🌖 5 Sınıf Sosyal Bilgiler Marmara Bölgesi Performans Ödevi

SosyalBilimler Dergisi Nisan, Bölümü öğrencileri % 5,0; Sınıf Öğretmenliği Bölümü öğrencileri % 45,8; Türkçe Eğitimi Bölümü C., AĞCA V. VE AYDEMİR, O. (2009) “Yönetim Kurulu Yapısı, İşleyişi ve Performans. İlişkisi: Ege Bölgesi Örneği”, Muhasebe ve Finansman, 42, 103-116. GUEST, P. M.(2009). “The İlköğretim5. Sınıf Öğrencilerinin Performans Görevlerine İlişkin Tutumlarını Etkileyen Faktörler (Yıl: 2008) Kutlu, Ö., Apak, G. ve Doğan, S. (2008). Sosyal bilgiler dersinde bir performans görevi Üst Düzey Düşünme Becerilerinin Ölçülmesi Performans Görevi Geliştirme Proje Hazırlama Portfolyo Hazırlama Sınıf: İlkokuma: Sosyal Bilgiler: Belirli Günler: 3. Sınıf : 8. Sınıf : Hayat Bilgisi SUNU ADI : BESİN ZİNCİRİ (PERFORMANS ÖDEVİ) AÇIKLAMALAR Ergene, Çatalca-Kocaeli, Güney Marmara Bölümleri, Karadeniz Bölgesi ve batı- orta- doğu karadeniz bölümleri, Ege, İç Anadolu, Akdeniz, Doğu ve Güneydoğu 5 Öğrencilerin okula devamlarının sağlanması. 6. Ölçme ve değerlendirme çalışmaları. 7. Sosyal etkinlikler ve eğitici kulüplerle ilgili yapılacaklar. 8. Öğrencilerin temizliği ve beslenmeleri . 9. Belirli gün ve haftaların kutlanması ve anılması. 10. Öğretmen-veli görüşmeleri. 11. pİagetve ausubel ÖĞrenme kuramlari İkİ Şehrİn hİkayesİ green card polİcy nÜkleer sİlahlarin sonuÇlari dİn nedİr, tÜrkİye'de dİn Saw 12.Sınıf Coğrafya Kitabı Tüm Cevapları. İndirmek için BURAYA tıklayınız. Açılan sayfada 5 saniye bekleyin sağ üst köşeki butonuna tıklayın. Turbobit sitesinden sayfanın altındaki butonuna tıklayın. Açılan sayfada resimde görülen karakterleri girin ve DOWNLOAD'a basın. 1 dakika bekleyin ve DOSYA İNDİR'e basarak MaviMarmara Öykü Ve Şiir Yarışması TİHEK Kısa Film Yarışması 5 ve 9. Sınıflar Yarın Yüz Yüze Eğitime Başlıyor 10 Kasım Atatürk ü Anma Günü Yarışma Şartnamesi Enerji Ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Resim Yarışması Yeni EBA Ödev Bilgileri Eklendi. Olumsuz Aile Tutumlarının Çocuk Gelişimine Etkisi Kadıköy İstanbul, Not : Görevli Kaydı İçin (görev Yeri Belgesi, Tc Kimlik Numarası, Doğum Tarihi Gün /ay /yıl, İban No, Gsm No, E-Posta Merkez@marmara.edu.tr: 05061972960: 48: İstanbul / Avrupa 1. Bölge (Üniversite Personelleri) Yrd. Doç. Dr. Hayrettin Evirgen: Maslak Mah. Bilim Sk. Plaza No:5 Sun Plaza B Blok Maslak sosyalbilimler alanında öğrenim gören öğrencilerde ise sosyal zeka ile bilgisayar kaygısı ve kişisel gelişim inisiyatifi alm. a . Sınıf 77 15,4 Akdeniz Bölgesi 49 9,8 21 Yaş 70 14,0 Marmara Bölgesi 42 8,4 22 Yaş ve Üzeri 57 11,4 İKAMET DURUMU ÖĞRENİM GÖRÜLEN ALAN Ailemle Birlikte 215 43,0 RBKVSb. Ekonomik Faaliyetler İnsanlar, yaşayabilmek için çeşitli işler yaparlar. Hayvanlardan ve topraktan yararlanırlar, ticaretle uğraşırlar veya çeşitli iş yerlerinde çalışırlar. Bunlara ekonomik faaliyet denir. Bir bölgedeki ekonomik faaliyetleri o bölgenin coğrafi yapısı, yer altı ve yer üstü zenginlikleri, iklimi, ulaşım yolları belirler. Bölgede tarıma elverişli toprakların olması o bölgede tarım yapılmasına imkân sağlar. Bölgede yetiştirilen ürünleri de o bölgenin iklimi belirler, ekonomik faaliyetleri, ulaşım yolları, ticaret ve turizmi etkiler. İnsanların geçimlerini sağlayabilmek için uğraştıkları ekonomik faaliyetler şunlardır Tarım, Hayvancılık, Sanayi, Ticaret, Madencilik, Turizm, Ormancılık Ulaşım, Hizmet sektörübankacılık, eğitim, sağlık vb. gibi ekonomik faaliyetler insanların geçimlerini sağladıkları başlıca iş alanlarıdır. Ekonomide üç temel faaliyet alanı vardır. Bunlar üretim, dağıtım ve tüketimdir. Üretim İnsanların ihtiyaç duyduğu mal ya da hizmetin meydana getirilmesidir. Buğday yetiştirmek, ekmek yapmak, mobilya yapmak birer üretim faaliyetidir. Dağıtım Ürünlerin tüketiciye ulaşması için üretildiği yerden malın alınıp satılacağı yere taşınması olayıdır. Tüketim İnsanların ihtiyaçları olan ürünleri satın alarak kullanması olayına tüketim adı verilir. Ekmek, makarna, peynir, sebze meyvelerin satın alınıp yenmesi, mağazalardan çeşitli giyim eşyası almak, mobilya ve beyaz eşya alıp kullanmak gibi faaliyetleri tüketime örnek olarak verebiliriz. İhracat Bir ülkenin ürettiği malları başka bir ülkeye veya ülkelere satmasıdır. İthalat Başka bir ülkeden mal getirme veya satın alma işidir. 1. KARADENİZ BÖLGESİNİN EKONOMİK FAALİYETLERİ Dağlık ve engebeli bir yeryüzü şekline sahip olması, iç kesimlerle ulaşımın yeterince gelişmemesi gibi etkenler, bölge ekonomisini olumsuz etkilemiştir. Karadeniz Bölgesi, her mevsim yağış aldığından bol yağış isteyen ürünler yetiştirilir. Doğal bitki örtüsü ormandır. Ormanların çokluğu, ağaçla ilgili ekonomik faaliyetlerin gelişmesini sağlamıştır. Bölgede dağlar geniş yer kaplamaktadır. Bu yüzden Karadeniz Bölgesi'nde araziler engebelidir. Bölgede dağlar denize çok yakın ve denize paralel uzanır. Bunların bir sonucu olarak kıyı ile iç kesimler arasında yetiştirilen tarım ürünleri arasında farklılıklar görülmektedir. Taşkömürü, bakır ve linyit yatakları sayesinde madencilik gelişmiştir. Bölgedeki halk çiftçilik, madencilik, balıkçılık yaparak geçimini sağlar. Orman ürünlerinin gelişmesiyle bu alana yönelik meslekler daha yoğundur. Bölgeden, ülkemizden yetiştirilen ürünlerin; tamamı, 2. Fındığın %83'ünü mercimek ve patatesin %50'ye yakını, 4. Mısırın %50'si, 5. Tütünün yaklaşık %15'i elde edilir. 6. Bu bölge ayrıca; ülke balıkçığında önemli bir yer tutar. Doğu Karadeniz Bölümü'nde yazlar serin ve yağışlı geçtiğinden gür otlaklar vardır. Bunun sonucunda da büyükbaş hayvansığır, manda gibi yetiştiriciliği kolaylaşmıştır. Doğu Karadeniz yaylaları büyükbaş hayvancılığında, ülkemizde önemli bir yere sahiptir. Ordu, Rize dolaylarında yağışların her mevsime dağılması sonucu doğal bitki örtüsü zenginleşmiştir. Bu nedenle arıcılıkbalcılık da oldukça yaygındır. BALIKÇILIK Karadeniz kıyılarında tarım alanlarının yetersiz olması ve sanayinin az gelişmesi gibi nedenlerle, kıyı şeridindeki bölge halkı, balıkçılığa yönelmiştir. Bu nedenle ülkemizde denizlerden sağlanan balık üretiminin yaklaşık %70'i Karadeniz Bölgesi'nden sağlanır. ORMANCILIK Toplumun orman ürünlerine ve hizmetlerine olan gereksinimlerini sürekli ve en uygun olarak karşılamak amacıyla yapılan çalışmaların tümüdür. MADENCİLİK Bölge maden kaynakları bakımından fazla zengin değildir. Ancak, Türkiye taşkömürü üretiminin tamamını, bakırın ise %50'den fazlası bu bölgeye aittir. Madencilik Yer altında bulunan cevher, sanayi hammaddesi, kömür ve petrol gibi ekonomik değeri olan herhangi bir maddeyi yeryüzüne çıkarıp onu paraya dönüştürme işidir. Madenciliğin amacı, ekonomiye gerekli doğal hammaddeyi sağlamaktır. Bakırcılık Bakırdan eşya yapma sanatıdır. Ev eşyası olarak üreticilik azalmış olup süs eşyası şeklinde yapılmaktadır. SANAYİ Sanayi Ham maddeleri işlenmişkullanılabilir ve tüketilebilir ya da yarı işlenmiş ürün haline getirmeye yarayan faaliyetlerin tümüdür. Sanayi üretiminin yapıldığı yere fabrika denir. Bölgede sanayi kuruluşları, bölgenin doğal kaynakları ve doğal özelliklerine göre şekillenmiştir. Bölge bakır işletmeleri, kereste ve kâğıt fabrikaları, çay, fındık, şeker, çimento, cam, demir-çelik fabrikaları bölgenin başlıca sanayi kuruluşlarıdır. TURİZM Bölge turizm bakımından önemli bir gelir potansiyeline sahiptir. Bölgenin sahip olduğu doğal ve tarihi güzellikler turizme önemli katkısı vardır. Ancak her mevsim yağışlı olmasından dolayı deniz turizmi fazla gelişmemiştir. 2. MARMARA BÖLGESİNİN EKONOMİK FAALİYETLERİ Türkiye'deki üç iklim tipinin de görüldüğü Marmara Bölgesi ekonomik faaliyetler bakımından çeşitlilik gösterir. Tarım ve hayvancılığın yanı sıra ulaşım rahatlığı nedeniyle sanayi ve ticaret de oldukça gelişmiştir. Coğrafi bölgelerimiz içerisinde yükseltisi en az olan bölgemizdir. Ekili dikili arazi oranı %30'dur. Ormanlık alan oranı %11,5'tir. Yüz ölçümüne göre ekili dikili alanı en fazla olan bölgemizdir. Sebebi engebenin az, düzlüklerin fazla olmasıdır. Makineli tarım yaygındır. İklim çeşitliliği yetiştirilen ürünleri de çeşitli kılmaktadır. Ulaşımın kolay, sulamanın yaygın olması nedeniyle tarım gelişmiştir. Bölgede tarımın gelişmesinde etkili faktörler şunlardır 1. Ovaların geniş yer kaplaması, 2. Makineli tarımın yaygın olması, kolaylığı, 4. Sulamanın yaygınlığı, fazla engebeli olmaması, 6. Tüketici nüfusunun fazla olması, 7. Bölgede üç iklimin görülmesi, yani iklim çeşitliliği gibi faktörler bölgede tarımın gelişmesinde etkili olmuştur. Bölge Türkiye'nin ayçiçeği üretiminin yaklaşık %73'ünü gerçekleştirir. Bağcılık da hayli gelişmiştir. İstanbul ve çevresinde kümes hayvancılığı, Bursa ve çevresinde ipekböcekçiliği yapılmaktadır. Sanayisi ve ekonomisi çok gelişmiş bir bölgemizdir. Ülkemizin en büyük sanayi bölgesi İstanbul-Adapazarı arasında bulunmaktadır. Ulaşımın ve ham madde temininin kolay olması ve pazarlama kolaylığı gibi sebeplerle sanayisi çok gelişmiştir. Milli gelirimizin önemli bir kısmı bu bölgemizden karşılanır. Enerji tüketiminde ilk sıralardadır. Türkiye’ de üretilen enerjinin üçte biri Marmara Bölgesi'nde tüketilir. Başlıca sanayi ürünleri olarak otomotiv, işlenmiş gıda, dokuma, hazır giyim, çimento, kağıt, petrokimya ürünleri, beyaz eşya ürünlerini sayabiliriz. Bölgede sanayinin gelişmesinde etkili olan faktörler 1. Hammadde teminin kolay olması, 2. İş gücünün fazla olması, 3. Pazarlama kolaylıkları, kolaylığı, 5. Tüketici nüfusun fazla olması gibi etmenler sanayinin gelişmesinde etkili olmuştur. 3. EGE BÖLGESİNİN EKONOMİK FAALİYETLERİ Akdeniz iklimi görüldüğü için ılıman bir iklime sahiptir. Dağlar denize dik uzandığı için iklimin etkisi iç kesimlere kadar uzanır. Tarım ve hayvancılık, sanayi, ticaret ve madencilik gelişmiştir. Bölgede tarım oldukça gelişmiştir. Bölge, yüzölçümüne göre ekili dikli alanların oranları %24 ile Türkiye'de üçüncü sırada yer almaktadır. Bölgedeki tarım alanlarında teknik olanakların kullanımı yaygındır. Kıyı şeridinde zeytin, pamuk, incir, tütün, turunçgiller gibi ürünler ile çeşitli sebzeler yetiştirilir. Çekirdeksiz üzüm ve incirin tamamı bu bölgede yetiştirilir. İç kesimlerde ise karasal iklim özelliklerinin de etkisiyle şekerpancarı ve tahıl tarımı yaygındır. HAYVANCILIK Menteşe Yöresi'nde ise arıcılıkçam balı üretimi yaygın olarak yapılır. Büyük kentler çevresinde İzmir-Manisa- Denizli kümes hayvancılığı, Muğla, Aydın, İzmir, Manisa çevresinde arıcılık, kıyılarda balıkçılık yapılır. Menteşe Yöresi'nde kıl keçisi yetiştiriciliği gelişmiştir. MADENCİLİK Türkiye'de en fazla linyitin çıkarıldığı ve en kaliteli linyitlerin bulunduğu bölgemizidir. Linyit yatakları fazla olduğu için termik santrallerde fazladır. YatağanMuğla, Tunçbilek KütahyasomaManisa da termik santraller vardır. SANAYİ Sanayi bakımından Marmara Bölgesi'nden sonra ikinci sırada yer alır. Bölümler arasında gelişmişlik ve sanayi oranı bakımından farklılık vardır. Jeotermal Enerji Yerin derinliklerinden gelen sıcak buhar, gaz ve sudan elde edilen enerjidir. Denizli-Sarayönü Türkiye'nin tek jeotermal enerji santralidir. 4. AKDENİZ BÖLGESİNİN EKONOMİK FAALİYETLERİ Akdeniz iklimi sayesinde kışlar ılık geçer. Ancak iklimin etkisi, Toros Dağları'nın kıyıya paralel uzanması nedeniyle iç kesimlere ulaşmaz. Tarım, sanayi, ticaret ve turizm önemli yer tutar. TARIM Akdeniz bölgesinde tarım geniş yer tutar. Ekonomisi daha çok tarıma dayalıdır. Çalışan nüfusun büyük bölümü tarımla uğraşır. Türkiye'de tarımdan elde edilen gelirin en yüksek olduğu bölgedir. Bölümde verimli tarım alanlarının oluşu ve iklim şartlarının uygunluğu yıl boyunca tarım faaliyetlerinin üretilmesini sağlamıştır. Topraktan yılda iki veya üç defa ürün alınabilmektedir. Akdeniz Bölgesi'ndeki ekili alanların yaklaşık üçte ikisinde tahıl tarımı yapılır. Tahıl ürünleri arasında buğday ve arpa önde sanayi bitkilerinin üretimi de önemli bir yere sahiptir. Sanayi bitkilerinden pamuk, bölgenin ana gelir kaynaklarından birisidir. Akdeniz Bölgesi'nde meyve ve sebze yetiştiriciliği de önemlidir. Turfandacılık son yıllarda ulaşımın gelişmesine dayalı olarak çok ilerlemiştir. Meyvecilikte ilk sırayı turunçgiller alır. Türkiye'nin turunçgiller üretiminin önemli bir kısmı bu bölgemizde gerçekleştirilir. Muz, ise bu bölgeye özgü bir meyvedir. HAYVANCILIK Akdeniz bölgesinde hayvancılık fazla gelişmemiştir. Bu nedenle ülke ekonomisine fazla katkı sağlamaz. Sığır, koyun ve keçi Toroslar'da yaylacılık yapanlar tarafından yetiştirilir. Hayvanlardan en yaygın olanı kıl keçisidir. SANAYİ Adana Bölümü'nde sanayi daha fazla Bölümü'nde dokuma, madeni eşya, tütün, gıda, kimya, suni gübre, plastik, tarım araçları, çimento, cam ve tuğla fabrikaları vardır. Mersin önemli bir liman kentidir. Bu ilimizde, Ataş Petrol Rafinerisi bulunur. TURİZM Bölge turizmden elde edilen gelirler bakımından üçüncü sıradadır. Turizm kıyı kesimlerinde özelikle de Antalya çevresinde önemli bir gelir kaynağıdır. 5. GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİNİN EKONOMİK FAALİYETLERİ Bölgenin ana geçim kaynağı tarımdır. GAPGüney Doğu Anadolu Projesi'ın tam anlamıyla uygulamaya girmesiyle tarım ürünlerinde de artış sağlanacaktır. Kırmızı mercimek, Antep fıstığı, kırmızı biber, ve karpuz bölgedeki önemli tarım ürünleridir. Sulamanın sınırlı olduğu yerlerde buğday, arpa, kırmızı mercimek, tütün tarımı yapılırken sulamanın yeterli olduğu yerlerde pamuk yetiştirilir. Tarımı sınırlandıran en önemli sorun, kuraklık ve sulamanın etersizliğidir. Tamamlanmaya çalışılan GAP ile bu olumsuzluğun ortadan kaldırılması hedeflenmektedir. HAYVANCILIK Bölgede platolar ve bozkırlar çok görüldüğü için küçük baş hayvancılıkkoyun, keçi yaygın olarak yapılır. Keçi daha çok yüksek alanlarda yaygındır. Canlı hayvan ticaretinin gelişmiş olduğu bölgede, hayvansal ürünler önemli bir gelir kaynağıdır. SANAYİ Bölgede Gaziantep dışında sanayi çok fazla gelişmemiştir. Başlıca sanayi kolları tarım ürünleri ve petrole dayalı olarak gelişmiştir. Türkiye'de petrolün büyük bir bölümü bu bölgede çıkarılmaktadır. Bu üretim, Türkiye petrol tüketiminin yaklaşık %15'ini karşılar. Batman'daki Petrol rafinerisi, bölgenin de en önemli sanayi kuruluşudur. Bölgede sınır ticareti yaygındır. TURİZM Bölge tarihsel geçmişli ve kalıntıları ile turizme hizmet etmektedir. Ancak yeterli tanıtım ve alt yapı olmadığından turizm yeterince gelişmemiştir. 6. DOĞU ANADOLU BÖLGESİNİN EKONOMİK FAALİYETLERİ TARIM Bölgede tarım fazla gelişmemiştir. Çünkü; aBölge, ülkemizin en dağlık ve en engebeli bölgesi olduğundan tarıma elverişli toprakları azdır. bYaz mevsimi kısa ve yaz sıcakları yetersizdir. Bölgenin batısı ve güneyinde iklim daha yumuşaktır. Ayrıca sulama imkanları daha fazladır. Buna rağmen bölgede sanayi pek gelişmediğinden halkın çoğunluğu geçimini tarım ve hayvancılıktan sağlamaktadır. Bölgede üretilen en önemli ürünler buğday ve arpadır. Yurdumuzda tarım ürünlerinin en geç olgunlaştığı bölgedir. Sıcaklık çok düşük olduğu için sebze üretimine en az elverişli bölgemizidir. HAYVANCILIK Bölgede otlak ve meraların fazla olması, iklimsel ve yeryüzü koşullarından dolayı tarımsal faaliyetlerin yeterince yapılamamasından dolayı hayvancılık en önemli geçim kaynağı haline gelmiştir. Hayvancılıkta geleneksel yöntemlerin kullanılması ürün miktarını düşürmektedir. Erzurum-Kars Bölümü'nde yaz yağışlarının fazla olmasıyla oluşan çayırlar büyükbaş hayvancılığın gelişmesini sağlamıştır. Bölgenin güneyindeki ovalarda ise küçükbaş hayvancılık gelişmiştir. Bölgede yapılan hayvancılığın ülke ekonomisinde önemli yeri vardır. Ayrıca arıcılıkbal üretimi önemli geçim kaynaklarındandır. MADENCİLİK Türkiye'de maden rezervininmiktarının en fazla olduğu bölgemizdir. Ancak bu madenler ulaşım zorluğu ve ekonomik nedenlerden dolayı yeterince işletilememektedir. SANAYİ İklim ve yer şekillerinin olumsuz etkilerinin görüldüğü bölgede, sanayi yeterince gelişmemiştir. Sanayi üretimi bakımından en geri kalmış bölgemizidir. Bölgedeki sanayi kuruluşları daha çok tarım ve madenciliğe şeker, dokuma, sigara, maden, yem, hayvansal ürünler, çimento sanayisi yer almaktadır. Bölgede yer şekillerinin engebeli ve su kaynaklarının yeterli olması nedeniyle, su gücünden elektrik enerjisi elde edilir. Hidroelektrik üretimin en fazla olduğu bölgemizdir. Bu nedenle en fazla elektrik enerjisi üretilen bölgemizdir. Bölge, Türkiye ekonomisine en fazla katkıyı elektrik enerjisi, hayvancılık ve madencilik alanında sağlamaktadır. TURİZM Bölgenin turizm etkinlikleri tarihi zenginlikler ve doğal güzellikler üzerine kurulmuştur. Ancak turizm potansiyeli olmasına karşın ulaşım, iklim şartları, büyük merkezlere uzak olması, tanıtım eksikliği gibi nedenlerle turizmin bölge ülke ekonomisine katkısı çok azdır. 7. İÇ ANADOLU BÖLGESİNİN EKONOMİK FAALİYETLERİ İç Anadolu Bölgesi'nde karasal iklim hâkimdir. Kışlar çok soğuk ve kar yağışlı geçtiği için don olayı görülmektedir. İklime uygun olarak daha çok tahıl ürünleri yetiştirilmektedir. Türkiye topraklarının %21'ini kaplar. Tarım alanları en geniş bölgemizidir. Ülkemizin "tahıl ambarı" olarak adlandırılır. Türkiye ekonomisine en önemli katkısı tarım sektöründedir. Yer şekilleri ve iklim koşulları tahıl tarımını ön plana çıkarır. Nadas ihtiyacı duyulur. Düzlüklerin geniş yer kaplaması makineli tarımı kolaylaştırıştır. Tarım iklim şartlarına ilkbahar yağışlarının yetersizliği veya gecikmesi, tahıl üretiminde önemli dalgalanmalar oluşturur. Buğday, arpa, çavdar, şekerpancarı, patates, yeşil mercimek, nohut, ve elmanın en fazla yetiştirildiği bölgemizdir. Özellikle ülkemizde üretilen patates, nohut ve şeker pancarının büyük bir bölümü bu bölgeden karşılanır. HAYVANCILIK Arazi yapısı ve bitki örtüsü küçükbaş hayvancılığına daha uygundur. Bölge toplam hayvan sayısının en fazla olduğu bölgemizdir. İç Anadolu Bölgesi'nde yağış azlığı nedeni ile gür otlaklara rastlanmaz. Bozkır denilen bitki örtüsü nedenle bölge küçükbaş hayvancılığın en fazla yapıldığı bölgemizdir. Özellikle koyun, kıl keçisi ve tiftikAnkara keçisi beslenir. MADENCİLİK Madenler açısından fazla zengin değildir. Lüle taştıEskişehir, krom, linyit Ankara, kaya tuzuNevşehir, civaKonya, bor mineralleri Eskişehir başlıca çıkarılan madenlerdir. Tuz Gölü'nden önemli oranda tuz üretimi yapılmaktadır. SANAYİ Sanayisi gelişme yolundadır. Sanayi kuruluşlarının, Marmara ve Ege Bölgesi'nden sonra en fazla olduğu bölgemizidir. Sanayi kuruluşları Ankara, Kırıkkale, Eskişehir, Konya ve Kayseri'de yoğunlaşmıştır. Petrol arıtma tesislerinden Orta Anadolu Petrol Rafinerisi Kırıkkale'de kurulmuştur. TURİZM Turizmin en fazla geliştiği dördüncü bölgemizdir. Çünkü bölge; doğa, tarih ve kültür değerleri açısından çok zengin bir bölgemizidir. Üretimin üç temel ögesi aSermaye bİnsan gücü cHammadde Girişimcilik, bir işi en başından başlayarak en üst seviyeye taşımaktır. Bu süreçte girişimcilerin doğru adımları atması gerekir. Bu adımları sıralarsak; Ne üreteceğine karar verme Üretim yerine karar verme Hazırlıklarını tamamlama Üretime geçmeÜçgenler Konu Anlatımı TIKLAYINIZ Pekiştirme Sıfatları Konu Anlatımı TIKLAYINIZ Isı Alışverişi Soru Çözümleri TIKLAYINIZ Işık ve Ses Soru Çözümleri 1 TIKLAYINIZÜrettiklerimiz Alıştırma ve Etkinlikleri 3 TIKLAYINIZ Ürettiklerimiz ve Ekonomik Faaliyetler ADIM ADIM TÜRKİYE AGÜZEL ÜLKEM Kavram Bilgisi Doğal Varlık Doğada kendiliğinden oluşmuş, görülmeye değer güzelliklerdir. Tarihi mekân Geçmişten kalan ve tarihi değer taşıyan eser ve yapılardır. Tarihi nesne Geçmişten kalan ve tarihi değer taşıyan eşyalardır. Kılıç, para vb. gibi. Doğal varlıklarımız Ülkemiz üç tarafı çevreleyen denizleri, dağları, akarsuları, gölleri, sahilleri, milli parkları-ormanları, şifalı suları, mağaraları ile eşsiz güzelliklere sahiptir. Bu doğal güzelliklerden bazıları şunlardır; Manyas Kuş Cenneti Balıkesir Pamukkale Denizli Kapadokya Nevşehir Manavgat şelalesi vb. Antalya Patara Plajı Antalya Tarihi güzelliklerimiz Doğal güzellikleri yanında tarihi eserler yönünden de oldukça zengin bir mirasa sahiptir. Çünkü ülkemiz geçmişten günümüze birçok uygarlığa ev sahipliği yapmıştır. Bu uygarlıklara ülkemiz topraklarını tarihi evler, saraylar, bedestenler, kaleler, kümbetler, kervansaraylar, camiler, hanlar, hamamlar, medreseler, köprüler vb. eserlerle süslemişlerdir. Bu tarihi güzelliklerden bazıları şunlardır; Topkapı Sarayı, Ayasofya, Sultanahmet Camii İstanbul Efes İzmir Nemrut dağı heykelleri Adıyaman Safranbolu evleri Karabük Selimiye Camii Edirne Mardin Taş Evleri Mardin Sümela Manastırı Trabzon İshak Paşa Sarayı Ağrı Mevlana Müzesi Konya Ulu Camii Bursa Çifte Minareli Medrese Erzurum Harran Evleri Şanlıurfa Aspendos Tiyatrosu Antalya BZENGİN KÜLTÜRÜMÜZ Çok zengin bir kültüre sahip olan ülkemizin önemli kültürel değerleri ve özellikleri şöyledir 1-Bayramlarımız Bayramlar heyecanla beklediğimiz, milletçe kutladığımız ortak kültür öğelerimizdir. Bu öğeler ortak, milli, dini ve kültürel değerlerden doğmuştur. Bayramlarda aileler ve akrabalar, komşular bir araya gelir. Milli ve dini duyguları, inançları, gelenekler yaşatılır. Pek çok kültürel değerimiz gibi bayramlar da bizi bir arada tutan kültürel özelliklerimizdedir. Bayramların kutlanmasında yöreden yöreye farklılık gösterir. Dini ve mevsimlik bayramlarımızın yanında milli bayramlarımız da beraberce kutladığımız bayramlardandır. 2-Yemeklerimiz Ülkemizin farklı yörelerinin farklı yemekleri vardır. Yörenin yemekleri o bölgenin coğrafi özellikleri ile yakından ilgilidir. Örneğin hayvancılığın yoğun olarak yapıldığı Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde et yemekleri; zeytinin çok yetiştirildiği Ege’de zeytinyağlı yemekler; balıkçılığın sıkça yapıldığı ve yoğun mısır yetiştirilen Karadeniz Bölgesi’nde hamsili, mısır unlu, lahanalı yemekler, tahılın bol yetiştirildiği İç Anadolu’da hamur işi yemekler, Akdeniz’de ise bulgurun kullanıldığı yemekler yoğun olarak pişirilmektedir. TANINMIŞ YEMEKLER&TATLILAR VE YÖRELERİ Yemek&Tatlı adı Yöresi Mantı Kayseri Kebap Adana Cağ Kebabı Erzurum Künefe Hatay Baklava Gaziantep Çiğköfte Şanlıurfa, Adıyaman Perde pilavı Siirt Tantuni Mersin Otlu Peynir Van Hamsili Pilav Trabzon Dondurma Kahramanmaraş Kaymaklı ekmek kadayıfı Afyon Pişmaniye Kocaeli Kestane şekeri Bursa Kadayıf dolması Erzurum 3-Halk oyunlarımız Zengin bir kültüre sahip ülkemizin hemen her yöresinde farklı halk oyunları oynanıyor. Halk oyunları milletimizin duygu, düşünce ve davranışlarını sergileyen kültürel değerlerimizden birisidir. Oyunlar, konularını doğadan, toplumsal olaylardan ve günlük yaşamdan alır. Oyunlarda kullanılan giysilerde doğanın etkilerini ve güzelliklerini görmek mümkündür. Düğün, nişan, asker uğurlama, sünnet töreni ve bayramlar halk oyunlarımızın sergilendiği başlıca yerlerdir. Halk Oyunu Yöresi Özelliği ÇAYDAÇIRA Elazığ Her iki elde mumlu bir tabakla yürütülen zarif bir gösteridir. HALAY Bitlis Birçok yörede de rastlanan ve figürleriyle ağır bir oyundur. HORON Karadeniz Ele ele tutuşarak kemençe eşliğinde oynanır. Baştan ayağa dalgalanma figürleri ile fırtınalı Karadeniz’in zorlu yaşamını yansıtır. HORA Edirne Elele tutuşarak oynanır. Davul zurna eşlik eder. Oyunun en önemli özelliği sık sık yinelenen yere ayak vurma figürüdÜR 4- Kıyafetlerimiz Kıyafetlerimiz de yöreler arasında farklılık gösterir. Kıyafet konusunda belirleyici olan iklimdir. Denize yakın yerlerde kıyafetler açık renklidir. Düğünler, bayramlar ve özel günlerde yöresel kıyafetler giyilir. Bindallı, şalvar, yemeni, kuşak, cepken yöresel kıyafetlerimizden bazılarıdır. 5-Evlerimiz Farklı iklimlerin görülmesi ve malzemeler değişik bölgelerimizde farklı ev yapı malzemelerinin yapılmasına yol açmıştır. Ege’de yazlar sıcak olduğundan evler yazın serin olması için kesme taştan yapılır ve güneş ışığını yansıtması için beyaza boyanır. Karadeniz Bölgesi’nde yağışın ve ormanların bol olmasında dolayı köy evleri ahşaptan yapılır. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde ise yazın serin, kışın sıcak olan kubbeli toprak evlerde yaşanır. Orman olmadığı için evlerin yapı malzemesi olarak toprak kullanılır. Doğu Anadolu Bölgesi’nde kar fazla yağdığında karların kolayca kayabilmesi için evlerin çatısı metal saçtan yapılır. 6-El Emeği Göz Nuru El Sanatlarımız El sanatlarımız toplumumuzun duygularını, beğenilerini kültürünü yansıtan değerlerimizdir. Yüzyıllar içinde çevre şartlarına göre değişerek günümüze kadar ulaşmış ve günümüzde de yaşatılmaya devam etmektedir. Bakırcılık, halıcılık, hat, yorgancılık vb. bunlardan bazılarıdır. BAZI EL SANATLARININ YAYGIN OLDUĞU İLLERİMİZ El Sanatı Yaygın Olduğu İlimiz Baston Kastamonu Çini Kütahya Battaniye Siirt Bakırcılık Gaziantep Kilim Adıyaman Halı Isparta Mermer Afyon Çömlek Nevşehir Lüle taşı Eskişehir Oltutaşı Erzurum 7-Dilimizdeki Kültür Türküler kültürümüzün önemli öğelerinden birisidir. Türkülerimizin her birinin hikâyesi farklıdır. Kültürümüzün örnekleri olan türküler, doğdukları yerin özelliklerini taşırlar. Halkın kültürünü anlatır, yaşayışını aktarır. Sevinçler, üzüntüler, istekler türküye dönüşür. Başlangıçta sahibi bellidir. Zamanla dilden dile dolaşır ve halka mal olur. Bu kültürel değerlerimizi yaşatanların başında âşıklar gelir. Kültürümüzün diğer öğelerinden birisi de fıkralardır. Fıkra denilince akla ilk gelen mizah ustası Nasrettin Hoca’dır. Yüzyıllardır bu coğrafyada dilden dile dolaşmış, ünü sınırları aşmış, güldürürken düşündürmüştür. Bazı fıkralarda yöre ile özdeşleşmiştir; Karadeniz fıkraları, Kayseri fıkraları gibi. Bu fıkralar yöre insanın zekâsını, hazır cevaplılığını gösterir. CKÜLTÜR BİRLİĞİ . Kültürel öğelerimiz bizi bir arada tutan, bizi birbirimize bağlayan, kaynaştıran değerlerimizdir. Bölgelerimiz arasında küçük farklılıklar olsa da aslında milletçe aynı değerleri paylaşırız. Aynı türkülerle hüzünlenir, seviniriz. Dürüstlük ve hoşgörüye önem veririz. Misafirperveriz. Geleneklerimizi yaşatmaya çalışırız. İnanç, ibadet ve bayramlarımız kültürümüz zenginleştirir. Bayramlarda bir araya gelir, duygularımızı paylaşırız. DATATÜRK’Ü ANLAMAK Mustafa Kemal, öğrencilik yıllarından itibaren arkadaşlarıyla ülkenin içinde bulunduğu kötü duruma çözümler düşünmüştür. O, her zaman çevresindeki siyasi, sosyal, kültürel ve bilimsel gelişmeleri yakından takip etmiştir. Öğretmenlerinin fikirlerinden, okuduğu Türk ve yabancı düşünürlerin kitaplarından etkilenmiştir. Kitap okumayı sevene bir lider olan Atatürk’ün kütüphanesinde 4 bine yakın kitap vardı. Kitaplarını eleştirel bir gözle altlarını çizerek okumuştur. Atatürk, Türk milletini ekonomide, bilimde, sanatta, siyasi ve sosyal alanda dünyadaki en ileri milletlerden biri haline getirmek istiyordu. Onun bu alanlardaki hedefleri Atatürkçü düşünce sistemini ortaya çıkardı. Bu düşünce sisteminin diğer adı da Atatürkçülük’tür. Atatürkçü düşünce sistemi Türk milletinin bugün ve gelecekte, her alanda bağımsız bir şekilde geleceğe güvenle bakmasını amaçlar. Atatürkçülük gerçekçi fikirlere dayanır. Atatürk’e göre millet egemenliğine dayanmayan kişisel yönetimlerin artık dünyada yeri yoktu. Bu nedenle o, milletin yönetimde söz sahibi olduğu bağımsız yeni bir devlet kurdu. Atatürk, cumhuriyeti Türk milletinin ihtiyaç ve gerekçelerinden hareket ederek kurmuştur. O her zaman milletine inanmış, ondan aldığı güçle hareket etmiştir. Atatürk, yeni Türk devletinin çağın ihtiyaçlarına uygun sosyal ve siyasal kurumlara sahip olması gerekti EATATÜRK İLKELERİ 1Halkın Yönetimi Cumhuriyet Osmanlı Devleti’nde devletin başında bir padişah bulunuyordu. Ülke yönetiminde padişahın yetkileri çok fazlaydı. Bu yönetim biçiminde halkın herhangi bir söz hakkı yoktu. Milletimiz, günümüzde sahip olduğu hak ve özgürlüklerin birçoğundan yoksundu. İşte tüm bu nedenlerden Atatürk, padişahlık yönetimine son vermiş; Türk milletine layık olduğu haklara kavuşturmuş, cumhuriyeti ilan etmiştir. Atatürk’e göre Cumhuriyet yönetiminde halk, seçimler yoluyla kendisini yönetecek kimseleri belirlemektedir. Seçilenler belirli bir süre için iş başına gelmektedir. Cumhuriyetledemokratik katılım sağlanmış, millet devlet yönetiminde söz sahibi olmuştur. Vatandaşların hak ve hürriyetleri devlet güvencesi altına alınmıştır. Tüm vatandaşlar kanun önünde eşit hale gelmiştir. Cumhuriyet bir devlet ve yönetim şekli olarak Anayasamızda da yer almaktadır. Anayasamızın 1. Maddesi “Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.” Şeklindedir ve 2. Maddesinde “demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir” ifadeleri yer alır. Atatürk İnkılâpları Öncesi Atatürk İnkılâpları Sonrası *Padişahlık yönetimi *Devlet-din işleri bir arada Teokrasi *Kadının seçme seçilme hakkı yoktu. *Halkın yönetimi *Devlet-din işleri birbirinden ayrıldı Laiklik *Kadınlara seçme seçilme hakkı verildi. 2Birlik ve Beraberliğin Dayanağı Milliyetçilik Atatürk’e göre millet, bir arada yaşayan, aynı vatana sahip çıkan ve aralarında dil, kültür ve duygu birliği bulunan insan topluluğu anlamına gelir. Yine o “Ben Türk’üm” diyen herkesi Türk kabul eder, insanlar arasında ayrımı kabul etmez. Atatürk milliyetçiliği milletini sevmek, milletini yüceltme ve bu yolda çalışmaktır. Milliyetçilik milli birlik ve beraberliğimizin temel taşıdır. Bu yönüyle Milliyetçilik ilkesi birleştiricidir, Türk milletini bir arada tutar. Bu ilke, insana ve insanlığa değer verir, savaşa karşıdır, barıştan yanadır. Milliyetçilik ilkesi doğrultusunda gerçekleştirilen inkılâplardan bazıları şunlardır *1931 yılında Türklerin dünya medeniyetine katkısını ve Türk tarihinin zenginliğini ortaya koymak için Atatürk’ün öncülüğünde Türk Tarih Kurumu kurulmuştur. Atatürk’ün Türk Tarih Kurumu’nun kuruluşuna öncülük etme nedeni onun şu sözleriyle açıklanabilir “Büyük devletler kuran atalarımız, büyük ve kapsamlı uygarlıklara sahip olmuştur. Bunu aramak, incelemek, Türklüğe ve dünyaya bildirmek bizler için bir borçtur.” **Atatürk Türk dilinin gelişmesine çok önem vermişti. Harf inkılâbı ile okuma yazmanın kolaylaşması ve yaygınlaşması sağlanmıştı. 1932 yılında bu inkılâbın devamı olarak Türk dilini yabancı dillerin etkisinden kurtarmak ve sadeleştirmek için Türk Dil Kurumu kurulmuştur. Kurumun çalışmalarına bizzat katılan Atatürk şöyle demiştir Türk dili dillerin en zenginlerindedir. Yeter ki bu dil bilinçle işlensin” ANAHTAR KELİMELER Birlik ve Beraberlik Ortak kader Ortak dil Ortak vatan Atatürk İnkılâpları Öncesi Atatürk İnkılâpları Sonrası *Okuma yazmanın zor olduğu Arap alfabesi *Türk alfabesi 3Eşit Vatandaşlık Halkçılık Halk, bir ülkede yaşayan, o ülkeyi vatan bilen insan topluluğudur. Atatürk’e göre halk ve millet aynı anlamdadır. Halkçılık ilkesi kimseye ayrıcalık tanımadan herkesin devlet hizmetlerinden eşit faydalanmasını amaçlar. Bu ilkeye göre her vatandaş kanun önünde eşittir. Vatandaşlar haklarını yasal yollardan arama hakkına sahiptir. Devlet millet için, milletin huzur ve mutluluğu için çalışır. Halkçılık ilkesi milli egemenliği yani demokrasiyi esas alır. Atatürk bu konuda şöyle der “Bizim görüşümüz ki halkçılıktır-hâkimiyetin, idarenin doğrudan doğruya halka verilmesidir.” Toplumdaki ayrıcalıkları ortadan kaldırmak, kadın erkek eşitliğini sağlamak ve halkı yönetimde söz sahibi yapmak için çeşitli inkılâplar yapılmıştır. Halkçılık ilkesi doğrultusunda yapılan inkılâplar *Cumhuriyet öncesinde Türk kadını birçok temel haktan yoksundu. Kadınlar, evlenme, boşanma, miras gibi konularda erkeklere tanınan haklara sahip değillerdi. Ancak Cumhuriyet’in ilanından sonra kabul edilen Medeni Kanun ile kadınlarımız erkeklerle eşit haklara kavuştular. Medeni Kanun ile; Aile hukukunda kadın erkek eşitliği sağlandı. Resmi nikâh ve tek eşle evlilik esası getirildi. Boşanma hakkı kadına da tanındı. Mirastan kadın ve erkeğin eşit pay alması sağlandı. *Medeni Kanun ile kadınlara verilen haklar yeterli görülmemişti. Türk kadınının devlet yönetiminde de söz sahibi olması için siyasi haklara da kavuşması gerekiyordu. 1934 yılında kadınlara Milletvekili seçme ve seçilme hakkı verildi. Böylece Türk kadını, birçok dünya ülkesindeki kadınlardan önce seçme ve seçilme hakkına kavuşmuş oldu. *1925 yılında Türk halkını çağdaş bir görünüme kavuşturmak isteyen Atatürk Kastamonu gezisine şapka ile katıldı. Gezinin hem ardından “Şapka Giyilmesi Hakkında Kanun” kabul edildi. Böylece, Osmanlı Devleti dönemindeki farklı din ve millete mensup insanların, yöneticilerin, memurların farklı kıyafet giymeleri son buldu. Kıyafette değişiklik ile milli birlik ve beraberlik güçlendi, çağdaş devletlerle bütünlük sağlandı. *Ülkemizde soyadının kullanılmasından önce, insanların isimlerinin başına veya sonuna doğum yerleri veya babalarının adları ekleniyordu. Bir başka yol da insanlara takma adlar vermekti. Bu durum, insanlar arasında ve resmi işlerde karışıklıklar çıkmasına yol açmaktaydı. 1934 yılında Soyadı Kanunu ile bu güçlükler ortadan kalktı. Her aile bir soyadına sahip oldu. Ayrıca bu kanun ile toplum içinde ayrıcalık ifade eden “ ANAHTAR KELİMELER Ayrıcalıkların kaldırılması Eşitlik Dayanışma Atatürk İnkılâpları Öncesi Atatürk İnkılâpları Sonrası *Mecelle denilen yasa geçerliydi. Kadına mirastan fazla pay verilmiyordu. Bir erkek dört kadınla evlenebiliyordu. Dini nikâh vardı. Mahkemelerde kadının şahitliği konusunda eşitlik yoktu. *Türk Medeni kanunu çıkarılarak boşanma hakkı kadına da verildi. Tek eşlilik ve resmi nikâh geldi. Şahitlik ve mirasta eşitlik sağlandı. 4Halk ve Devlet El Ele Güçlü Ekonomiye Devletçilik Atatürk’e göre güçlü devlet için güçlü bir ekonomiye sahip olmak gerekir. Büyük önder bu konuda şöyle demiştir “Yaşam demek, ekonomi demektir. Yaşamak için kuvvetli bir devlet yapmak için ekonomi şarttır.” Düşman yurttan atılmış, bağımsızlığımız korunmuştu. Ancak uzun savaş yılları ekonomiyi altüst etmişti. Cumhuriyet kurulduktan sonra milletimiz için yeni bir mücadele başladı. Ülkenin hızlı bir şekilde sanayi, tarım ve ulaşım alanında gelişmesi gerekiyordu. Bu gelişmenin sağlanabilmesi için ekonomide devletçilik ilkesi uygulamaya konuldu. Devletçilik, ekonomide vatandaş ile devletin işbirliği içinde çalışmasıdır. Ülkenin ekonomik olarak gelişebilmesi için devlet ekonomiyi desteklemiştir. Halk üretim, sanayi, ticaret gibi alanlarda girişimde bulunması için desteklenmiştir. Ancak halkın elinde yeterli sermaye bulunmadığından devlet bizzat yatırımlar yapmış, fabrikalar kurmuştur. Etibank, Sümerbank gibi kurumlar açılmıştır. Birçok yerde şeker, çimento, demir-çelik fabrikaları kurulmuştur. Demiryolları ile iller birbirine bağlanmıştır. Türk ekonomisinin hızla kalkınması sağlanmış, halkın gelir ve refahı artmıştır. Devletçilikle birlikte eğitim, sağlık, sosyal yardım ve güzel sanatlarda da gelişmeler hız kazanmıştır ANAHTAR KELİMELER Ekonomi Yatırım Atatürk İnkılâpları Öncesi Atatürk İnkılâpları Sonrası *Tarım ilkel yöntemlerle yapılıyordu. Verim düşüktü. *Çiftçiden ürünlerinin %10’u üzerinden aşar vergisi vardı. *Sanayi gelişmemişti. Birçok ürün yurtdışından ithal ediliyordu. *Tarımda makine kullanılmaya başlandı. *Köylünün ödediği aşar vergisi kaldırıldı. **İzmir İktisat Kongresi toplandı. Sanayi Teşvik Kanunu çıkarıldı. Yerli mal kullanımı özendirildi. Hammaddesi yurt içinden elde edilen sanayi kuruluşları kuruldu. 5Aklın ve Bilimin Rehberi Laiklik Osmanlı Devleti’nde padişahlar din ve devlet işlerini birlikte yürütüyorlardı. Millet egemenliğinin olmadığı bu düzene “Saltanat ve Hilafetin Kaldırılması” ile son verildi. Atatürk Cumhuriyet yöntemiyle din ve devlet işlerini birbirinden ayırdı. Devlet işlerinin yürütülmesinde din kurallarının yerini akıl ve bilime dayalı laik hukuk kuralları aldı. Bu düzende devlet, din işlerine karışamaz. Aynı şekilde din de devlet işlerine karışamaz. Laik anlayışta din, kişilerin kendi vicdanlarına bırakıldı. İnsanların din ve vicdan özgürlüğü anayasa ile güvence altına alındı. Anayasamız göre “Herkes vicdan, dini inanç ve kanaat özgürlüğüne sahiptir.” Laikliğin temelinde her dine hoşgörü göstermek, insanlara, insanlara dinlerini yaşayabilme hakkını vermek vardır. Laiklik ilkesi devlet yönetiminde millet egemenliğini esas aldığından demokrasinin gelişmesine yardımcı olmuştur. Ülkemize, Türk milletine çağdaş bir yaşam getirmiş, ilerlemenin yolu açılmıştır. Böylece insanların inanç ve ibadet özgürlüğü güvence altına alınmıştır. Laiklik ilkesi insanlar arasında eşitliği öngördüğünden milli birlik ve beraberliğimizin güçlenmesini sağlamıştır. ANAHTAR KELİMELER Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması Akılcılık ve bilimsellik Din ve Vicdan Özgürlüğü Atatürk İnkılâpları Öncesi Atatürk İnkılâpları Sonrası *Devlet-din işleri bir arada Teokrasi *Devlet-din işleri birbirinden ayrıldı Laiklik 6Yeniye, İyiye, Güzele Doğru İlerlemek İnkılâpçılık Atatürk, Türk milletinin çağa aya uydurması gerektiğine inanmıştır. Gelişmelere ayak uyduramayan devletlerin zaman içinde yok olacağını söylemiştir. Osmanlı Devleti yüzyıllarca yüz yıllarca güçlü bir devlet olarak varlığını sürdürmüştür. Ancak zaman içinde ilerleyen bilimsel ve teknolojik gelişmelere uyum sağlayamamıştır. Devleti eski gücünü kavuşturmak için yapılan yenilikler de başarılı olamamıştır. Birinci Dünya Savaşı sonunda Osmanlı Devleti yıkılmış, TBMM’nin açılmasıyla yeni Türk Devleti kurulmuştur. TBMM’nin açılması inkılâpların da başlangıcı olmuştur. Bu yeni dönemde Türk toplumunu çağdaş uygarlıklar seviyesine çıkaracak köklü yenilikler başlamıştır. İnkılâplar yeniyi, güzeli, çağdaş değerleri Türk milletine kazandırmak için gerçekleştirilmiştir. Atatürk inkılapları gerçekleştirirken Batı’yı körü körüne her yönüyle taklit etmeyi reddetmiştir. Atatürk inkılâpları sürekli çağdaşlaşmayı amaçlar. Gelişmiş uygarlıklar seviyesine çıkmayı hedefler. Türk toplumunu çağdaş medeniyetler seviyesine çıkarmak için pek çok inkılâp yapılmıştır. Bunun için çağın gereklerine uymayan bilimden uzak mahalle mektepleri ve medreseler kapatılmış bunların yerini ilköğretim okulları, liseler ve üniversiteler almıştır. Eğitim alanında bir diğer problemde halkımızın öğrenilmesi son derece güç olan Arap harflerini kullanmasıydı. Türkçenin yapısına uymayan bu harfler nedeniyle milletimizin çok azı okuma yazma biliyordu. Bu durumu ortadan kaldırmak için 1928 yılında “Yeni Türk Harfleri” kabul edildi. Okul çağını geçmişvatandaşlar için Millet Mektepleri açılarak onlara okuma yazma öğretildi. Mustafa Kemal, tüm yurda yayılan eğitim seferberliğine bizzat katılmış, yurt içi gezilerde halka yeni harfleri tanıtmıştır. Tüm bu çabaları nedeniyle Mustafa Kemal’e 24 Kasım 1928’de Millet Mekteplerinin “Başöğretmeni” unvanı verilmiştir. Eğitimde olduğu gibi toplumsal yaşamda da bir takım düzenlemeler yapılması gerekiyordu. Osmanlı döneminde kullanılan takvim, saat ve ölçüler günümüzde kullandıklarımızdan farklıydı. Bu farklılık, diğer devletlerle olan ticari ve resmi ilişkilerde sorun oluşturuyordu. Ölçü birimlerden bazıları ülke içinde bölgeden bölgeye bile değişmekteydi. Her anlamda çağdaş bir ülke olabilmek için takvim, saat ve ölçülerde Batı ülkeleri ile birliktelik sağlanmalıydı. Karışıklıkları önlemek için bu alanda değişiklikler yapıldı. Hicri ve Rumi takvim kullanımına son verilerek Miladi Takvim kabul edildi. 1925 Güneşin batışına göre ayarlanan eski saat sistemi yerine milletlerarası saat sistemi kabul edildi. Hafta tatili Cuma gününden Pazara alındı. Eski ağırlık ve uzunluk ölçüsü değiştirildi. Ağırlık ölçüsü olarak kilo, uzunluk ölçüsü olarak metre benimsendi 1931 ANAHTAR KELİMELER Çağdaşlaşma Değişim Yenilik Atatürk İnkılâpları Öncesi Atatürk İnkılâpları Sonrası *Eğitim öğretimde birlik yoktu. Çok sayıda farklı türde okul vardı. Bu okulların bağlı olduğu kurumlar ve uyguladıkları müfredat farklıydı. Mahalle mektepleri ve medreselerde dini ağırlıklı bir eğitim vardı. *Kız/erkek okulları ayrıydı. *Soyadı yoktu, insanlar boy adları ya da lakaplarla çağrılıyordu. *Farklı kıyafetler ve başlıklar kullanılıyordu. *Hicri ve Rumi takvim kullanılıyordu. *Ülkenin değişik yerlerinde farklı ağırlık ve ölçü birimleri kullanılıyordu Kulaç, endaze, okka vb. *Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile tüm eğitim*öğretim kurumları birleştirildi ve Milli Eğitim Bakanlığına bağlandı. *Karma eğitime geçildi. *Çağın gereklerine uyum sağlamak için mahalle mektepleri ve medreseler kapatıldı. *Soyadı Kanunu çıkarıldı her aile bir soyadı seçti. *Fes ve sarık kaldırıldı. Şapka Kanunu çıkarıldı. *Miladi Takvim kullanıldı. *Ağırlık birimi olarak kilogram, uzunluk birimi olarak metre kabul edildi. FATATÜRK İLKELERİNE SAHİP ÇIKIYORUZ Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli Atatürk’ün ilkelerine dayanır. Bu nedenle Atatürk ilkelerine sahip çıkmak ve onları gelecek nesillere aktarmak hepimizin görevidir. Cumhuriyetin ve demokrasinin devamı bu ilkelerin uygulanmasına bağlıdır. Bu konuda Atatürk Türk gençliğine güvenmiştir. Atatürk ilke ve inkılâplarının devamlılığını sağlamak için kendimizi iyi yetiştirmeli, birlik beraberlik içinde Atatürk’ün koyduğu hedeflere ulaşmak için çalışmalıyız. Çünkü Atatürkçülük, Atatürk ilke ve inkılâplarıylamilletimizi çağdaş medeniyetler seviyesine çıkarmayı, milletimizin huzurlu, mutlu ve barış içinde yaşamasını sağlamayı amaçlamıştır ATATÜRKÇÜLÜK İLE İLGİLİ İFADELER İLİŞKİLENDİRİLEBİLECEĞİ ATATÜRK İLKESİ  Millet Egemenliği Bağımsızlık ve Özgürlük Cumhuriyetçilik  Milli Dil Milli Tarih Vatan ve Millet Sevgisi  Milli Kültür Milliyetçilik  Eşitlik Halkçılık  Güçlü Ekonomi Devletçilik  Akıl ve Bilim Laiklik  Çağdaş Uygarlık İnkılâpçılık GATATÜRK’ÜN SON GÜNLERİ Hayatını millete hizmet için adayan Atatürk’ün sağlığı 1937 yılından itibaren kötüleşmeye başladı. Buna rağmen ara vermeden çalışmaya devam etti. O yıllarda Hatay ili sınırlarımızın dışında bulunuyordu. Atatürk, Hatay’ın anavatana katılabilmesi için uğraşıyordu. Hatay’daki Türklere desteğini göndermek için ülkenin güney illerin kapsayan bir geziye çıktı. Bu gezide sonra Atatürk’ün rahatsızlığı arttı. Ama Atatürk, doktorların tüm uyarılarına rağmen ülke işleriyle ilgilenmeye devam etti. Son günlerinde hazırladığı vasiyeti ile servetinin bir bölümünü kurulmasına öncülük ettiği Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu’na bıraktı. Son isteği Cumhuriyetin 15. Yıl kutlamalarında Ankara’ya gitmekti. Ancak Cumhuriyet bayramını Ankara’da Dolmabahçe Sarayı’nda geçirdi. 8 Kasım günü komaya giren Atatürk, 10 Kasım 1938 günü saat hayata gözlerini yumdu. Atatürk’ün naaşı önce Ankara Etnoğrafya Müzesi’ndeki geçici kabrine kondu. 1953 yılında Etnoğrafya Müzesi’nden alınarak Anıtkabir’e nakledildi. 1 DERS Sosyal Bilgiler ÜNıTE Bölgemizi Tanıyalım KONU Sizden yaşadığınız yerdeki iklimin günlük yaşama etkilerini giyinme, konut tipine, gelenek ve göreneklerine, ulaşıma, yiyecek hazırlama ve saklama şekillerine araştırmanız isteniyor. Bunun için; Ödev örneği ve derecelendirme ölceği ektedir KB Görüntüleme 134 indirimler replika saat instagram pr haberleri replika saat ajans pr Türkiye'nin en güncel ekonomi ve finans sitesi ile güncel altın fiyatlarını, dolar kuru ve euro kurunu takip edebileceğiniz gibi yatırım tavsiyeleri ile bankaların güncel kredi ve mevduat faiz oranlarını takip edebileceğiniz sitemizde altın fiyatları ya da dolar kuru takip sayfalarını takibe alabilirsiniz. Instagram mavi tik almak artık daha kolay. Instagram / Facebook Account Verification, Instagram hesap onayı için sizin adınıza çalışmalarınızı yapıyoruz. Siz de güvenli bir şekilde instagram hesap onaylayan ajans arayışı içindeyseniz bizimle iletişim kurabilirsiniz. sayfasından detaylı bilgileri edinebilirsiniz. Katılım 2 Ara 2011 Mesajlar 441 Puanları 16 & Katılım 27 Eki 2010 Mesajlar 0 Puanları 63 2 Sosyal Bilgiler 5 Performans ÖdeviBölgemizi Tanıyalım Selim Hocam İlginize çok ama çok teşekür ederim. Güzel bir çalışma yapmışsınız. Diğer alanlarda da elinizde dosya varsa onları da yüklemenizi isterim. Hocam Emeğiniz için özellikle sitemize gösterdiğiniz destek için Teşekür ederim.

5 sınıf sosyal bilgiler marmara bölgesi performans ödevi