile haberleşmeme sözü vermiştir. ♦ Zorunlu askerlik kaldırılmıştır. ♦ Ağır silahlara sahip olması yasaklanmıştır. ♦ Savaş tazminatı ödemeyi kabul etmiştir. Saint-Germain Barış Antlaşması 10 Eylül 1919 Avusturya ile imzalanmıştır. ♦ Avusturya-Macaristan İmparatorluğu iki ayrı devlet olmuştur. ♦ Avusturya; Macaristan, Yugoslavya ve Çekoslovakya’nın bağımsızlığını tanımıştır. ♦ Avusturya’da zorunlu askerlik kaldırılmıştır. ♦ Avusturya, Milletler Cemiyeti’nin onayını almadan Almanya ile birleşmemeyi kabul etmiştir. Neuilly Barış Antlaşması 27 Kasım 1919 Bulgaristan ile imzalanmıştır. ♦ Bulgaristan; Güney Dobruca’yı Romanya’ya, Batı Trakya’yı Yunanistan’a, bir kısım topraklarını ise Yugoslavya’ya bırakmıştır. ♦ Bulgaristan’da zorunlu askerlik kaldırılmıştır. ♦ Deniz ve hava kuvveti bulunmayacak, orduda asker sayısı kişiyi geçmeyecek. Trianon Barış Antlaşması 4 Haziran 1920 Macaristan ile imzalanmıştır. ♦ Macaristan; Topraklarının büyük kısmını Romanya, Çekoslovakya ve Yugoslavya’ya bırakmıştır. ♦ Macaristan’da zorunlu askerlik kaldırılmıştır. ♦ Deniz ve hava kuvvetleri bulunmayacaktır. Sevr Barış Antlaşması 10 Ağustos 1920 Osmanlı Devleti ile imzalanmıştır. ♦ Mebusan Meclisi kapalı olduğundan anlaşma onaylanmamış ve uygulanamamıştır. ♦ Osmanlı Devleti’nin imzaladığı son antlaşmadır. NotlarAvusturya-Macaristan İmparatorluğu iki ayrı devlet olmuştur. Neuilly Antlaşması ile Bulgaristan’ın Ege Denizi ile bağlantısı kesilmiştir. ♦ Trianon Antlaşması, ileride çıkacak azınlıklar meselesinin zeminini hazırlamıştır. ♦Sevr Antlaşması, Osmanlı’nın imzaladığı son antlaşmadır, Mebusan Meclisi dağıtıldığından onaylanmamış ve uygulanmamıştır. SAVAŞI’NIN SONUÇLARI Savaştan en karlı devlet İngiltere çıkmış ve Avrupa’nın en güçlü devleti olmuştur. Fransa, Almanya’nın etkisinden kurtularak ikinci güçlü devlet haline gelmiştir. İtalya, Avusturya’dan toprak almış ve Oniki Adalar’a hakim olmuştur. Rus, Alman, Avusturya-Macaristan ve Osmanlı imparatorlukları yıkılmış yeni milli devletler kurulmuştur. Litvanya, Letonya, Estonya, Finlandiya, Yugoslavya, Çekoslovakya, Polonya, Macaristan, SSCB kurulan yeni devletlerdir. Avrupa’da denge boşluğu meydana gelmiştir. Yenilen devletlerde rejim değişikliği olmuştur. Dünya barışını sağlamak için merkezi Cenevre’de olan Milletler Cemiyeti kurulmuştur. Sömürgeciliğin yerini manda ve himayecilik almıştır. Sınırlar çizilirken “milliyetçilik” ilkesi dikkati alınmadığından “azınlıklar” meselesi çıkmıştır. I. Dünya Savaşı’nı bitiren antlaşmalar, II. Dünya Savaşı’nın zeminini hazırlamıştır. İnkılap Tarihi Dersi 1. Ünite Ders Notlar PDF İNDİR
KURTULUŞ SAVAŞINDA CEPHELER ÜNİTESİ DERS NOTU KONU ÖZETİ SAVAŞLAR VE SONUÇLARI • İngilizler Musul, İskenderun, Antep ve Kilis’i, Fransızlar ise Adana, Mersin ve Osmaniye’yi işgal etmişlerdi. Gizli antlaş-malara göre Fransa’da kalması gereken Musul İngilizler tarafından işgal edilmişti. Fransa, buna itiraz ederek, Musul karşılığında İngiltere’den Antep, Urfa ve Maraş’ı aldı. Anadolu’da ilk yerel halk direnişi Adana yöresinde Fransız ve Ermenilere karşı başladı. Fransa, 1920’de Maraş ve Urfa’yı boşalttı. Ankara Antlaşması ile de Antep ve Adana’yı terk etti. • Kuva-i Milliye birlikleri ise, Batı Anadolu’da Yunanlılara karşı kuruldu. İzmir’in işgalinden sonra, Ayvalık’tan başlaya-rak tüm Ege’ye yayılan çeşitli direniş cepheleri oluşturuldu. Balıkesir ve Alaşehir Kongreleri’nde Batı Cephesi’nin kurulması kararlaştırıldı. Sivas Kongresi’nden sonra Kuva-i Milliye birlikleri arasında kumanda birliği sağlanmaya başlandı. Fakat Yunan ilerleyişi kesin bir biçimde ancak düzenli ordunun kurulmasıyla durdurulabildi. DOĞU CEPHESİ • Ermeniler, çeşitli intikam alayları kurarak Doğu Anadolu’da faaliyete başladılar. Olayları incelemek üzere Batılılar, General Harbord başkanlığında bir komisyon kurdular. Harbord Raporu ile Ermeni iddialarının asılsız olduğu ilan edildi. Buna rağmen Ermeniler isteklerinden vazgeçmediler. Doğu İlleri Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Erzurum Kongresi’ni toplayarak, Ermeni saldırılarına karşı bazı tedbirler aldı. Daha sonra İtilaf Devletleri, Sevr Antlaşması’nı zorla Türk milletine onaylatmak üzere Yunanlılarla birlikte Ermenileri de hare-kete geçirdiler. TBMM Kazım Karabekir’i Doğu Cephesi komutanlığına atadı. Ermeniler yenilerek barış iste-diler Gümrü Antlaşması 3 Aralık 1920 a Kars, Iğdır, Ardahan ve Artvin alınarak, Aras Nehri sınır çizildi. b Ermenistan Sevr’in geçersizliğini kabul etti. c İlişkilerin geliştirilmesi kararlaştırıldı. Sonuç ve Önemi • TBMM’nin ilk askeri ve siyasi başarısıdır. • Doğu cephesi kapandı. Doğu’daki güçlerin bir kısmını diğer cephelere aktarma imkanı oluştu. • Sevr Antlaşması uluslararası düzeyde ilk kez Ermenilerce reddedildi. • Ermeniler Sevr’deki haklarından vazgeçtiler. • TBMM’nin varlığı Ermenilerce tanındı; siyasi etkinliği arttı; güç, otorite ve saygınlığı pekişti. • Ermenilere karşı kazanılan zafer İtalya ve Fransa’nın Anadolu’dan çekilme kararını etkiledi. • Ermenilerden sonra Gürcülerle komşu olundu. Batum sorunundan dolayı bu devletle karşı karşıya gelindi. Not Daha sonra Ermenistan ve Gürcistan Sovyet Rusya’ya bağlandılar. BATI CEPHESİ • TBMM’nin kurduğu düzenli ordu bu cephede savaşmıştır. Kurtuluş Savaşı’nın kaderini belirleyen muha-rebeler yapılmış, her askeri başarı beraberinde siyasi kazançlar getirmiş, bağımsızlığımız dünya devletle-rine kabul ettirilmiştir. Birinci İnönü Savaşı • Çerkez Ethem, düzenli ordunun kurulmasına karşı çıkarak isyan etti. Daha önce İzmir ve Bursa’yı işgal eden Yunanlılar, bu isyanı fırsat olarak değerlendirerek, Ankara’ya doğru harekete geçtiler. Düzenli ordunun kurulmasını önlemek, yeni yerler işgal etmek, TBMM’nin otoritesini kırmak, güçlerini kanıtlayarak İtilaf Dev-letleri’nden daha çok destek almak istediler. İsmet Paşa komutasındaki düzenli birlikler üstünlük sağladı. Hem Yunan ordusu hem de Çerkez Ethem kuvvetleri yenilgiye uğratıldı 6-10 Ocak 1921. Sonuç ve Önemi • Düzenli ordu ilk sınavını başarıyla verdi. • Halkın ordu ve TBMM’ye güveni arttı. • Çerkez Ethem yenilerek iç güvenlik sağlandı. • Kuva-i Milliye ve Düzenli Ordu taraftarları arasındaki tartışmalar sona erdi. • TBMM’nin kendine olan güveni arttı. Anayasa ve İstiklal Marşı’nı kabul etti. • Sevr’in zorla Türk milletine kabul ettirilemeyeceği anlaşıldı. • S. Rusya, TBMM ile Moskova Antlaşması’nı imzalayarak Misak-ı Milli’yi resmen tanıdı. • İtilaf devletleri arasındaki görüş ayrılıkları açığa çıktı. • İtalya ve Fransa sorunu barış yoluyla çözmeye yönelerek Londra’da bir konferansın toplanmasını İn-giltere’ye kabul ettirdiler. Londra Konferansı • Doğu ve Güney’de kazanılan zaferler, I. İnönü Savaşı’nın kazanılması ve Çerkez Ethem isyanının dağı-tılması, İtilaf Devletleri’nin hesaplarını bozdu. Yunanlılara güvenleri sarsıldı. TBMM ile S. Rusya arasındaki yakınlaşma da kendilerini rahatsız etti. İtilaf Devletleri arasında görüş ayrılığı arttı. İtalya ve Fransa, sorunu barış yoluyla çözmek ve daha fazla zarara uğramamak için, İngiltere’yi barışa zorladılar. TBMM ve Yuna-nistan’ın katılacağı bir konferans toplamayı başardılar. İtilaf Devletleri, iki taraf arasındaki görüş ayrılığın-dan yararlanmak için, TBMM ve İstanbul Hükümeti’ni birlikte çağırdılar 21 Şubat-12 Mart 1921. • İtilaf Devletleri’nin temel amacı Sevr’i hafifleterek TBMM’ye kabul ettirmek, milli mücadelenin daha da güçlenmesini önlemek ve TBMM – Sovyet Rusya yakınlaşmasını önlemekti. • TBMM, İtilaf Devletleri’nin Sevr’e yönelik emellerini bilmesine rağmen konferansa katıldı. Bu durumu, ta-nınması için bir fırsat olarak değerlendirmek, barıştan yana olduğunu göstermek ve Misak-ı Milli’nin propa-gandasını yapmak için bir fırsat olarak değerlendirmek istedi. • Konferansa, İstanbul Hükümeti adına Tevfik Paşa, TBMM Hükümeti adına da Bekir Sami Bey başkanlı-ğındaki heyetler katıldı. Konferans sırasında Tevfik Paşa’nın sözü TBMM üyelerine bırakması İtilaf Devletle-ri’nin beklentilerini bozdu. TBMM heyeti, Misak-ı Milli sınırları ve kapitülasyonlar konusunda taviz vermeyin-ce herhangi bir antlaşma yapılmadan konferans dağıldı. Sonuç ve Önemi • İtilaf Devletleri TBMM’nin varlığını hukuken kabul ettiler. • TBMM’nin barıştan yana olduğu kanıtlandı; İtilaf Devletleri’nin aleyhteki iddiaları çürütüldü. • Misak-ı Milli resmi olarak Avrupa kamuoyuna anlatıldı ve yapılacak barışın esasları belirtildi. • Osmanlı yönetimi TBMM’nin gücünün önemini anladı. • Batılıların Sevr’den taviz verebileceği anlaşıldı. • İtilaf Devletleri arasında görüş ayrılıkları arttı. • Rusların TBMM’ye yönelik kuşkuları ortadan kalktı. S. Rusya, TBMM ile Moskova antlaşmasını imzalayarak Misak-ı Milli’yi kabul etti. • Batılıların ulusal bağımsızlığımızı tanımak istemedikleri; dolayısıyla silahlı mücadelenin sürdürülmesi ge-reği açığa çıktı. • Yunan kuvvetleri tekrar saldırıya geçmek üzere toparlanma fırsatı buldular. Moskova Antlaşması 16 Mart 1921 • Ortak düşman karşısında bulunan Sovyet Rusya ile TBMM, dayanışma gereği duydular. I. İnönü Savaşı’nı kazanması ve Londra Konferansı’nda İtilaf Devletleri ile anlaşma yapmaması, Rusya’nın TBMM’ye güvenini artırdı. TBMM ile anlaştı a Her millet kendi geleceğine kendisi karar verir. b Sovyet Rusya Misak-ı Milli’yi tanımaktadır. c İki taraftan birinin tanımadığı bir antlaşmayı diğeri de tanımayacaktır. d Osmanlı Devleti ile Çarlık Rusya arasında yapılmış olan antlaşmalar geçersizdir. e S. Rusya kapitülasyonlardan vazgeçmiştir. f Batum’un Gürcistan’a bırakılması koşuluyla, Gümrü ile çizilen sınır geçerlidir. g Boğazlarla ilgili alınacak kararlar, Türkiye’nin egemenlik haklarını zedelememelidir. Sonuç ve Önemi • I. İnönü Savaşı’nın siyasi sonucudur. • TBMM’nin diplomatik başarısıdır. • S. Rusya Misak-ı Milli’yi kabul etti. • Taraflar birbirlerinin bağımsızlığını tanıdı. • Doğu sınırının güvenliği arttı. • Doğudaki güçlerin bir kısmı batıya aktarıldı. • Fransa ve İtalya’nın Anadolu’yu boşaltma kararı almaları üzerinde etkili oldu. Türk – Afgan Dostluk Antlaşması • Diğer Müslüman devletler gibi, Afganistan da Türk halkının bağımsızlık savaşını desteklemişti. İlişkilerin daha da geliştirilmesi için bir antlaşma yapıldı. Afganistan, TBMM’nin varlığını tanıyan ilk Müslüman devlet oldu. Karşılıklı olarak bağımsızlığa saygı duyma ve emperyalizme karşı işbirliği yapma kararları alındı 1 Mart 1921. Teşkilat-ı Esasiye Kanunu • I. İnönü Savaşı’ndan sonra, TBMM’nin kendine olan güveni ve devlet kurma azmi arttı. Devletin temel or-ganlarını oluşturmak üzere, “milli egemenlik”, “güçler birliği”, “meclisin üstünlüğü”, “tek meclis” ve “meclis hükümeti” ilkelerine dayanan yeni bir anayasa kabul edildi 1921. İstiklal Marşı’nın Kabulü • I. İnönü Savaşı’ndan sonra devlet kurma azminin artması üzerine milli marş kabul edildi. Yeni Türk dev-leti, milli marşını kabul ederek bağımsız yaşama arzusunu sembolleştirdi 12 mart 1921. İkinci İnönü Savaşı • Londra Konferansı’nda isteklerini diplomatik yolla TBMM’ye kabul ettiremeyen İngilizler, Yunanlıları tekrar harekete geçirerek Sevr’i zorla benimsetmeyi denediler. Yunanlılar da böylece eski yenilginin intikamını al-mayı, güçlerini kanıtlamayı ve yeni yerler işgal etmeyi hedeflediler. Eskişehir ve Afyon üzerinden saldırı başlattılar; fakat, yenildiler. M. Kemal, “Siz orada sadece düşmanı değil, milletin makus talihini de yendiniz” diyerek İsmet Paşa’yı kutladı 23 Mart-1 Nisan 1921. Sonuç ve Önemi • TBMM ve orduya duyulan güven pekişti. • Düzenli orduya gönüllü katılımlar arttı. • Batı kamuoyu ve İslam dünyasında yankı yaptı. • İsmet Paşa tümgeneralliğe terfi etti. • İtalya, Anadolu’dan çekilme kararı aldı. • Fransa, TBMM ile anlaşma koşullarını görüşmek üzere Ankara’ya bir temsilci gönderdi. • Not İnönü Savaşları’nın temel işlevi, düşmanı oyalayarak ilerlemesini önlemektir. Ayrıca, düzenli ordu-nun kuruluşu tamamlanmış, İtilaf Devletleri arasında görüş ayrılığını artırmış, İtalya’nın Anadolu’dan çekilme süreci hızlanmış, Fransa’nın Anadolu üzerindeki ümitleri kırılmıştır. Böylece kesin başarıya ulaşmanın yolu açılmıştır. • Kütahya – Eskişehir Savaşları • İnönü yenilgileri Yunanlılar için onur kırıcı oldu. Tüm güçleriyle saldırarak, intikam almak, güçlerini kanıt-lamak ve Sevr’i zorla kabul ettirmek istediler. İsmet Paşa komutasındaki birlikler kayıp verdi. Ordu toparlanmak üzere Sakarya Nehri’nin doğusuna çekildi 10-25 Temmuz 1921 Sonuç • Kütahya, Eskişehir, Afyon ve Bilecik kaybedildi. • Kuva-i Milliye’ye geri dönme fikri ileri sürüldü. • Fransa, Ankara’ya gönderdiği temsilciyi geri çağırdı; biraz daha beklemeyi uygun gördü. • Daha önce Anadolu’dan çekilmeye karar vermiş olan İtalya, çekilme işlemini yavaşlattı. • Yenilgiden komutanlar sorumlu tutuldu. Tartışmalar Meclis’i bunalımın eşiğine getirdi. • M. Kemal, “Komutan ne kadar değerli olursa olsun, komuta ettiği askeri birlikler gerekli askeri nitelik-lerden yoksunsa eğer, ne o komutan ne de komuta ettiği birlikler başarı kazanamaz.” diyerek komutanla-rı savundu. Kendisine yetki verilirse, ordunun başına geçebileceğini belirtti. • Başkomutanlık Yasası • M. Kemal’e başkomutanlık görevi ve ayrıca üç ay süreyle meclis adına karar alabilme yetkisi verildi. M. Kemal, devlet işlerinde tek başına hareket etme imkanına kavuştu 5 Ağustos 1921. Tekalif-i Milliye Emirleri • Savaş yıllarında devletin gelirleri giderlerini karşılamıyordu. Bu nedenle ordunun ihtiyaçlarını karşılamak zorlaşıyordu. M. Kemal, ordunun ihtiyaçlarını karşılamak üzere, kendisine verilen yetkiyi kullanarak bazı emirler çıkardı. Buna göre • Halk elindeki silah ve cephaneyi üç gün içinde teslim edecek. • Her ev bir çift çorap ve çamaşır verecek. • Tüm demirci, dökümcü ve marangozlar ordunun emrine alınacak. • Taşıtı veya binek hayvanı olanlar her ay yüz kilometre askeri taşımacılık yapacak. • Tarım ürünlerinin yüzde kırkına, bedeli sonradan ödenmek üzere el konacak. • Her ilçede bir Tekalif-i Milliye Komisyonu kuruldu. Emirlerin uygulanması için İstiklal Mahkemeleri gö-revlendirildi. Ordunun ihtiyaçları halktan temin edilerek, ordu yeni savaşa hazırlandı. Sakarya Savaşı • Yunanlılar, Ankara’yı ele geçirmek üzere harekete geçtiler. M. Kemal, “Hatt-ı müdafaa yoktur, sath-ı müdafaa vardır; o satıh bütün vatandır” diyerek, ilk kez uygulanan bir savaş taktiğiyle Yunan taarruzunu kırdı 23 Ağustos-12 Eylül 1921. Sonuç ve Önemi • M. Kemal, mareşal rütbesi ve gazi ünvanı aldı. • Taarruz üstünlüğü TBMM tarafına geçti. • İngiltere’de yönetime karşı muhalefet arttı. • TBMM’nin uluslararası siyasi etkinliği arttı. • İngilizlerle esir değişimi konusunda anlaşıldı. • Sovyet cumhuriyetleri ile Kars Antlaşması imzalandı. • Yunanistan Megali İdea’ya ulaşamayacağını anladı. • İtilaf Devletleri arasında görüş ayrılığı iyice pekişti; aralarındaki siyasi birlik bozuldu. • İtalya Anadolu’dan tamamen çekildi. • Fransa ile Ankara Antlaşması imzalandı. • İtalya ve Fransa’nın geri çekilmesiyle siyasi alanda yalnız kalan İngilizler, TBMM’ye ateşkes çağrısında bulundular. Kars Antlaşması 13 Ekim 1921 • TBMM ile Sovyet cumhuriyetlerinden Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan arasında imzalandı. • Moskova’nın bir tekrarı ve tasdiki niteliğindedir. • Doğu sınırını kesin bir çözüm ve güvenceye kavuşturdu. • Uluslararası alanda birlikte hareket edilmesi kabul edildi. Ankara Antlaşması 20 Ekim 1921 İmzalanmasına etki eden faktörler • Fransa’nın güneydeki direnişi kıramaması, • Ermeni ve Yunanlıların yenilgiye uğratılması, • TBMM’nin Sovyet Rusya ile yakınlaşması, • Sakarya Savaşı’nın kazanılması, • Fransız kamuoyunda tepkinin artması. Yapılan antlaşmaya göre a Hatay dışında bugünkü Suriye sınırı belirlendi. b Boşaltılan yerlerde genel af ilan edildi. c Savaş esirleri serbest bırakıldı. d Hatay’da resmi dilin Türkçe olması ve Türklere kültürel hakların tanınması kabul edildi. Sonuç ve Önemi • Diplomatik bir başarıdır. İlk kez bir İtilaf devleti Misak-ı Milli’yi resmen tanıdı. • İtilaf Devletleri arasında bölünme yaşandı. • İngiltere, Türk devletinin daha da güçleneceğinden korkarak antlaşmayı önlemeye çalıştı. • Güney sınırındaki savaş sona erdi. Buradaki birlikler batıya aktarıldı. • Misak-ı Milli’ye aykırı bir biçimde Hatay ülke sınırları dışında kaldı. • Dış siyasette güçlü olmanın içte de güçlü olmaya bağlı olduğu kanıtlandı. İtilaf Devletleri’nin Barış Önerisi • Anlaşma Devletleri, Türkiye ile Yunanistan’a bir ateşkes önerisi verdiler 22 Mart 1922 • Taraflar ordularını araç ve gereç yönünden güçlendirmeyecekler. • İki taraf birlikleri arasında askerden arındırılmış bir bölge olacak. • Müttefikler arası bir komisyon Türk ordusunu ve askeri durumunu denetleyecek. • Türk tarafı, barıştan yana olduğunu; fakat, denetim altına girmeyi kabul etmeyeceğini, bunun egemenlik ve bağımsızlık haklarımıza aykırı olduğunu Anlaşma Devletleri’ne bildirdi. Büyük Taarruz 26 Ağustos – 18 Eylül 1992 • M. Kemal, Sakarya Savaşı’ndan sonra büyük bir gizlilik içerisinde taarruz hazırlığı başlattı. Doğu ve gü-neydeki birlikler Batı Anadolu’ya kaydırıldı. Orduya taarruz eğitimi verildi. Dışarıdan silah ve malzeme alındı. İstanbul’dan Anadolu’ya silah ve cephane kaçırıldı. Halkın fedakarlık yapması ve tüm imkanlarını seferber etmesi istendi. • M. Kemal, aldığı tedbirleri Meclis’te anlattı. Meclis’in kendisine olan güveni arttığı için Başkomutanlık gö-revi süresiz olarak uzatıldı. • M. Kemal, 26 Ağustos’ta taarruz emri verdi. 30 Ağustos’ta Dumlupınar Meydan Muharebesi kazanılarak Yunan kuvvetleri bozguna uğratıldı. Türk kuvvetleri 9 Eylül’de İzmir’i, 18 Eylül’de Bursa’yı işgalden kurtardı-lar. Anadolu toprakları Yunanlılardan temizlendi. Sonuç ve Önemi • Ulusal kurtuluş mücadelesinde bir dönüm noktasıdır. • Muharebeler dönemi kapandı, diplomatik mücadele dönemi başladı. • İtilaf Devletleri koşulsuz olarak bağımsızlığımızı tanımak zorunda kaldılar. • Türk halkının hürriyet ve bağımsızlık düşüncesi gerçekleşti. • Doğu Trakya yöresini savaşmadan kurtarma imkanı doğdu. • İngiltere, TBMM kuvvetlerinin Marmara Bölgesi’ne girmesi halinde Türklerle savaşacağını duyurdu. Fakat, savaşı göze alamadı. Çünkü • Yunan kuvvetleri Anadolu’dan atılmıştı. • İngiltere sömürgelerinden destek alamıyordu. • İtalya ve Fransa İngiltere’ye destek vermeyeceklerini açıklamışlardı. • İngiliz kamuoyunun hükümete karşı tepkisi artmıştı. • M. Kemal, Rusya’nın da işe karışabileceğini ileri sürerek İngiltere’yi diplomatik alanda zor durumda bı-rakmıştı. • Tüm bu nedenlerle, İngiltere tek başına mücadele etmeyi göze alamadı. • İngiliz Hükümeti, Fransa ve İtalya’nın da etkisiyle, TBMM ile görüşmeyi kabul etti. Görüşmelere Yunanis-tan ve Osmanlı temsilcileri katılmadılar. Yunanistan, görüşmelere katılmamakla, Anlaşma Devletleri’ne kar-şı tepkisini dile getirmek istedi. İtilaf Devletleri ile TBMM arasında Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalandı. Böylece, Lozan Barış Antlaşması’na giden yol açıldı. Mudanya Ateşkes Antlaşması 11 Ekim 1922 a 15 Ekim’den itibaren Türk-Yunan savaşı sona erecektir. b İstanbul ve Boğazlar, Büyük Millet Meclisi Hükümeti yönetimine bırakılacaktır. c İtilaf Devletleri’nin askerleri Lozan Antlaşması’na kadar İstanbul’da kalacak, antlaşmadan altı hafta sonra İstanbul boşaltılacaktır. d Yunanistan, Doğu Trakya’yı Meriç Nehri’nin sol sahiline kadar olan bölgeyi on beş gün içerisinde boşal-tacaktır. e Doğu Trakya’nın devir-teslim işlemi, İtilaf Devletleri’nin aracılığıyla, otuz gün içinde yapılacaktır. f Lozan Konferansı’nın bitimine kadar Türkler Doğu Trakya’da sekiz bin asker bulunduracaktır. Sonuç ve Önemi • Misak-ı Milli büyük ölçüde gerçekleştirildi. Doğu Trakya savaşılmadan kurtarıldı. Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli geri alındı. • Yunanlılar Anadolu üzerindeki ideallerini gerçekleştiremediler. • İngiltere’de hükümet değişikliği oldu. Hükümet istifa etmek zorunda kaldı. • İstanbul ve Boğazlar bölgesinin TBMM’ye bırakılması, Osmanlı Devleti’nin hukuken sona ereceğini açığa çıkardı. • Askeri mücadele dönemi kapandı, siyasi mücadele dönemi başladı. • Lozan Barış Antlaşması’nın imzalanma süreci başladı. • İtilaf Devletleri varlığımızı ve bağımsızlığımızı tanımak zorunda kaldılar. NotDamat Ferit görevden ayrıldı. Tevfik Paşa hükümeti kuruldu. İstanbul yönetimi TBMM ile yakınlaşma ge-reği duydu, TBMM’ye işbirliği çağrısı yaptı. Fakat, başından beri milli mücadeleye karşı cephe almış olan bir yönetimle birlikte çalışılamayacağı için, TBMM bu öneriyi kabul etmedi ve bir süre sonra saltanatı kaldırdı.
Lozan Barış Antlaşması Pekiştirme Etkinliği İNDİR Kurtuluş Savaşında Cepheler ve Savaşlar Pekiştirme Etkinliği İNDİR Milli Mücadele Sürecinde Yapılan Antlaşmalar Pekiştirme Etkinliği İNDİR Batı Cephesi Pekiştirme Etkinliği İNDİR Doğu ve Güney Cepheleri Pekiştirme Etkinliği İNDİR Milli Bağımsızlık mı, Milli Egemenlik mi? MİLLİ EGEMENLİK MİLLİ BAĞIMSIZLIK TESTİ İÇİN TIKLAYINIZ. Kurtuluş Savaşında Cepheler Online Eşleştirme DİĞER ETKİNLİKLER İÇİN TIKLAYINIZ. İnkılap Tarihi Konuları Kısa Cevaplı Online Sınav NOT Soruları çözüp GÖNDER dedikten sonra fare imlecini yukarı kaydırırsanız, Puanı... İnkılap Tarihi Online Cevaplı Sorular 20 soru NOT Soruları çözüp GÖNDER dedikten sonra fare imlecini yukarı kaydırırsanız, Puanı...
8 sınıf inkılap cepheler kısa ders notları